Ordu Futbol tarihinde iz bırakanlardan; Ekrem AKDENİZ
Yavuz Kalyoncu

Ordu Futbol tarihinde iz bırakanlardan; Ekrem AKDENİZ

Bu içerik 112 kez okundu.
Reklam

1927 Ordu doğumlu; Dedesi Rus harbi sırasında Sürmene’den Ordu’ya gelmiş. Babası Ordu’nun eski kasaplarından; Kasap Muhammet. Ekrem Akdeniz altı kardeşten dördüncüsü. Çocukluğu Taşbaşı Mahallesi’nde geçmiş. Babasının eski Çifte Fırının karşısındaki kasap dükkanı varmış, hemen karşısında da komşuları olan Ermeni kasap Mihail’in dükkanı varmış.

O yıllarda Ordu küçük. İnsanların birbirleriyle ilişkisinde din, ırk, zengin, fakir diye ayrılık yokmuş. Ermeni kasap Mihail’in oğlu Haris’e Millet Düzü’ne ayakkabı götürürmüş. Haris’in Yono ve Piyano isimli iki de kız kardeşi varmış. “Haris çok iyi futbolcu idi, süratli ve teknikti tutmak mümkün değildi. O yılların en sevilen oyunu futboldu. Millet Düzü’nde futbol maçı yapılınca etrafında hemen yüzlerce seyirci toplanır maç seyir ederdi. Haris daha sonra Galatasaray’a gitti. Karadeniz Gücü ve Spor Yıldızı kulüpleri maçları çok çekişmeli geçer, millet düzü etrafında yer kalmazdı. Kadını erkeği birlikte tezahürat yaparlardı. O yıllarda biz de abilerim kardeşlerim ve mahalle arkadaşlarımla mahalle aralarında top oynardık. Abim ineklerin sidikliğinden futbol topu yapardı. Marangozların sürdüğü tutkalı dışına sürüp üzerine ip dolayıp, kurutur maç yapardık.

 

İlk Okulu İsmetpaşa İlkokulu’nda, Orta mektep’i Hükümetin yukarısında Gazi İlkokulunun yanındaki binada okudum. Son sene zelzeleden Okulun bir duvarı çatlayınca, bizi Güzelordu okuluna götürdüler son senemizi orada okuduk. Daha sonra sınava girip yatılı olarak Rize Erkek Sanat Okuluna kayıt yaptırdım. O yıllarda karadan Rize’ye gitmek mümkün değildi. Yolcu vapurları ve büyük tekneler vardı. Hep gece gelirlerdi, kayıkçılar ellerinde far far(Şişe içine konan gazların içine fitil atılarak yakılan bir aydınlatma)ların aydınlatmasıyla, bazen deniz fenerleri eşliğinde, İskeleden kayıklara biner, açıkta bekleyen yolcu gemisine dalgaların arasından güç bela ulaşıp zar zor binerdik.

1947 Yılına ait Ordu Vapuru bileti.

Üç kız kardeş adı konulan Ordu-Giresun ve Trabzon gemileri vardı. Dar koridorlu ve basık tavanlı. Bazende büyük teknelere binip giderdik. Bunlardan biri de Mehmet Reisin çift direkli teknesiydi. Ordulu toptancıların mallarını hep o getirirdi. Trabzon’dan-Samsun’dan. O günlerin anısına yıllar sonra binip yolculuk yaptığım Mehmet Reisin teknesinin bire bir ölçülerinde aynisini hatıra olarak yaptım.

Mehmet Reisin Teknesi.

Rize’de okuduğum yıllarda her türlü sporu yaptım. Atletizm takımında yüz metreyi on iki saniyenin altında koşuyordum. Gösteri ekibinde en zor hareketleri yapıyordum. Okulumuz spora çok önem veren bir okuldu. Ben her tür spor faaliyetinin içinde vardım.

19 Mayıs gösterilerinde ateşli çemberden atlarken.

Yüz metre yarışında çıkış öncesi. İşareti beklerken.

 

Rize Erkek Sanat Okulu Futbol Takımı: Ortadaki takım elbiseli Okul Müdürü en solda Beden Eğitim Öğretmeni alta baştan ikinci Ekrem Akdeniz.

 

Okulun futbol ve voleybol takımlarının değişmez oyuncusuydum. Okul futbol takımında sağ açık, sol açık mevkilerinde oynuyordum. Attığım falsolu şutlar meşhurdu. Sene sonlarında Ordu’ya gittiğimde futbol turnuvalarında oynuyordum. Ordu’daki arkadaşlarımla irtibatı hiç kesmedim. Son sene, Okul takımı maçlarını izleyen yeni kurulmakta olan; Rize Güneşspor idarecileri, Okul Müdürü ve Beden Eğitim Öğretmenimden izin alıp Güneşspor’da lisans çıkarttırıp beni takıma aldılar.

