Her derde deva! Yerli Elma’mıza sahip çıkalım
Yavuz Kalyoncu

Her derde deva! Yerli Elma’mıza sahip çıkalım

Bu içerik 114 kez okundu.
Reklam

Hazırlayan ; Yavuz KALYONCU

Hakkında kitap yazılan her derde deva, Elmanın insanlıkla tanışması Hz. Âdem’le, Hz. Havva’nın Cennetten kovulmasıyla başlar. Dört kutsal kitapta da farklı olarak bahsedilen bu olayda olanlar için. Kutsal kitaplardan Tevrat’ta şöyle bahsediliyor:

“Allah(CC) Hz. Âdem’le, Hz. Havva’yı yaratıp cennetine koyunca her türlü meyveden yiyebilirsiniz ama bu ağaçtan uzak durun diyerek, Elma ağacını yasak koymuş. Hz. Âdemi kıskanan şeytan, yılan şekline bürünerek Hz. Havva’yı kandırmış, Hz. Havva’da Hz. Âdemi kandırıp Elmayı yedirince. Birbirlerinin çıplaklıklarını fark edip farklı duygular yaşayıp örtünme ihtiyacı hissetmişler. Elma’yı yerken elma Hz. Âdemin boğazında kalmış. Bunun üzerine. Hz. Âdem’e elmayı yediği için, boğazında bu yasak meyveyi ve günahı hatırlatması için Âdemelması dediğimiz çıkıntı ile ömür oyu yaşama cezası. Havva’ya da her ay kan içinde kalacaksın ve uyumlu geçen her sevişme sonunda hamile kalıp, acılar içinde doğum yapacaksın denilerek cennetten kovulma cezası verilmiş.”

y-adem-ile-havva
İtalyan Ressam-Masaccio’nun Âdemle Havva tablosu.

Kimine göre bu yasak meyve incir olarak yorumlansa da, çoğunluk Elma olduğunda birleşmiş. Cennetten kovulup insanlığın dünyada çoğalmasına neden olan Elma’nın ağaçtan düşmesi ile de ünlü bilim adamı Newton yer çekimini bulmuş. Hikmetlerine bir de farklı açıdan bakalım. Profesör Canan Karatay’ın bir televizyon programını izlerken, daha önce yazmış olduğum bir yazımı tekrar sizlere hatırlatmak ve bu konunun öneminden bahsetmek ihtiyacı hissettim.

Elma yeri doldurulamayacak bir meyvemiz, Vitamin, mineral ve antioksidan deposu. Beyin ve sinir sistemine yarayışlı, vücuda giren zehirli toksinlere karşı, faydalı hücreleri etkin kılıyor. Düzenli kullanımında bağırsakların düzenli çalışmasını sağlayıp, düzenli yiyenlerde kalın bağırsak kanseri vakaları görülmüyor. Kolesterolü düşürüp, Kalp damar hastalıklarının önlenmesinde yardımcı rol oynuyor. Elmanın içindeki antioksidan maddeler, özellikle Qercetin kandaki kolesterolün okside olup damar çeperine yapışmasını engel oluyor, bu şekilde yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve felci önlüyor. Ayrıca şeker hastalıklarında; Elmanın içindeki Pektin maddesi şekeri içine hapsedip bağırsakta hızla emilimini sağlayarak kan şekerinin yükselmesini önlüyor.

y-p1320841

Faydası hakkında kitap yazılan her elma değil tabi.

Hangi Elmalar? Yerli, köyde bahçemizde yetiştirdiğimiz atadan dededen bize miras kalan elmalar. Canan Hocaya göre diğerlerinden 15-16 tanesi ancak bizim bir elmamızın gösterttiği faydaları gösterebiliyor.

y-p1320835

Yani bir yerli Elma = On altı yabancı Elma.

Perşembe pazarında yaşlı bir teyzenin sattığı elmadan müsaade alarak bir tanesini ısırdım. Hoşuma gitti ve adını sordum; “Ne Elması bu?” Kadın çemberini ağzına kapatıp bana sert sert baktı. “Bilmiyon mu?” Dedi. “Yok, bilmiyorum” Dedim. Ağzının içinde anlayamadığım bazı şeyler söyleyip bana kızgın bakışlarla baktıktan sonra; “Buna Sivrigöt Elması derler, yalnız perşembede olur” Dedi. İlginç isimleriyle, öylesine zengin meyve çeşitleri olan bir ilde yaşıyoruz ’ki: Elması, Armudu, Üzümü, Kirazı, Eriği. Hepsinin de Ordu’da onlarca çeşidi var.

y-pazar3

Sivrigöt Elması, Kocabaş Elması, Dalkıran Elması, Demir Elma, Misket Elması, Ağustos Elması, Snap Elması, Göbek Elması, Kavun Elması, Gürcü Elması, Göğ Elma, Taş Elma, Balkabağı Elması, Pamuk Elma, Ekşi Elma, Beton Elma, Arapkızı, Şeker Elma, Abulhayır Elması, Süt Elması, Boz Elma, Bodur Elma ve yöreye göre farklı isimlerle anılan onlarca yerli elma çeşidimiz var. Ama maalesef bu elma çeşitliliği günden güne azalıyor. Destek, teşvik ve bilgilendirme eksikliği bizi bu Tatlardan mahrum bırakıyor. Hepsinin de ortak bir kaderi var. Yok olmak.

