Öğretmenler…
Coşkun Özbucak

Öğretmenler…

Bu içerik 79 kez okundu.
Reklam

Bir mesajla ortalık karıştı! Öğretmenlerin telefonuna gönderilen mesaj önce öğretmen göçüne neden oldu ve tartışmaları devam ediyor.

Birincisi, mesaj ‘resmi bir duyuru’ değil. İkincisi, hizmet içi eğitim neden iki ilçe öğretmenine? Hangi konuları kapsıyor? Üçüncüsü, eğitimin aksamasından kaynaklanan mağduriyetten kim sorumlu? Dördüncüsü ise, operasyon yapılacaksa ‘yalana’ ne gerek var?

Öğretmenlik ‘kutsal’ bir görev! Şimdi operasyon tamamlandı ve öğretmenlerin geri döndüğünü düşünelim! Öğrencilerin öğretmenlerine yönelik değer yargıları nasıl olacak? Ailesinden sonra –belki aileden de önce- en önemli kişi konumunda olan öğretmen ne yapacak? Güveni nasıl sağlayacak?

Aslında öğretmenler (doktorlar ve diğer kamu görevlileri de) hendeklere de gidebilir, askerin polisin barikatına da öğrencileri için (gelecek için) barış güvercini olabilirlerdi… Öğretmenlik yalnızca sınıfta (dört duvar arasında) ders anlatarak olmuyor…

Ölümlü çözüm!

Türkiye’deki çatışmalı ortam, ( savaş- terör- operasyon- hak gaspları) adına ne denirse densin ölüme neden oluyor. Savaşlarda öldürmek bir gerçeklik,  başka seçenek yok! Aynı toprakları paylaşanların arasındaki sorunu çözmenin yolu ölümle olursa kabul edilemez!

Nereden nereye geldik. Bugün sorunu çözmeye en yakın aşamadayız ama iş yokuşa sürülüyor. Kürt kimliğinin varlığı kabul edilmiyordu bugün herkes Kürt kimliğini kabul ediyor. Karşılıklı talepler var. Tüm talepler birlikte yaşama üzerine kurulmuş. Birlikte yaşam konusunda ayrılık- farklılık yoksa neden ‘kıyamet’ koparılıyor?

7 Haziran 2015’e kadar süren ‘ölümsüz’ süreç neden bitti? MHP Genel Başkanı yaptığı açıklamada 200 bin kişinin sokağa çıkma yasağı yapılan yerlerden göç ettiğini söylüyor. Açlık ve yoksulluktan doğan göçün yanına can güvenliği nedeniyle göç eklendi. Filistin’i, Irak’ı, Suriye’yi televizyonlardan izliyorduk, artık ülkemizde iç göç başladı!

Sorumlu şu ya da bu ama sonuçta halk mağdur. Siyasi partilerin ve diğer kuruluşların hepsinin yükümlülükleri var ama asıl yükümlülük hükümetin. Ölümsüz çözüm için yapabilecekleri var. Bölünmeyi önlemenin birinci koşulu, yüreklerde, beyinlerde bölünmeyi engellemektir. Yürekler, beyinlerde bölünme gerçekleştiğinde toprak bütünlüğünü korusak ne olacak ki her gün ‘düşmanlık’ duyguları taşıdıktan sonra…

Kim ölecek?

Gazete sayfalarında, televizyon ekranlarında heyecanla, korkuyla ölüm haberi bekliyoruz kimin canı yanacak diye… Tanısak da tanımasak da her ölen içimizi acıtıyor. Fotoğraflar, görüntüler Türkiye’den mi, Irak’tan mı, Suriye’den mi, Filistin’den mi, Afganistan’dan m belli değil! Yıkılmış evler, sokaklar hatta tarihi mekanlar… Canımız acımaya devam ediyor…

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)