Futbolu Bize sevdirenlerden GOLİ SEZER
Yavuz Kalyoncu

Futbolu Bize sevdirenlerden GOLİ SEZER

Bu içerik 81 kez okundu.
Reklam

GOLİ SEZER (Sezer Beyaz), 1942 Doğumlu. Ordu futbolunun 1960’lı yıllarında unutulmayanlarından. Kimine göre Sezer Beyaz, kimine göre Goli Sezer.
Futbol oynadığı yıllarda ’ki takım arkadaşlarından aldığım bilgiye göre sevimli kişiliği, sessiz, sakin ağırbaşlı tavırları ile herkes tarafından sevilen bir futbolcu olmuş. Futbol oynadığı yıllarda kendi ifadesi ile sağ iç, sol iç mevkilerinde oynayıp sürpriz çıkışlarla çok gol atan bir futbolcu imiş. Arkadaşları; “Golün kokusunu alırcasına pozisyonlarda yerini aldığı, nerde ne zaman ortaya çıkacağı belli olmaz anlamında” GOLİ lakabını takmışlar.

Zaferi Milli mahallesinde babadan kalma evinde hasta yatağında torunu ile oynarken ziyaretine gittim. Göz tansiyonundan kaynaklanan % 80 görme kaybı olduğu için sokağa çıkmadığını, evin içini ezberlediği için evin içinde dolaşabildiğini söyledi. Televizyon kumandası elinde “müzik programları nerde ise onları dinliyorum” dedi. Eskileri anlatmasını istedim çocukluğundan başlayıp yetmiş beş yıl nasıl geçti, bunca yılda Goli Sezer neler yaşadı.
“Babam rahmetli Eyüp Beyaz herkesçe bilinen tanınan bir esnaftı. Dedem İdris efendi Sürmene’den gelince önce Fatsa’ya sonra Perşembe derken en son Ordu’ya yerleşmiş. Sonra Ruslarla savaşmaya gitmiş, geri dönmemiş. Babam çok yönlü bir adamdı. Fırıncılığın yanında, çapulacılık yapardı. Hasan Eren’in babası Musa usta ile babam Eyüp ustanın yaptığı kunduralar, Ordu’da dillere destandı. Babam yazları bizi alır; Atlarla Melet ırmağından geçirip, Çambaşı’na yaylaya götürür, fırında çalıştırır, bir yandan da çapulacılığı öğretirdi. Mesudiye’den gelen müşterilere altı kabaralı çok ayakkabı yaptık. Fırında yapılan pidelere yağlı derdi yaylacılar. Çünkü pidenin üstünde yağın içinde yumurta adeta yüzerdi. Babam ‘pide dediğin yağlı yenir’ der, yağsız pide isteyeni kovardı. Çok güzel hatıralarım vardır Çambaşı’nda.

Çambaşı’nın unutulmaz Fırıncısı Eyüp Usta
Manyetolu telefonla her yerle görüştüğüne herkesi inandırır, kendince eğlenirdi. Obalardan gelen iyi tereyağı ve peynirlerin ilk müşterisi Babam olurdu. Bir seferinde pazardan aldığı beyaz horozu fırına bize teslim eden bir obalı, akşam eve dönerken horozu almayı unutur. O gece, fırınında baca temizliğinin yapılması gerekmektedir. O yıllarda en iyi baca temizliği bacadan aşağı bırakılan horozla yapılırdı. Babam horozu alıp bacadan aşağı bıraktı. Horoz bacadan aşağı düşerken tutunmak için çırpındıkça, fırın toz içinde kaldı. Horoz aşağı indiğinde baca temizlenmişti ama horozda simsiyah olmuştu. Ertesi gün adam unuttuğu horozu sormaya gelince, Eyüp usta adama sorar horozun ne renkti? Adam cevap verir ‘beyaz’. Eyüp Usta ‘Burada bir horoz var arkada ayağından bağlı seninse al git’ der. Adam bakar horoz siyah, almadan çeker gider.
Eylül’de Ordu’ya geri dönerdik. Dört kardeş hepimiz okula gidiyorduk. İlkokulu Güzel Ordu’da okudum, sonra Merkez Orta Okuluna geldik. O yıllarda futbola başlamıştık. Futbol herkesin en sevdiği oyundu. Yamalık toplarla başladık oynamaya. Düz mahallede geçti çocukluğum. Papaz Fikret, Yener Çelik, Saim Furtun, Nadir Furtun hep beraberdik. Sonra Erkek Sanat Okuluna gittim, özel okuldu. Sınıf maçları, mahalle maçları derken Okul takımında oynamaya başladım. Son sınıfta hiç yenemediğimiz liseyi ikinci yarıda benim attığım golle yendik. 1960 ihtilali öncesiydi.

