KURU KENAN (POYRAZ)
Yavuz Kalyoncu

KURU KENAN (POYRAZ)

Bu içerik 100 kez okundu.
Reklam

Ordu futbol tarihinde “Kuru Kenan” lakapı ile ünlenen 1935 doğumlu Kenan Poyraz’la kendisinin de faal olarak içinde bulunduğu 1950’li futbol dolu yılları konuştuk.
“Akranlarıma göre daha kısa boylu olmama rağmen süratli ve teknik futbolumla göz doldurup 17 yaşında amatör olarak Karadeniz Gücü’nde futbola başladım. Babam Rahmetli Salih Poyraz, Ulubey’den Poyrazolarından’dı 1902 doğumlu babama 1930’lu yıllarda bir kamyon sevdası düşmüş. Köyden erken yaşta yer satıp ayrılmış. Ordu’ya gelip 380 liraya bas bir bas iki vitesli, birde geri vitesi olan nakliye amaclı bir kamyon almış. Eski Türkçe ehliyeti son günlere kadar halen duruyordu. Gölköy’e yolların çok ilkel olduğu yıllarda bir günde iki buçuk liraya gidiyormuş. Oradan da tekrar yük alıp Ordu’ya dönüyormuş. Önceleri iyi kazanırken daha sonraları, ikinci el aldığı kamyon uzun ve kötü yollarda gitmekten ötürü arıza yapıp masraf açmaya başlayınca; kamyonculuğu bırakmış. Bir müddet içme suyu taşımacılığı yapmış. Sonra postahaneye görevli olarak girip buradan emekli olmuş. Dört erkek iki kız kardeştik, evimiz Düz mahalledeydi. Abim Kemal’le aramızda beş yaş vardı. Çok iyi futbolcuydu. Erkek sanat enstitüsünde beraber futbol oynadık. Ben birinci sınıfta iken o beşinci sınıfta idi. İstanbul’da yedek subay olarak askerlik yaparken Karagücü’nün kaptanlığını yapmış, Beşiktaş’tan transfer teklifi almıştı.

Bu fotoğrafta Baştan Beşinci abim Kemal Poyraz.
Düz Mahalle’de kendime göre bir arkadaş gurubum vardı. Biraz kavgacıydım, haksızlığa tahammül edemiyordum, bu yüzden çok kavgalar ettim. Keme Cafer, Katırcıoğlu Yusuf, Kemal İnan, Tuncay İnan, Aydın Evren, Dobi Durmuş, Kürt Ahmet, Dansöz Aydın gibi iyi mahalle arkadaşlarım vardı. O yıllarda en sevilen oyun futboldu. Her mahallede bolca yeşil alan ve boş arsa vardı. Hemen her arsada da futbol oynayan çocuklar olurdu. Çoğu ayak çıplak, kâğıttan veya yamalıktan yapılmış toplarla oynayan çocuklar.
Biz büyüdükçe toplar da büyüdü…
Büyüdükçe topumuzda büyüdü yeni toplar yapmaya başladık. Hayvan sidikliğinden yapılan toplar, içi lastik dışı yamalık toplar ve en son içi lastik dışı meşin memeli dikişli toplar. Bize en güzel topları; Kolejlerde okuyan yazları tatile gelen Yener ve Ünal Sağra getirirdi. İlkokulu 19. Eylülde okuduktan sonra, abim gibi bende erkek sanat okuluna gittim. Okul beş yıllıktı. Bu arada okul takımında abimle beraber oynuyorduk.

Erkek Sanat Enstitüsünde Arkadaşlarıyla 1954. Edip-Ciğer Mehmet-Kuru Kenan. Oturan Dansöz Aydın.

Okul yıllarından bir hatıra: 1955 Niyazi-Yücel Türker-Emin Bacınoğlu-Yusuf Katırcıoğlu-Ciğer Mehmet-Kenan Poyraz-Yunus Öztürk.

Okul takımında beraber oynadığım; Aydın Yazıcı ve mahalle arkadaşım Yusuf Katırcıoğlu ile birlikte, Kargo Tahsin’ in kurduğu Karadeniz Gücü’nde amatör olarak futbola başladık. Çok süratli idim ve o yıllarda lakap takma modaydı, bana “Rüzgâr Kenan”, Aydın’a “Dansöz Aydın”, Yusuf’a “Katır Yusuf” lakabını seyirci takmıştı. Çok süratli koşuyordum. Ocak kulübü ile yaptığımız bir maçta Gavat Mustafa(Erkenci)’nin sağından atıp solundan süratle geçip golü atınca kızan Rahmetli Mustafa abi beni yakalayıp hırsla havaya kaldırdı. Dansöz Aydın yerden çamur alıp suratına çamur sürüp beni kurtarmıştı.

