OSMAN AYDIN
Yavuz Kalyoncu

OSMAN AYDIN

Bu içerik 152 kez okundu.
Reklam

Ordu futbol tarihine iz bırakanlardan birisi de 1945 doğumlu. Osman Aydın.
Okul yıllarında başlayan futbol sevdasını ailesinin tüm karşı çıkmalarına rağmen profesyonelliğe kadar taşımayı başarmış olanlar arasında yerini almış. Babası İsmail Aydın devlet hastanesinin her işe koşan, hem taşıyıcı hem de ambulans görevini yerine getiren Willys pikabının tek şoförü imiş. İsmail efendinin Dört erkek bir kız çocuğu olmuş. Her baba gibi İsmail Aydın da çocuklarının okuyup büyük makamlara gelmesini arzu ettiği için çocuklarını hep okumaya yönlendirmiş.
Gizlice başlayan futbol yaşamı…
Hayatı futbol olan Osman Aydın’la o yılları yaşadık;
“Babam futbol konusunda hep çok sert oldu. O yüzden gizli kaçak futbol oynuyordum. Benim haricimde diğer üç erkek kardeşim futbol ile ilgili olmadılar. İlk Okulu 19 Eylül İlkokulu’nda okudum, 1952.
O zaman okulun ismi Güzel Ordu ilkokuluydu. Sonra Güzel Ordu şimdiki yeri olan köprübaşına taşındı. Kemal Top okul müdürüydü. Saime Özkan, sınıf öğretmenimdi. Edibe Akyol ve Mustafa Ergen de diğer hatırladığım öğretmenlerimizdi. Ben okul arkadaşlarım Seyfi Odabaş, Erol Odabaş(Taşçı Erol), Arap Güner, Toto Uğur ve diğer arkadaşlarla birlikte okul bitiminde, şimdiki öğretmen evinin yanındaki parkta futbol oynardık.
O zamanlar parkın hemen bitimi denizdi, sahil yolu yoktu. Top oynadıktan sonra denize girerdik. Halkevi vardı orada, önündeki boşlukta müzik gurupları konser verirdi. İlkokul bittikten sonra 1957 yılında amcam büyük abimi Ankara’ya hukuk fakültesine götürürken ablamla beni de Ankara’ya götürdüler. İki yıl Ankara Atatürk lisesinin ortaokul kısmında bir ve ikinci sınıfı okudum. Sonra Ordu’ya döndüm.
Merkez Orta Okulunda Beden Eğitim öğretmenimiz Orhan Kartal bizim top oynamamız için okul idaresine okul etrafına beton döktürüp; basketbol, voleybol sahası da yaptırdı.
Sonra sınıflar arası maçlar başladı. Mustafa Angın, Ali Angın ve Özcan Görmüş ayni takımdaydık. Bir maçımızı izleyen Rahmetli Ali Ataoğlu Özcan’la ikimizi yanına çağırdı: ‘İkinize lisans çıkartıp, takıma alacağım’ dedi,1960.
İkimizin de babası futbola karşıydı biz birbirimize baktık; ‘Abi Babamız futbol oynamamıza izin vermez, okulda oynuyoruz diye izini zor aldık’ dedim. Dedim. Ali Ataoğlu; ‘Ben Babalarınızdan izin alırım’ dedi.
Ertesi gün Vakıflar bankasının olduğu yerde eskiden Eczane vardı. Or Eczanesi, Haydar Or. Ali abi Eczanenin önünde, babam da Zafer Sineması önüne arabayı çekmiş birisini bekliyor. Ali abi babama seslendi; ‘İsmail, İsmail seninle bir işim var, senin çocuğa lisans çıkartıp takıma alacam’ dedi. Babam kızgınlığını belli etmeden; ‘Benim çocuğum okuyacak sen git başka oyuncu bul’ Deyip Ali abiye sırtını döndü.
O sene sadece okul takımında ve mahalle aralarında kaçak oynamaya devam ettik. Sonra liseye geçince Ortaokuldaki arkadaşlar çoğunluk Lisede de buluştuk, basketbol takımına seçildim. Rahmetli Turşu Kemal’le basketbol takımında oynadım. Kemal kolejden gelmişti çok iyi basketbol oynuyordu. Tek başına bir takımdı.


1961 Lise Basketbol takımı.
Babam, ‘futbol oynamayacaksın üniversite okuyacaksın’ diye ısrarcı oldu. 1962 senesi başında babam felç geçirdi, emekli oldu. Babam Ankara’ya hastaneye gidince beraberinde bende gittim. Düzenli masaj yapılması gerekiyordu ve bu masajı bana öğrettiler. Ben okulu bırakmıştım. Altı ay babama masaj yaptım. Babam kısmen düzeldi ama 19 sene o felçle yaşadı. Futbol konusunda artık bana daha esnek davranıyordu ve Ali abi bana ilk lisansımı çıkarttı. Yaşım on yediydi, sene1962- 1963. İdman Yurdu günlerim başladı. Orta sahada oynuyordum.


