Her yerde eğitim
Coşkun Özbucak

Her yerde eğitim

Bu içerik 80 kez okundu.
Reklam

Eğitim denildiğinde akla okullar gelir. Öğrenmenin ana yeridir okullar. Ama ‘Öğrenmenin yaşı yoktur’ sözünü de biliriz. Okul biter öğrenmeyi sürdürürüz hem de her yerde, her koşulda…

Eğitim kurumu okullar yanında bir ‘hayat üniversitesi’ var! Bazen okullardan daha öğreticidir hayat üniversitesi. Hem de eğitim alanında. Okullarda öğretim öne çıkarken hayat üniversitesinde eğitim ana daldır!

Her şeyi bilme olanağımız yok, her gün öğrenmeyi sürdürüyoruz. Sokak da okul özelliğinde…

Yaşam, öğrenme süreci… Geçen hafta 3 kez Ordu İdare Mahkemesi duruşmalarına katıldım. Bildiğim konulara eklemeler yapma olanağını yakaladım. Davanın ikisi Fatsa’daki siyanürle altın ayrıştırmasına; biri de Turnasuyu’nda çimentonun hammaddesi olan trans madeni işletmesinin engellenmesine yönelik açılan dava idi.

Burada hem hukukçu hem de alanında uzman olanlardan yararlanarak bildiklerimizi pekiştirdik, yeni bilgiler öğrendik. Şirketlerin maden sahalarındaki uyanıklıklarını yeniden gördük. ‘Kurnaz’ şirketler çalışma yapacakları alan üzerinde yasalara takla attırıyorlar. Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) çıkarma iki çeşit oluyor. Biri küçük alanlar için Valilik tarafından verilen ‘ÇED gerekli değildir’ kararı; diğeri de büyük alanlarda yapılması gereken uzun zaman alan ve masraflı ÇED raporu. Şirketler büyük alanda yapacakları ÇED çalışmasında verecekleri zararların daha iyi görüleceğini bildiklerinden, hem zamandan, hem de masraftan kurtulmak için çalışma yapacakları alanın tümünde değil Valilikten alabileceği ‘ÇED gerekli değildir’ kararı için yeterli alanda çalışma yapacaklarına yönelik ÇED raporu hazırlıyorlar. Buradaki çalışma bitince bitişik alanda yeniden ÇED raporu çıkararak ‘ÇED gerekli değildir’ kararı çıkarıyorlar. Yani alanda parça parça yıkım yapıyorlar.

Üç davada da aynı sıkıntı ortaya kondu. ÇED raporu hazırlanan alan ruhsatlı alanı kapsamıyor. Burada öğrendiğimiz bir gerçek de bu oldu.

Sunumlarda gerekçelerin sıralanmasının nasıl yapılacağını da öğrendik. Daldan dala atlamadan bütünlüklü sunumun etkilerini yerinden gördük.  Bir de avukat olmanın inceliğini! Avukat hukuk bilgisi yanında davanın konusu hakkında da derinlemesine bilgi sahibi olmalı. Yalnızca Anayasa ve yasalar yetmiyor, uluslararası sözleşmeleri de adı gibi bilmesi gerekiyor. Zor iş!

Hayat üniversitesi dedim ya, öğrenmenin yeri, süresi yok… Her gün, her yerde öğrenmeyi sürdürüyoruz.

Davalarda bilinçli ve bilimsel ‘savunma’ yanında, davanın tarafları haklılıkları konusunda kendilerine inandığında sorunu aşmak kolaylaşıyor…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)