1955 Karadeniz Gücü: Kuru Kenan( Poyraz)-Ramiz-Dansöz Aydın-Nadir-Milli Mehmet-Fahri-Özdemir-Mehmet-Suphi-Küçük Aydın-Yusuf Katırcıoğlu. Ortada oturan Kargo Tahsin.
Hem kaptan, hem sinemacı
Karadeniz Gücü’nde iyi futbolumla liderlik vasfımla kaptanlığa yükseldim. Kuru Kenan olarak lakabım tescillendi. Akranlarıma göre daha zayıf ama futbolumla rakip savunma oyuncularının çekindiği vazgeçilmez bir hücum oyuncusu olmuştum. İl karmasına ve Ordu’yu dışarda temsil eden takımlara seçiliyordum.
Boş zamanlarımda Bican’ın Haki Yener’le ortak çalıştırdığı Millet sinemasında büfe çalıştırıyordum. Bican kapıda içeri girenlerin biletlerini kesiyor, içeri parasız kimseyi almıyordu. Bazen eve ihtiyaç için gittiğinde ‘Kenan sen kapıya bak’ Deyip gidince ben kapıya geçip, parası olmayıp sinemaya gitmek isteyip gidemeyen garibanları içeri alıyordum. Bir müddet sonra Bican gelince, elinde fener film oynarken tek tek içeri aldıklarımı bulup dışarı atardı.

Şampiyon olup Trabzon a giden Takviyeli İdman Yurdu: Sarvan Kenan-Yalçın Ergen-Osman Necat-Nadir-Kovboy Talat-Cihangir-Kara Ali. Oturanlar: Necip Ergen-Kuru Kenan(Poyraz)-Dansöz Aydın-Nizam Kurtuluş.
Futbol Ordu için çok önemli bir spordu ve her takımın fanatik taraftarları vardı. Maçlarda saha içinde oynayan futbolcular bile bazen oyunu bırakıp seyircinin yaptığına bakıp onlara cevap verirdi. Bafra’ya gittiğimiz bir maçta bizim taraftarlarımız da otobüs tutup bizimle beraber maça geldiler.

1956. Bafra da maçta taraftarlarımızla birlikte çekindiğimiz fotoğraf. Bu kadroda Joke Kadir-Veteriner Şükrü-Yankafa İbrahim-Kuten Bacınoğlu- Necip Ergen- Yener Sağra ve Ünal Sağra da var.
Ordu’nun grup maçlarındaki başarısı futbol federasyonunca takip ediliyordu. Sabri Kiraz hocanın başkanlığında Türkiye karması Ordu’ya geldi iki karma yeni düzenlenen stadyumda bir dostluk maçı yaptık. O maçta çatala çarpıp attığım çok güzel bir gol vardı. Hiç unutamadığım.

 

Sabri Kiraz yönetiminde Türkiye karması ile Ordu karması maçı öncesi.
Erkek sanat okulu bitince; Ankara’ da Tekniker Okulunda okumayı kendime hedef koymuştum. Sekiz aylık bir zaman vardı. Futbol oynayan arkadaşlarım bu süreyi geçirmek için farklı yerlere transfer olmuşlardı, bende Turhal Şekerspor’a gittim. Sekiz ay futbol oynadım. Yetecek kadar bir ücrette alıyor aileme yük olmuyordum. Sözleşme yenileme zamanı hoca at şuraya bir imza deyince ben okumaya gitmek istiyorum deyip; Ankara’ya gittim. Okula kayıt yaptırdım. Okulda kendime bir çevre yapıp futbolcu olduğum öğrenilince, Radyo Evi Şan Bölümü Başkanı, ayni zamanda Kalabaspor Kulüp Başkanı olan Hasan Sözeri’nin yanına beni gönderdiler. Oda beni Kalabaspor’a amatör olarak aldı.

 

Ankara Kalaba Spor formasıyla.
Dışkapı’da ev tuttum. Okul hayatım boyunca üç sene orada futbol oynadım. Düzenli harçlığımı da ödedi. Devlet Bakanı Mesudiyeli Cemil Bengü beni Ankara Makine Kimya’ya yerleştirdi. Gündüz çalışıp gece okuyordum. Futbol umuda ihmal etmiyordum. Güneş Sporla yaptığımız bir maç sonunda, Güneş Spor Kulüp Başkanı iş adamı Avni Bulduk, beni yanına çağırdı, iri kıyım bir adamdı; ‘Gel seni Güneşspor’a alayım 250 Tl maaş veririm, benim otelde de yatarsın’ Dedi. Okulum bitiyor ben yeterince gurbette kaldım, önce askerliğim var sonra, Ordu’ya dönmek istiyorum dedim. Çanakkale Eceabat’ta askerlik yaptıktan sonra Okulun diplomasına istinaden sürveyan olarak bayındırlık bakanlığına yatay geçiş yaptım. Oradan da Ordu’ya kontrol mühendisi olarak tayin oldum, 1961. Futboldan kopmadım, arkadaşlarım; Bacıno Hikmet ve Kahraman Sönmez’ le birlikte bir müddet Yolaç ta futbola devam ettim.
Bayındırlık Müdürlüğünde görevim aşırı sorumluluk gerektiriyordu. Evlenip iki de kızım olunca çok sevdiğim futbolu bırakıp evime ve işime ağırlık verdim. Boş zamanlarımda kurumlar arası maçlarda ve arkadaşlarla aramızda futbol oynamaya devam ettim.

Ankara dan gelen kız takımı ile yaptığımız gösteri maçı öncesi. Eski futbolcular maç yapmıştık.

Görevim gereği Ordu’nun her yerini gezdim. Şehrimiz öylesine güzel ki, Emekli olduktan sonra daha iyi anladım. Şimdi, Eski günlerin anıları ve İki kızım, iki torunumla güzel Ordu’da emekliliğin tadını çıkartmaya çalışıyorum.”

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)