1962-63. İdman Yurdu: Nadir Furtun- Ahmet Karlıbel-Mustafa -Toto Uğur Vardal-Çanga – Hikmet Bacınoğlu. Oturanlar: Vedat Güler- Ertan Kalay-Höllük Mehmet- Osman Aydın- Nizam Çimentepe.

Zaman zaman Ali abinin de oynadığı takımda; Nizam Çimentepe, Vedat Karlıbel(Kaleci), Ayvaz Abi, Ahmet Karlıbel, Keçiköylü Muttalip abi, Nadir Furtun’la beraber futbola başladım. O sezon toplam altı maça çıktım. Ertesi sene Vedat abi kaleyi bıraktı. Şarlo Talip askerden gelip Erzincan’a, Yener Yücel askere gitti. Kalecilik yapacak iki kişi var takımda, biri Kemal Karlıbel biri de bendim. Ali abi beni kaleye seçti. İdmanyurdu’nda bir sene kalede oynadım. Müdafaamız çok iyiydi. Kalede bana hemen hiç top gelmiyordu. Soğuk havalarda arkadaşlardan geri pas at diye top istiyor, üşümemek için devamlı ısınma hareketleri yapıyordum.
Şampiyon olup Giresun’a gittik. İyi maçlar çıkarttım ikinci olduk. O ara Kaleci Yener Yücel(Malak Yener) askerden dönünce ben tekrar orta sahada oynamaya başladım. Konya Şeker Fabrikalarında Ordu’dan evli muhasebe müdürü vardı. Fikret, Yüksel ve Güner’i Konya’ya almıştı. Güner, Konya Şeker’den askere Karagücü’ne gidince, Fikret beni çağırdı. Gittim,denemeye aldılar beğendiler. Konya Şekerli oldum. Toros Adnan isminde Altınordu’da futbol oynamış. İzmirli antrenörümüz vardı, her şeyimizle ilgileniyordu. Fabrika içinde lokalde kalıyor, mühendislerle birlikte yemek yiyorduk. Antrenman sahası da tesislerin içindeydi. Fizik olarak çok güçlendim, futbolum da gelişti.

1964-65. Konya Şekerspor: Sağ baştan üçüncü Osman Aydın.
Biz Konya’da futbol oynarken Mahmut Çol’la, Nizam Çimentepe Eğitim enstitüsünde okuyorlardı. Hafta sonları bir araya gelip vakit geçiriyorduk. Bir yıl futbol oynadıktan sonra Ordu’ya döndüm. Saka İhsan’la lisansı Ordu’ya alması için konuşurken Nihat Özel, Yılmaz Kırmancı ve Orhan Aslan yanıma geldi, beni Yolaç’a aldılar.

Yolaç 1964: Kahraman Sönmez- Nevzat- Hasan- Tamer-Seyfi-Osman. Oturanlar: Höllük Mehmet-Bilgin-Öçü Uçman-Hicabi-Fıçı Fahrettin.
Yolaç kurum destekli maddi imkânları iyi olan bir kulüptü. İdarecileri de futbolu çok seviyorlardı. Eskişehirspor’la dostluk maçı yaptık.

Yolaç-Eskişehir Spor.
İlk sene ikinci, ikinci sene takıma takviye yapıp şampiyon olduk.

1965-66 Şampiyon Yolaç takımı: Osman Aydın- Arap Güner Vardal-Keçiköylü İhsan-Kara Kemal- Rıfkı -Hikmet Bacınoğlu- Yankafa İbrahim. Oturanlar: Kahraman Sönmez- Nevzat Yek- Burhan-Rafet-Bızdırık Çoşkun.
Samsun’a grup maçlarına gittik. Yolspor’la maç yaptık. Giderken Fatsa’dan Motor İsmet’i, Ömer‘i, kaleci Şeneri, takviye aldık. Yolspor’da çok iyi. Ordu’dan Milli Mehmet Kargı, Ahmet Kargı, Giresunlu kepçe Ahmet gibi süper futbolcuları var, 1-0 yenildik. Ordu’ya döndük. Rövanş maçını yapacağız. Bize atlastan forma yaptırmışlar. Bir havayla maça çıktık yağmurlu bir hava maç 0-0 iken adamlar bize 2 gol attılar. Bizde 1 gol attık, aşırı yağıştan hakem maçı durdurdu. Çizgileri çizin diye kenara talimat verdi. Maç tehir olsun diye çok yırtındık ama maç 2-1 bitti ve biz elendik. Sonra ben askere gittim.
Askerde önce Kütahya’ya sonrada Bursa’ya dağıtıma gittim. Havagücü’nün formasını giyip askerlik bitene kadar takımda futbol onadım.