Sanat Okulu: Yılmaz Yücel-Kahraman Sönmez-Rıfkı-Goli Sezer-Lütfü-Arap Güner. Oturanlar: Yusuf-Sıtkı-Bacıno Hikmet-Tuncay-.?.

Sonra Ocak Kulübünü çalıştıran Güner Çebi beni antrenmana çağırdı. Başkan Kemal Köksal’n da onayını alıp bana lisans çıkarttı. Ocak Kulübü’nün değişmez orta saha oyuncusuydum. Sağ iç sol iç oynuyordum, sürpriz çıkışlar yapıp goller atıyordum.

Ocak Kulubü: Laz Ahmet – ? -Goli Sezer Beyaz-Höllük Mehmet-Sarı Onur- -Fıçı Fahrettin. Oturanlar: -Racon Kemal-Kel Âdem-Ömer.
Takım arkadaşlarımızla uyumlu idik. O yıllar çok güzeldi, her takımın seyircisi vardı. Karşılıklı tezahüratlar yapılırdı. Maçlar kıran kırana oynanırdı. Sezon sonu şampiyon olan takım Ordu’yu temsilen deplasmanlı lige katılır, diğer takımlarla karma yapıp dışarda Ordu’yu temsil ederdi. 1959 yılında İdman Yurdu şampiyon olunca beni de takviye olarak gruba götürdüler.

1959 Ordu Amatörde şampiyon olan İdman Yurdu Ocaktan Arap Güner- Dansöz Aydın ve Goli Sezeri de takviye alıp gruplara katılmıştı. Fotoğraftaki kadro: Papaz Fikret-Genç Yaşta Kansere yenik düşüp rahmetli olan Yalçın Nazlı-Donjuan Atila-Özdemir-Dabrik Cevat-Dansöz Aydın-Arap Güner. Oturanlar: Yılmaz Yücel-Dagili Uğur- Ahmet Karlıbel ve Goli Sezer.

1960 Trabzon u 2-1 yenen Ordu Karması: Dilik Yener-Goli Sezer- Kuru Hayri-Torun Mehmet-Arap Güner-Gala gala Ferhat. Oturanlar: Sarı Onur-Motor Engin-Bızdırık Çoşkun-Fıçı Fahrettin.

Trabzon’u yendiğimiz o maç, Unutamadığım maçlardan biridir. Trabzon seyircisi sahaya inmiş, kendi futbolcularına saldırmışlardı.

Sonra Samsun Yolspor macerası başladı. Grup maçlarında bizi izleyen Samsun Yolsporlu idareciler; Ordu’dan altı arkadaş bizi transfer ettiler. Milli Mehmet-Bızdırık Çoşkun-Rıfat-Torun Mehmet-Dansöz Aydın ve Goli Sezer. 1961. Yolspor’u şampiyon yaptık. Samsun’da Samsun Fener her sene şampiyon olurmuş. Tahtından indirdik Fener’i. Bir sene sonra Yılmaz Yücel, Cihan Yahnici ile birlikte Kocaeli Kağıtspor’a gittik. Ondan sonra da ben askere gittim.
O yıllar askerlik için kura çekiliyordu. Ben Erzurum’u çektim, futbola da askerlik süresince ara vermiş oldum. Askerlik sonu Ordu’ya döndüğümde Orduspor kurulmuş, Ocak kulübü lav edilmişti. Orduspor takımının oturmuş bir kadrosu vardı. Bende Kirazlimanı’nda futbol oynamaya başladım. Salih Çakmak, Edip Bacınoğlu, Racon Kemal, Kel Abdullah. Kahraman Sönmez’lerle birlikte amatöre devam ettim. Ocakta oynadığım yıllarda başlayan Ordu Belediyesinde başladığım memuriyet hayatıma Veysel Akgün’ün belediye başkanlığı döneminde, Elektrik ve Otobüs işletme müdürü olarak devam ettim. Sonra Kazım Türkmen zamanında açılan Belediye Tanzim satış müdürlüğünün başına geçtim. Şimdi emekliyim iki erkek bir kız çocuğum var torunlarla vakit geçiriyorum. Göz tansiyonuna bağlı görme kaybım var. Eski anıları yaşayıp, torunlarla vakit geçiriyorum. Eski dostlukları çok özlüyorum. Bizim gençliğimizde aile yapıları, arkadaşlıklar çok farklıydı biz geride adam bırakmazdık. Şimdi dünya renklendi, Biz siyah beyaz’da kaldık…”

Kirazlimanı Spor Kulübü.

Not : Göz tansiyonu nedeniyle yüzde 80 görme kaybı yaşayan Sezer Beyaz, son resimlerdeki kadroyu yazdıramadı.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)