DİNGONUN AHIRI…
Yavuz Kalyoncu

DİNGONUN AHIRI…

Bu içerik 102 kez okundu.
Reklam

İstanbul -Taksim – Dingo’nun Ahırı.

Hepimizin bir şekilde duyduğu bir söz vardır; “DİNGO’nun AHIRI” diye. Bu söz halkımızın ağzına öylesine yerleşmiş ki çok sık duyarız. Mesela, sınıfa erken giren öğretmenimiz söyler bazen, geç kalıp koşarak sınıfa girdiğimizde; “Burası Dingo’nun ahırı mı?” diye. Bazen eve zamansız geldiğimizde Babamızdan duyarız. “Neredesin evi unuttun, Burası Dingo’nun ahırı mı?”

Kapıyı kazayla sert vurup içeri girdiğimizde mekan sahibinden de duyarız; “Sanki Dingo’nun ahırına giriyorsun.” Bazen de istemediğiniz insanlar dolar her zaman gittiğiniz yere; “Burası da yol geçen hanına döndü, sanki Dingo’nun ahırı” dersiniz.

Dingo gibi yabancı bir kelime nasıl oluyor da dilimize böylesine yerleşiyor, nasıl bir kültür emperyalizm mi diye düşünürken karşıma çıktı. Benim gibi araştırmayı seven, sevgili akrabam, emekli, Gemi Mühendisi Aydın Kalyoncu anlattı.

İstanbul’a elektriğin geldiği 1914 yılına kadar kullanılan atlı tramvaylar, kent içi ulaşımın en önemli unsurlarından biri idi. Bu dönemde tramvaylar iki atla çekilirken dik Şişhane yokuşunu çıkabilmek için Azapkapı’dan takviye at alarak yokuşu çıkabilirlermiş. Tramvay bu haliyle Taksim’e kadar gelir, burada çıkartılan atlar, bugün taksim alanının batı kısmındaki sular idaresi Maksemi ile Fransız Konsolosluğu arasında bir ahırda, bir süre dinlendirildikten sonra tramvaya bağlanmadan boş olarak Azapkapı’ya götürülürlermiş.

Taksim’de ki bu ahırı Dingo isimli bir gayri Müslüm vatandaş çalıştırırmış. Bu ahıra gün boyunca bir sürü atın girip çıkmasından dolayı dilimizdeki ‘burası Dingo’ nun ahırı mı giren çıkan belli değil’ sözünün buradan geldiği söylenirmiş…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)