Ordu’ ya futbolu sevdirenlerden; YILMAZ YÜCEL
Yavuz Kalyoncu

Ordu’ ya futbolu sevdirenlerden; YILMAZ YÜCEL

Bu içerik 154 kez okundu.
Reklam

1941 Ordu doğumlu. Babası İnşaat Ustası Kazım Yücel. Annesi Ulubey ağalarından Durakköylü Murat, Osman ve Mesut Ağaların( Yurdakul) kız kardeşi. Selimiye mahallesin’de çocukluğu geçen Yılmaz Yücel sekiz kardeşten biri. İki abisi de Ordu futbol tarihinde iz bırakmış isimlerden. En büyük abisi Gala gala Ferhat(1934) diğeri ;Yener Yücel(1939.Malak)

 

“Kıt kanaat geçinen bir aileydik. Sekiz kardeş yer sofrasında ayni tencereye kaşık sallardık. Pancar, ısırgan çorbası yiyerek okuduk, top oynadık bu günlere geldik. Geçmişi inkar edenler bir yerlere gelemezler.Her zaman öz eleştirimi yaparım.

İlkokulu Gazi ilkokulunda okudum. Okula mahalle arkadaşlarımla ve abilerimle beraber giderdik. O yıllarda Ordu’da dört mahalle vardı; Düz Mahalle, Zaferi Milli, Elmalık ve Selimiye Mahallesi. İlk Öğretmenlerim Sabiha Bacınoğlu ve Hatice Gürsoy’du, onlardan çok şey öğrendim. Bu gün bir yerlere gelmişsem onların sayesindedir. Haklarını ödeyemem.

O yıllarda çalışkan öğrencilerin sorumluluğuna daha az çalışanları verip, bizlerin sorumluluğunu artırıyorlardı, biz de öğrendiklerimizi onlara anlatıp öğreterek bilgilerimizi pekiştiriyorduk. Orta Okul günleri meşhur şapkalarıyla Merkez Ortaokulu’nda geçti. O Yıllarda plastik topla okul bahçesinde futbol oynamaya başlamıştım. Boyum akranlarıma göre uzun olduğu için büyükler arasında rahat oynuyordum. İlk gerçek futbol topu ile tanışmam o yıllarda olmuştur.

Millet Düzü’nde oynadığım bir mahalle maçında, dikişli, içi şişirme lastik, dışı meşin, çamur sahada ıslanınca yuvarlandıkça ağırlaşan top bana çok iri ve ağır gelmişti. ilk kez şut çektiğimde yere düşmüştüm. Boyuma göre gücüm topa yetmemişti. Zamanla alıştım, güçlendim sert şutlar atmaya başladım. Sonra lise tahsili için Erkek Sanat Okuluna geçtim, meslek öğrenip hayata erken atılmak için. Sanat Okulu yıllarım sporun her türü ile tanışmama yol açtı. Basketbol ve voleybolda da başarılıydım. Beden Eğitim Öğretmenimiz Fevzi bey bize çok emek verdi, futbolculuğum için önemli gelişmeler yaptı. Önümü açtı. Okul takımına seçildim, Uzun boyum forvet için avantajdı. Kafa ile kornerden gelen, yandan gelen toplar hep benimle buluşuyordu.

 

 

 

Sanat Okulu futbol takımı: Yılmaz Yücel-Karaman Sönmez-Rıfkı-Sezer Beyaz-Lütfü-Arap Güner. Oturanlar: Yusuf-Sıtkı-Bacıno Hikmet-Tuncay-….

 

Bu maçta Ordu Lisesini 1-0 yendik.Bizim galibiyetimiz baya konuşuldu. Futbolu çok seven Beden Terbiyesi Bölge Müdürü Ali Ataoğlu; herkesin tanıdığı isimle Kara Ali benimle beraber dört arkadaşımı Ordu Genç takımına aldı.

Sanat Okulu takımından Ordu Genç kadrosuna beraber seçildiğim, Arap Günerle birlikte.

1957-1958. Amasya Gurup maçları Ordu Genç karması: Arap Güner-Rıfkı-Papaz Fikret-Fıçı Fahrettin-Yılmaz Yücel-Ömer-Şarlo Talip. Oturanlar: Yalçın Nazlı-Ahmet Karlıbel-Kemre Yüksel-Fatsalı Civit İsmet.