Hava gücü Futbol Takımı: Sağ başta Osman Aydın.
1967’de Orduspor kurulunca, Bacınoğlu Hikmetle biz askerdeydik. Terhisimize bir ay kala bize haber geldi. Hikmet te Karagücü’nde oynuyordu. 1968’in mart ayında lisans çıkartılıp profesyonel olarak Orduspor‘lu olduk.
İki yıl Orduspor’da oynadım. 1968 yılında Borsa’da işe başladım. 1971’de evlendim. Takımda yeniliğe gidilince takımdan ayrılıp, İdmanyurdu’na amatöre geri döndüm. Takımı da çalıştırıyordum. Sonra Orduspor’a Tamer Güney’ in yanına yardımcı antrenör olarak geri döndüm. Bir sene sonra kulübe yazı geldi profesyonel takımlar alt kademede genç takımlarla deplasmanlı liglere katılmaya mecburdurlar. Erdoğan Gürhan zamanında stadyumun arka tarafında bir ay boyunca seçmeler yaptık. 30 kişilik gurupla çalışmalara başladık.

Osman Aydın denetiminde Kurulan ilk Ordu spor Genç Takımı.
Stadyumun arkası Ordu’nun futbolcu yetiştiren tarlasıydı. Orada yapılan maçları izlemeye gelenler sahadaki maçları izlemeye gelenlerden daha fazlaydı. Yaz ve Ramazan turnuvalarının tadı da bir başkaydı. Şimdi otopark olan yer. Bence orası kalmalıydı.
Asker dönüşü bir şekilde Almanya için müracaatım vardı. Çağrı gelince gitmeye karar verdim. 1973 yılı temmuz ayında Almanya ya gittim. Metal işçisi olarak gitmiştim. Boş zamanlarımda da o şehrin takımında futbol oynadım, bir yılda Almanya’da kaldım. Almanya’daki yaşantıya ayak uyduramadım. Kızımın ve eşimin özlemi de ağır basınca; döndüm Borsada tekrar işe başladım. Necip Cemal Gökalp in bıraktığı genç takımı devir aldım.

 

1974-75 te Kadri Aytaç’la Orduspor şampiyon olduktan sonra. Bülent Eken’le Kahraman Sönmez’le yayla kampına katıldım. Dönüşte yine genç takımın başına geçtim. Sezon sonunda Bülent hoca ayrılınca; Necip abi, Fikret ben son altı maça beraber takımı hazırladık. Sonra Gürsel Aksel’le Orduspor anlaştı, 1976. Yardımcı antrenör yine bendim. Sonra İsmet Arıkan’la çalıştım, sonra tekrar Necip abi geldi beraberdik. Banik Ostrava maçı öncesi altı maç oynatıp dördüncü olan takımı bıraktık. Takımda sadece Kemal gitmiş yerine Petrol Ofisi’nden Şenol gelmişti. Takım havaya girmişti bir başkasının gelmesi daha iyi olur diye düşündük. Fevzi Zemzem geldi, 1979-80. Bu arada 1979 yılında Orhan Haznedar’ın bıraktığı, Borsa genel sekreterliği görevini yapmaya başladım. 11 sene göreve devam ettim. Orduspor’dan hiç kopmadım. Feyzi Zemzem’le birlikte alt yapının başına getirildim. 1990 yılına kadar alt yapı sorumlusu olarak çalıştım. Zaman zaman Aydın Yıldırım, Naşit Oskay, Temel Tefil gibi genç arkadaşla la beraberdim. Alt yapı için okulların tatil olmasına yakın okul bahçelerinde çocukları izler yeni yetenekler bulmaya çalışırdık. Bulduğumuz çocukların aileleri ile görüşür hepsi için ayrı dosyalar hazırlar özel antrenmanlarla eksik yönlerini geliştirme çalışmaları yapardık. Çok başarılı futbolcular kazandırdık.
1990 yılında Borsadan ’da emekli olup ailece İstanbul a gittik. Bir hafta sonra beni kulüp müdürü olmam için geri çağırdılar. 2000 yılına kadar on senede kulüp müdürü olarak görev yaptım.”
Futbol tarihinde Osman Aydın gibi, amatör olarak başladığı futbolculuk yaşantısına, doğduğu şehrin takımında profesyonel olarak devam etmiş ve kulübün her kademesinde görev almış bir başkası var mıdır, bilemem. Ama bildiğim bir şey Osman Aydın var. Şimdi kulübün bu günkü düştüğü duruma en çok üzülenlerden. Üzüntüsünü deniz kenarına attığı çadırda balık tutup denize girerek ve eski günleri anarak unutmaya çalışıyor.
Teşekkürler Osman abi emeklerin unutulmaz, hizmetin tartışılmaz. Sizin gibiler de artık bulunmaz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)