Birileri bu yanlışa dur demeli
Yavuz Kalyoncu

Birileri bu yanlışa dur demeli

Bu içerik 92 kez okundu.
Reklam

Doğal su kaynaklarımız tahrip ediliyor

      

 Yavuz Kalyoncu yazıyor…

Yapmayın beyler! En son yapacağımız işi en baştan yapmayın. HES’lerle bozduğunuz doğal dengenin tahribatı henüz geçmeden, tabiat kendi yarasını henüz tamir etmeden. Canlıların hayatı için en önemlisi olan su kaynaklarını ait oldukları topraklardan başka yerlere taşıyarak BİR YARA DAHA AÇMAYIN.

Birleşmiş Milletlerin raporuna göre her 15 saniyede bir çocuk susuzluk yüzünden ölüyor.

Dünya yüzeyinin %70 sularla kaplı.1,4 milyar metreküp, Bu suyun %97 si tuzlu deniz suyu. İnsanın kullanamadığı % 3 e yakını da kutuplarda.- Geriye kalan sadece %0,3 kullanılabilir tatlı su. Bu suyunda ancak %1 ine ulaşabiliyoruz. Onu da insana çok gören, bazıları, göz koyup ulaşmamızı engellemeye çalışıyor. Rant kazanmak için suyu evir devir eden HES inşaatları ve şişeleyip satanlarda bu bazılarının içine giriyor.

Dünyamızın susuz kalma tehlikesi bütün gelişmiş ülkeler tarafından tartışılırken, su kaynaklarının korunması, başka farklı yollardan kullanım ve içme suyu elde etmenin yolları hakkında sempozyumlar yapılıp çözümler aranırken. Allah’ın Karadeniz insanına sunduğu iki bin rakımlı tepelerin zirvesinden çıkan göze sularına göz dikmenin biri izahını yapsın.

            KIRK GÖZELER ARTIK YOK

İşin kolayına kaçmanın, topu taca atmanın ve tabiata ihanet etmenin en bariz örneği şu an; Aşut Obasında bulunan kırk göze sularına yapılıyor. Yaylalarımız ve sularımız ile ilgili yazımda bahsettiğim su kaynaklarımız bize sunulan mucize kaynaklar. Bunları koruduğumuz süre yaylalarımız var olacak.

Allah’ın insanoğluna sunduğu iki bin rakımlı tepelerin zirvelerinde doğarak, yer çekimine uyup aşağılara doğru araziyi sulayarak akan göze sularının tabiata hayat verip oba insanının ihtiyacını karşılaması, hayvanların içmesi için kullanılması kimi rahatsız etti bilinmez ama kırk gözelerde Ekskavatörler kazma işlemlerine başlayıp araziyi kurutup karartacak olan çalışmalarına başladılar.

 

Çevre oba halklarının birer canavar olarak gördüğü ekskavatör.

 

Ordu’nun en yüksek tepesi olan Göndeliç’in(2930 m.) yanındaki tepe olan Aşut tepesinin(2569 m.)zirvesinde doğup; Aşut Obası, Voyvoda Obası, Çukur Oba, Değirmenbaşı Obası ve Orta Obanın su ihtiyacını karşılayan, aşağı ve yukarı Yelim kara obalarının da istifade ettiği; Kırk Gözelerden su almak için Oski’ye ait Ekskavatörler gözelerde kazma işlemlerine başladılar.

Fındık zamanı olduğu için oba sakinleri şimdi köylerinde fındıkta olduklarından. Obada kalan yaşlı kadınlar ve çobanlar, henüz olayın ciddiyetinin farkında değil. Ordu’nun en eski yerleşim yerlerinden olan yukarıda ismini yazdığım obalar. Bu göze suları yüzünden yüzlerce yıl öncesinde tercih edilip kuruldular. Şimdi suyu alınmak için kazı yapılan kırk gözeden gelen sularla bir zamanlar değirmenler dönüp insanlar geçimlerini sağlıyorlardı. Gözelerden gelen soğuk sulardan istifade eden oba sakinleri farklı yerlerde çeşmeler yapmışlar.

Aşut Obası yanında bulunan bu çeşme suyu, göze suyu alınırsa kuruyacak! Artık böyle gür akmayacak. Bu suyun bir özelliği içine attığınız yedi çift bir tek taşı elinizle çıkartmaya çalışıp, eliniz on dördüncü taştan sonra uyuştuğu için kalan tek taşı alamamanız.

Hızla büyüyen şehirlerimizin su ihtiyacının artarak büyümesi sonucu su arayışlarına hak veriyoruz ama bunun çözümü göze sularını tahrip edip, eko sistemi bozmak değildir.

Dünya ülkeleri yüz yıl sonrasına yatırım yapıp deniz sularını arıtırken, İşin kolayına kaçıp hazırı alıp geleceği düşünmemek, günü yaşamak. Hiç yakışık almıyor.

Bu göze sularını o yükseklikten insanların emrine sunan ulu yaratanın bir bildiği vardır. Hiçbir şey gereksiz yaratılmamıştır.

‘’Bakara Suresi, 60. ayet: (Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için su aramıştı, o zaman Biz ona: “Asanı taşa vur” demiştik de ondan on iki pınar fışkırmıştı, böylece herkes içeceği yeri bilmişti. Allah’ın verdiği rızıktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk (fesat) yaparak karışıklık çıkarmayın.

Bakara Suresi, 74. ayet: Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı. Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki, onlardan ırmaklar fışkırır, öyleleri vardır ki yarılır, ondan sular çıkar, öyleleri vardır ki Allah korkusuyla yuvarlanır. Allah yaptıklarınızdan gafil (habersiz) değildir.’’

Amerika birleşik devletlerinde, Avustralya’da, İspanya’da. Başta İsrail olmak üzere bütün körfez ülkelerinde, kullanılan sistemi araştırmak yeni fikirler yeni çözümler üretmek varken işin kolayına kaçmak yakışmıyor. İnsanımızı ve Tabiatı küstürüyorsunuz.

Altı oba bu göze suları sayesinde altı ay bu topraklarda yayla yaparak hayvanlarını otlatıyorlar.

Ege ve Akdeniz’deki tatil yörelerinde bulunan beş yıldızlı otellerin bile ihtiyacı olan suyu deniz suyunu arıtarak kullandığı günümüzde, geleceği düşünmeden 2000 rakımlardan yeryüzüne çıkarak insanoğlunun hizmetine sunulan; Yaratanın mucizesi suları yatağından alıp aşağılara taşırsanız olacaklar, yeni sorunlar yaratacaktır. Unutmayın denizlere ulaşan derelerimizi bu sularımız meydana getiriyor. Alıcın deresini besleyen en önemli su kaynağı bu göze sularından geliyor. Milyonlarla ihale edilip sularına zincir vurup bir yerden bir yere dere suyunu taşıyıp elektrik üreten Ertaş’taki HES inşaatı, dere suyu kuruyunca nasıl elektrik üretecek. Suyun azalacağını bilse o firma oraya o HES inşaatını yaptırır mıydı?

Suyu bol kara denizde çözüm çokken işin kolayına kaçıp intihar etmeyelim bu yapılan yanlışa biran önce dur diyelim.

Göze sularının hayat verdiği topraklarda; Elektriği olmayan obalarda, gaz lambası ile gecenin karanlığını aydınlatmaya çalışan evlerde yaşamış biri olarak bu yanlıştan dönülmesi gerektiğini düşünüyorum. En son yapılması gerekeni en başta yapmayın. Oba halkı elektriksiz yaşar ama susuz yaşayamaz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)