 

Genç takımla birlikte başarılı maçlara çıktım. Uzun boyumla rakip savunma oyuncularının korkulu rüyası olmuştum. Onların sıçrayıp vurduğu toplara ben sıçramadan vuruyordum. Onlar beni tutmaya çalışırken diğer takım arkadaşlarım boş kalıp işi bitiriyorlardı. Güzel, gurur verici, arkadaşlığın menfaate dayanmadığı günlerdi.

Daha sonra okulumuzun beden eğitim öğretmeni Fevzi Hoca okul takımı arkadaşlarımla birlikte beni, kendi çalıştırdığı, kulüp başkanlığını Dağıstanlı kuyumcu Cemal beyin yaptığı Karadeniz Gücü takımına aldı. Hafta içi okulda voleybol ve basketbol, hafta sonları da futbol oynuyorduk.

 

 

 

1958 Karadeniz Gücü Takımı: Kiraz limanı maçı öncesi Feyzi Hoca-Kulüp Bşk. Dağıstanlı Kuyumcu Cemal Bey-Yıldıray Kefeli-Vonalı Osman-Yılmaz Yücel-Vonalı Cihan-Donjuan Atila-Gümüşhaneli Kemal-Yener-Arap Güner Vardal. Oturanlar: Kuru Kenan’ın kardeşi Cemal-Bidilik Aydın-Karabaş Ahmet-Cevat.

1959 sezonu, Karadeniz Gücü ile İdman yurdu Kara Ali başkanlığında birleşip Karadeniz İdman Yurdunu oluşturdular. İki takım birleştik, zengin bir kadro olmuştu. Ordu Amatör şampiyonu olup gruplara gittik.

  1. Ordu Amatör Şampiyonu Karadeniz İdman yurdu takımı, Giresun maçı öncesi… Papaz Fikret-Yalçın Nazlı-Donjuan Atila-Özdemir-Dabrik Cevat-Dansöz Aydın-Arap Güner. Oturanlar: Yılmaz Yücel-Bidilik Uğur-Ahmet Karlıbel-Kolibice Sezer.

 

1959 lise son sınıftaydım. Futbola ara verip. Yüksekokul sınavlarına hazırlanmak için Perşembeli Cihan Hamsici’lerin evinde beş altı kişi kamp yaptık. Hocamız, aramızda kolej eğitimi almış turşu Kemal’di(Kemal Karlıbel). On beş gün ders çalıştık. Sıkılınca dışarı Harmana çıkıp top oynuyorduk. O gruptan dört arkadaş kâğıtçılık yüksekokul sınavına katılmak için İzmit’e gittik. Okulu bitirince kâğıt fabrikalarında işe alıyorlardı. Bizi Kağıtspor’da denemeye aldılar. Takımı eski Fenerbahçeli Avni Kalkavan çalıştırıyordu. Özel deneme maçlarına çıkarttılar. Hoca beni beğendi takıma aldı. Ama sınavı kazanamamıştım. O sırada beni hazırlık maçlarında takip eden İzmit Petrol spor yetkilileri yanıma geldiler; ‘Okula girmek istiyorsan gitme sana Petrol Ofiste fen işlerinde iş verelim tesislerde yemeğini yer, tesislerin misafirhanesinde de kalırsın, seneye de senin okula yerleşmeni sağlarız’ dediler.

Ordu’ya dönüp; okulu kazanamadı geri döndü demelerinden çekindiğim için teklifi kabul ettim. Diğer arkadaşlar Sezer Beyaz, Cihan Hamsici, Ordu’ya geri döndüler ben kaldım. O yıl İzmit Petrolspor’da futbol oynadım. İzmit’te takımlar arasında maçlar kıran kırana olurdu. Seyirciler çok fanatikti ben de uzun boyum, güçlü fiziğimle ve iyi futbolumla kendimi sevdirdim. Bir yıl futbolla dolu dolu geçti.

 

  1. Sanat Okulu Forması ile.

 

 

İzmit Petrol Spor forması ile İstanbul Yeşil direk Maçı Öncesi: Alttan üçüncü Yılmaz Yücel.