Peki! böyle bir kültür zenginliği nasıl yok olabilir. Olmamalı bir şeyler yapmalı diyen birileri var mı? Şu ana kadar hiç rastlamadım. Pazara çıkarız köy elması ararız. Satanlara teşekkür edip istediği parayı verip, teşvik edeceğimize pazarlığa tutuşuruz, iki liradan bir liraya düşürmeye çalışırız, yok çürüktü, yok çamurluydu, yok ağaçtan düşme bunlar toplama değil deyip yok fiyatına almaya çalışırız. Öbür yanda on beş, on altı tanesi bir köy elması yerini ancak tutabilen ithal elmanın üzerindeki 3.99 tl etiketini kasadan geçirtip pazarlık etmeden itiraz edemeden alırız.

y-p1320845 y-p1320844

Asıl can alıcı noktaya gelelim. Ordumuzda Tarım il müdürlüğü var. Bir Ziraat Fakültesi var ve ilimizi mecliste temsil eden beş Milletvekili var. Köyden kente göçün hızla arttığı ilimizde köylerimizde yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalan başta fındık olmak üzere, her tür meyvelerimiz hakkında bu vekilleri hiç bilgilendiren, onlara dosya hazırlayıp sunan hangi kuruluşumuz var acaba? Biz teklif sunduk deyip bizi utandıracak birilerinin olmasını çok isterdim.

Bu konu gerçekten elzemdir. Eski Ordu’yu hatırlayalım. Dedelerimiz, Babalarımız, Amcalarımız, Dayılarımız bir yerde yedikleri farklı meyvenin hemen köklemesini(fidan)alıp eski usul aşılarla aşılayıp o meyvenin kendi bahçesinde de yetişmesini sağlarlardı. Aramızda aşlama yapabilen kaç kişi var? Şimdi bu işin eğitimini alan ziraatçılar bile uygulama yaparken kitaba bakıyorlar.( Bizzat şahit oldum). Şimdi köylerde ki insanların toprağa, fındığa meyvelere sahip çıkmaları için yukarda saydığım kurumların rehavet uykusundan uyanıp, aldıkları parayı hak etme zamanı gelmişte geçmektedir.

İklim seçmeden her bölgede yetişen, yetiştiricisine en fazla karı sağlayan meyve olan Elmanın Türkiye’de ihracatının yapılmadığı tek bölge Karadeniz’dir. Türkiye Elma üretiminin % 34,9. Akdeniz-%16,8. Orta Anadolu-%16,7. Batı Anadolu-%11. Ege-%10,3. Marmara yapmaktadır. En fazla üretim yapan iller içinde ilk üçü Isparta, Karaman ve Niğde almaktadır. Bu illerde de yetiştirilen Elma çeşitleri İthal Elma olan Golden-Starking ve Grannysmith cinsi elmalardır. Türkiye; Elma üretiminde Çin ve Amerika’nın arkasından dünya üçüncüsüyüz. Elma suyu, püresi ve taze Elma talebinin arttığı günümüzde, Karadeniz bölgesi olarak bize kimse yardım ve rehberlik yapmadığı için biz uyurken, diğer bölgelerimizde orta ölçekli yatırımcılar ve büyük holdingler, Elma için yeni yatırımlara giriyorlar. Karamanda bir firmanın bir milyon iki yüz fidanlık bir elma bahçesi kurduğunu, Konya Ereğli’de kırk civarında firmanın Elma yetiştiriciliği yaptığını Ereğli’deki Tarım ilçe müdürlüğü açıkladı.

En bol çeşit Elma, meyve bizim köylerimizde varken, destek ve teşvik yapılmamasının arkasında art niyet mi var? Diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Boşalan köylerde tüten bacalar görmek istiyorum. Ağaçtan teker teker toplanıp tavan aralarında kuru otlar üzerine derilen cins, cins sulu elmalardan, kantar armut undan, kiraz armut undan, Batum armutundan, eğrisap armutundan, kabak armut undan, kavun armut undan, limon armut undan, kış armut undan, çal kirazımdan, Kâbe eriğinden, can eriğinden, taflanından, töngelinden yemek istiyorum. Evlerin önünden geçerken kapısında oynayan çocuklar görmek istiyorum.

Köy kültürü bitiyor. Köyler boşaldığı için hayvancılık bitmek üzere, Fındık can çekişiyor, mısır bitti, her bir tanesi 15-16 ithal meyveye bedel yerli meyve yetiştiriciliği de bitiyor. Hafta günü pazara inmeyen, pancarı, peziği, maydanozu, kinzisi, nanesi, yumurtası, sütü, köy ürünleri olmayan bir Pazar yerini düşünün! Birileri bir şeyler yapmalı. Köy hayatı cazip hale getirilip, köyde yetişenler, yetiştirilenler değer kazanmalı.

Atatürk’ün dediği; “Köylü milletin efendisidir” sözü gerçekleştirilmelidir.

y-elma

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)