1947 Rize Güneşspor.Baştan Üçüncü Ekrem Akdeniz.

Formamız Sarı Kırmızı idi, diğer illerle deplasmanlı maçlar yapılırdı. Yabancı takımlar geldiğinde saha kenarına saman yığılıp maç başlarken yakılırdı. Saman yanarken sarı kırmızı renkler çıkartır. Maç sonu galip geldiğimizde tribünde silahlar patlamaya başlar galibiyet kutlamaları yapılırdı. Rize Türkiye’nin en çok yağmur yağan ili olduğu için çoğu maçlarımız yağmur altında oynanırdı. Eskinin o kalın meşinden topları suyu cekince dört beş kilo ağırlığına çıkardı biz alışkındık ama rakip takımlar gelince top süremez, topla şut çekemezlerdi. Saha zaten çamurdu. Kaleciler topu oyuna sokarken çektikleri kısa dekajı takip edip çok gol atmışlığım vardır. 1947. Okul bitene kadar Güneşspor’da oynadım çok goller attım. Süratli idim. Okul bitti; Güneşspor beni bırakmak istemedi.

 

1947.Rize Güneşspor: Baştan altıncı Ekrem Akdeniz.

Okul bitip Ordu’ya gelince, yazları izne geldiğimde beraber futbol oynadığım mahalle arkadaşlarım futbolumu ve Güneşspor’daki hikayelerimi bildikleri için hemen Karadeniz Gücüne aldılar.

1950-51.Karadeniz Gücü: Köksal-Efe- Şöför-Ahmet-Hayati-Piç İhsan-Kara Yunis-Nato Ekrem-Kamyon Kadir-Raşit Gürsoy-Nizam Furtun. Oturanlar: Terzi..-Keme Dursun.

 

Sarı Kırmızı renklerle Karadeniz Gücü: 1952-53. Keme Dursun-Ekrem Akdeniz-Necip Ergen-Tahsin Kargı-Eşekçi Kemal-Osman Necat-Hamamcı Tahsin-Kamil Kargı-Şevket Görez-Ahmet Kurt. Yerdekiler: Yalçın Ergen-Nizam Kurtuluş.

Karadeniz Gücü, Giresun Güneşspor maç öncesi: Kara Ali-Kamyon Kadir-Nedim Akgün-Kınalı Yılmaz-Gavat Mustafa-Yüksel Müldür-Sebahattin Kayahan-Ekrem Akdeniz-Hamamcı Tahsin-Kanca Fuat-Besimco Mehmet-Faik Güler.

Giresunda oynanan bu maç, unutamadığım maçlardandır. Giresunlular hücum ederlerken, Ganca Fuat rakipe bir ganca attı topu kaptı, çok süratliydi ceza sahasını geçti, Kara Ali de yanında koşuyordu; penaltı çizgisi yanında topa bastı, Kara Ali’yi çağırdı, Kara Ali vurdu gol. O maçı 4-3 almıştık.

Okulu bitirip mesleği elime almıştım. Motor konusunda kendimi geliştirdim. 1959 yılında Perşembe’ye kurulması kararlaştırılan Nato tesislerine kuruluş aşamasında girip her şeyi ile yakından ilgilendim. O tesisin A’dan Z’ye her şeyinde emeğim vardır. Nato Ekrem lakabı da ondan sonra takıldı.

Sonra vefadan, vefasızlıktan dert yandı Ekrem amca. “Eskiden biz böyle değildik. Ordu’da herkes evlilikteki yemin etme gibi iyi günde kötü günde birbirine sahip çıkardı. Hatırlanmak güzel şey dedi.”

Öptüm ellerinden. Enkısa zamanda tekrar gelme sözü verip ayrıldım.

İki erkek, üç kız beş çocuk babası olan; avcılıkta tecrübelerinden istifade edip defalarca beraber ava gittiğim, Avcılar Dernek başkanlığım döneminde, Türkiye’de örneği bulunamayacak güzellikteki hayvan tahnitlerini Avcılar Derneği lokalimize bağışlayan, Yapmış olduğu Ordu Tarihi Evleri, Gemi maketleri, el oymaları, baston gibi el becerileriyle yeri doldurulamayacak Değerli Büyüğümüz, Ekrem Amcanın bilinmeyen tarih kokan bir yönünü ortaya çıkartmış olduk.

İyiki varsın Ekrem Amca.

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)