Seçim süreci ve barış
Coşkun Özbucak

Seçim süreci ve barış

Bu içerik 70 kez okundu.
Reklam

7 Haziran sonrası ne olduysa onlarca gencimiz öldürüldü. Düşmanlaştırma ve ötekileştirme egemen hale getirildi. Çatışmalar, bombalamalar, sokak linçleri, yakmalar, yıkmalar olağanlaştırıldı. Kısacası ‘kara günler’ yaşıyoruz.

Ölümlerin çoğalması üzerine iki miting yapıldı. Biri Ankara’da ‘sivil toplum kuruluşları’ tarafından, diğer de İstanbul’da kim oldukları belli olmayan ‘sivil toplum kuruluşları platformunun’ adı kullanılarak Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın katılımı ile yapılan miting.  İki mitingde de Türk bayrakları kullanıldı ama miting bittiğinde bayraklar yere atılmıştı. Fotoğraflar gazetelerde yer almıştı.

Bayrağa verilen değer sözle olmuyor. Mitinglerde bayrak taşımak da tek başına yetmiyor. Önemli olan bayrağın anlamı olan ‘bağımsızlık’ konusunda hassasiyet göstermektir. Emperyalist kuşatmaya teslim olmamaktır. Bayrak kimsenin tekelinde değil. Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşların ortak değeridir. Yani siyasi amaç için bayrak kullanmak uygun değil…

Seçim sürecinin ‘çatışmalı’ ortamda devam etmesi herkese zarar veriyor. Bu gerçeklikle Ankara’da mitinglerin üçüncüsü yapılıyor. Diğer ikisinden farklı olarak ana vurgusu ‘barış’ üzerinde…

Bu miting ‘ölümlerin olmaması’ için yapılıyor. Politikalar ölümlere neden olmamalı. Bu taleple DİSK, KESK, TMMOB, TTB çağrısıyla yarın ‘barış’ diyenler bir araya gelecek. Mitinge katılımın gücü, çatışmaların bitmesine de katkı yapacak. Talep kardeşlik ve demokrasi kapsamında barış olunca başkası da beklenemez.

Önceden Ankara ve İstanbul’da yapılan mitinglere Ordu’dan katılım olmuştur. Yarın Ankara’da yapılacak olan mitinge de olacak. Ölümlerin durdurulması için barış demekten başka seçenek de yok. Ankara’da yükselecek ‘barış’ sesini, Türkiye’nin talebi olarak değerlendirmek gerekiyor.

Türkiye’de ‘barış’ talebini dillendirmek acil bir görev olarak duruyor. Artık cenaze görmek, ağıtlar işitmek istemiyoruz. Her ölüm kardeşleşmekten uzaklaşmaya neden oluyor. Savaş-çatışma yerine kardeşliği, barışı öne çıkarmalıyız.

Yarın Ankara’dan yükselecek olan ‘barış’ sesi hiç kesilmemeli. Barış gelene, kardeşlik ortamı yeniden sağlanana kadar inatla ‘barış’ haykırışını büyütme zamanı.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)