 

İzmit’te ertesi sene Petrol Ofis yetkilileri sözünü tuttular Yüksek Okul mülakatında zaten teknik resim ve matematik soruluyordu başarılı oldum ve okula kayıt yaptırdım. Hem okuyor, hem de çalışıyordum. İstanbul takımlarıyla maçlar yapıyorduk. Yukarıdaki fotoğrafta Yeşildirek maçı öncesi çekilmişti. Üç yıl futbolla, okulu birlikte yürüttüm.

 

Yalçın Nazlı ve Fıçı Fahrettin’le birlikte sahilde.

Okulu bitirdim daha iyi imkânlarla İzmit kâğıt fabrikasına işe girdim. Teknik eleman olmuştum. Kâğıt Fabrikasında da bir yıl çalıştım sendika temsilcisi oldum idareye ters düştüm istifa dilekçemi verip ayrıldım.

Sınava tekrar girmiş ve İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesini kazanmıştım. İstanbul yıllarım başladı. İlk sene derslerin ağırlığı ile zaman zaman oynadığımız basketbol dışında futbol oynayamadım. Okula gelip gittiğimi gören İzmitli asistanlar, Okulun amatör kümede oynayan futbol takım yöneticilerine beni söylemişler. ‘Mühendislik bölümü İkinci sınıfta İzmit Petrol sporun yıldız oyuncusu okuyor, ikna edin takıma alın’ Diye. Bana gelip söylediler, dersler çok ağır, ikisini birden yürütemem dedim kabul etmedim. Ertesi gün seni Rektör çağırıyor dediler. Gittim karşılıklı konuştuk. ‘Her konuda yanındayız yeter ki sen bizi kırma’ Dedi Rektör. Kabul ettim. İki yıl Üniversite takımında futbola devam ettim. Son sınıfın son haftalarında, son maçları oynuyoruz; bir yandan final vizelerine giriyorum. Beni izleyen; Beykoz takımının Antrenörü, O yılların efsane futbolcularından Macar milli takımını yenen efsane kadronun sağ beki Galatasaraylı Saim Tayşengil maç sonrası yanıma geldi. Beni Beykoz’a transfer etmek istediğini söyledi. Formalite seçmelere gel çift kalede yönetime seni göstereyim dedi. Hocayı kırmadım seçmelerde çift kale maça çıktım. Orada Ordu’dan seçmelere gelen arkadaşım, Bahtiyar Tenteoğlu ile karşılaştık. Kucaklaşıp hasret giderdik. Sonra Okul bitince mesleğimle ilgili bir özel şirkette staja başladım. Sekiz ay sonrada bu kadar gurbet hayatı yeter deyip 1972 yılında, Ordu’ya döndüm.”

Sohbetimiz çok güzel gidiyordu. Beykoz teklifini değerlendirmediğin için pişman mısın? Dedim. “Ben arkama bakmayı sevmem, yaptığım hiç bir şeyden pişmanlık duymadım. Pişman olacağım bir işe girmem, çok düşünürüm, zor karar veririm” Dedi. Sonra dedim ve anlatmaya devam etti;

“Mesleğimi yapmaya başladım. Hiç devlet ihalesi almadım. Kendi imkânlarımla yap-sat yaptım. Şansım yaver gitti. Mesleğimde itimat sağladım. 1974 Yılında Mimar ve Mühendisler odasını kurup dört sene yönetim kurulu başkanlığını yaptım. Çoğu Okullarda ve yardım derneklerinde faal görevler aldım. 1985-90 yılları arası Ticaret ve Sanayi Odası’nın yönetiminde Orhan Oral’la birlikte görev aldım. 1987’de yeni oluşan, Anavatan Partisi’nde politikaya başladım.

Şimdi kendimi işime verdim. İki ayrı limited şirketin yönetim kurul başkanlığını yapıyor, çalışanlarımla beraber sabah sekiz akşam beş halen çalışıyorum. İşleyen demir pas tutmaz. Spor bana hayatımın her döneminde katkı sağlamıştır. Bu günkü sağlıklı olmamın işlerimde doğru kararlar almamın ve mutlu bir aile yaşantımın arkasında spor vardır. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ün dediği gibi; Sağlam Kafa, sağlam vücut ta bulunur….”

Futbol ile geçen bir öz geçmiş yazısı yine sona erdi. Röportaj boyunca yüzünde gülümseme hiç eksik olmayan sevgili büyüğümüz Yılmaz Yücel; spor için, arkadaşlık için güzel mesajlar verdi. Teşekkürler Yılmaz Abi.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)