Çağlayanlar Şelaleler
Yavuz Kalyoncu

Çağlayanlar Şelaleler

Bu içerik 125 kez okundu.
Reklam

İçinde yaşadığımız ismini bile GÜZELORDU diye değiştirdiğimiz şehrimizin güzelliklerini ne kadar biliyoruz
Yerli veya yabancı bir misafirimiz geldiğinde Boztepe ye teleferikle çıkıp inmekten başka yapabileceğimiz, alternatif güzel bir program sunabileceğiniz hangi yerleri tanıyoruz?
Her toplulukta türküsünü söylediğimiz Ordunun dereleri neleri gizliyor hiç araştırdık mı?
Bu konuda yıllarca havanda su dövdük. Bir Yoroz kent Ormanı, bir Kurul yerleşkesi ve yaylalarımız. Artık bir şeyler yapmalı; Teker teker ele alınıp tespiti yapılıp, doğal yapısı bozulmadan korunarak, tanıtımı yapılması çok şeylerimiz var. Allah(CC)bu konuda Orduya cömert davranmış. Çağlayan ve şelalelerimiz bunlardan en önemlisi.
Bu yazımda sizlerle gördüğüm bu güzellikleri paylaşmak istiyorum. Karadeniz de dağlar denize paralel uzanır. Bol yağışı olan yöre ikliminde dağlardan aşağıya akan sular dereleri doldurur, suyun yüksekten akması sonucu kıvrıla kıvrıla akan derelerde çok güzel görsel zenginlikler oluşur. Sular taşlardan birdirbir oynayıp atlayarak denize kavuşmak için hızla akarken geçit vermez kayalarla karşılaşır. Kayaların zayıf yerlerini oyup kendine yol bulup yükseklerden aşağı beyaz köpükler çıkartarak uçarcasına aşağılara dökülüp büyüleyici görüntüler oluşturur. Bu oluşumlara çağlayan, şelale denir.

y-musakirik2
Orduya yalnızca on beş kilometre mesafede üç kardeşler adını koyduğum bir şelale.
Türkiye’nin en çok şelalesi Karadeniz’de olmasına rağmen, bu oluşumları turizme kazandıran en son Karadeniz olmuştur.
Kim nereye gitmek, nasıl zaman geçirmek isterse istesin Orduda hepsi mevcut. Ama bunu değerlendiremeyen bir ORDU var. Bir Çiseli şelalemiz, Ohtamış şelalemiz ve Aybastı Uzundere şelalemiz var diyerek noktayı koymuşuz. Mevcut diğer şelaleleri görmezden gelmişiz. Yaptığım bir çalışma sırasında farklı yerlerde oluşup birleşen, Orduyu iğne oyası gibi saran, her yerimizde kılcal damarlar gibi dolaşıp, denize dökülen yetmiş civarında dere tespit ettim. Bu derelerin bazılarını denize döküldüğü yerden kaynağına doğru ilerleyerek dere içi yürüyerek fotoğraflama şansı buldum. Macera dolu yolculuklar sonunda onlarca şelale ile karşılaştım.
Beraberce yaptığımız bir ırmak içi gezimizde Fotoğraf sanatçısı Arkadaşım Mehmet Şenocak; çektiği fotoğraf ve gezi ile yazdığı yazı ile Atlas ve Gezgin dergisine kapak olmuştu.
Turnasuyu ırmağından yukarı yaylaya doğru ilerlerken rastlamış olduğumuz inanılmaz güzellikteki su oyunları ile debisi güçlü dere içindeki şelaleyi görmezden gelmek haksızlık sayılmaz mı?

y-musakirik

Turnasuyu Irmağı içinde bir şelale Musa Çelebiyle.
Karadeniz Bölgesi kadar zengin olmamasına rağmen; bu güzellikleri en iyi değerlendiren şelaleleri olan iller: Antalya Manavgat, düden ve kurşunlu şelalesi-Hatay Harbiye şelalesi-Tarsus Şelalesi-Sinop Erfelek ve Tatlıca şelalesi-Akçakoca da Aktaş, Sarıyayla, Samandere ve Güzelder Şelaleleri-Karadeniz Ereğlide Göleviç ve Güneşli Şelaleleri-KurucaşiledeGökyar ve Gölderesi Şelalesi-Hendekte Maden Şelalesi-Pınarbaşında Ilıca Şelalesi-Şiranda Tomara-Doğankentte Gelinpınarı Şelaleleri-Aravide Mencuna –Yusufelinde Ciro Şelaleleri-Bayburtta Sarıkaya-Erzurumda Tortum-Van Gevaşta Beyazçeşme, Muradiye Şelaleleri-Kayseri Yahyalıda Kapuzbaşı-Denizlide Güney-Yalovada Sudüşen şelaleleri.

y-manavgat-s%cc%a7elalesi%cc%878

İşte yılda bir milyon turisttin geldiği Manavgat şelalesi.
Bu saydıklarım Türkiye de Turizme kazandırılmış herkes tarafından bilinen şelaleler. Bunlardan Manavgat şelalesi geniş bir ırmak yatağı üzerine kurulmuş yer yer beton dökülerek platformu genişletilmiş, görsel zenginliği daha da abartılı gösterilmiş bir şelale. Bu şelale üzerinden büyük kazanç sağlayan Sarılar belediyesi Şelale etrafında yaptırdığı onlarca binayı işletmeye kiraya vererek yüklü kazançlar sağlamakta. Turizm merkezi haline gelen bu yere gelen turist sayısı 2008 yılı kayıtlarına göre 850.000. Ordu ya toplamda gelen turist sayısı 2016 verilerine göre 500.000 olduğunu göz önüne alırsak başarısızlığımız daha iyi görürüz.
Her yeri, her mevsimde farklı güzellikte olan Ordu da gezip gördüğüm etrafında yaşayanlarında güzelliğinin farkına varmadığı dünyada çoğu insanın görmek için her türlü fedakârlığı yapabileceği özel güzellikte şehir merkezine on beş kilometre mesafede iki şelale var ki. Görmeye değer. Sosyal medyada yayınladığım fotoğraflar sonucunda elliye yakın telefon alınca bahara katılmak isteyen dostlarla, bu şelaleye bir gezi yapmaya karar verdim.
Çevre bilinci olmayan, İnsanımızdan korkuyorum. Yayla gezilerim sırasında elli iki tane üzerinde’ ’Nasıl bulmak istiyorsan öyle bırak’’ yazan tabela yazdırıp piknik alanlarına çeşme başlarına çakmıştım. İkinci gelişimde hemen hepsi tahrip edilmişti. Kimine nişan atılmış kimi ateşte kullanılmış, kiminin üzerindeki farklı harfler çıkartılarak anlamsız hale getirilmişti. Onun için gördüğüm güzellikleri paylaşmaktan çekiniyorum. İnsanımıza çevrenin önemi ile ilgili eğitimler verilse, Kanunlarımız değiştirilse çevreye zarar verenlere ve çevre kirliliği yapanlara caydırıcı cezalar verilse ne kadar iyi olur.
Yaşadığımız ilin kıymetini bilelim, tanıyalım, güzelliğini bozmadan, kirletmeden doğaya saygı duyarak, ziyaret edelim. Nasıl bulmak istiyorsak öyle bırakalım.
Altta fotoğrafını yayınladığım iki şelalenin daha da altında, fotoğrafını çekemediğim kayadan patlarcasına çıkıp yirmi beş otuz metreden aşağı dökülen iki şelale daha var. Anlatılmaz yaşanır cinsinden.
Ordu sevdası hassas noktamız, duygusallığımız, bam telimiz, olmazsa olmazımız, doğduğumuz, doyduğumuz, durduğumuz, son durağımız. Biz Orduyuz-Orduluyuz
Bizim olan bizde kalsın. Kıymetini bilelim…

y-p1320793 y-p1320796

 
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)