Yeter Artık…
Ufuk Ersoy

Yeter Artık…

Bu içerik 77 kez okundu.
Reklam

 

 
 

Bu kente düşmanız sanki. Her fırsatını bulduğumuzda sırtından vuruyoruz acımadan. Farkındayız yada değiliz; yavaş yavaş öldürüyoruz bu şehri…
***
1977 yılında, henüz yirmisinde bile değilken, Ordu Lisesinde öğrenciydim. Her okul çıkışında Selimiye Mahallesinde, Caminin hemen yanı başında olan evimize yürüyerek dönerdim. Elimde defter, kalem yüzüm Boztepe’ye dönük yürürken, sanki koca tepe benimle birlikte yürür, sohbet ederdik inceden.

O zamanlar bu kadar işgal edilmemişti Boztepe. O zamanlar henüz eteklerinden başlamıştı yangın. Lakin sonrasında üzerinde hızla yaşanan betonlaşma, yok oluşun çığlıklarıydı. Yazık oldu Boztepe’ye. Son zamanlara kadar neler çekti, ne yaralar aldı bedenine bir bilseniz.
***
Yine o genç zamanlarımda, Tahıl Pazarı Ordu için çok hareketli ve önemli bir alışveriş merkeziydi. Tahıl Pazarı bu kentin en önemli simgelerinden biri olarak hafızamdan hiç silinmedi. Pazarın uzun sütunlu ayakları üzerinde çinko saç örtü ile kapalı bir alanı da vardı ki; burada her çarşamba tırmıt, fındık, fasulye, ceviz, meyve, süt, yoğurt, tereyağı, bal, pekmez gibi ne kadar yerel ve doğal organik köy ürünü varsa gelip satın alırlardı. Tahıl pazarında destancılar, dondurmacılar, şıracılar, simitçi ve helvacılar da muhakkak olurdu. Her pazarda olduğu gibi birde çeşmesi vardı.
Sonrasını anlatmaya dilim varmıyor. Yok ettiler o tarihi. Gelenekleri, görenekleri, halkın anılarını, yaşamın ayak izlerini sildiler acımadan. Garip bir şey oldu işte. Gelip geçerken başımı çeviriyorum görmemek için.
Tahıl Pazarı her Ordulunun mutlaka uğradığı, gerçekten kendisini bulduğu asla unutulmayacak bir yaşam alanıydı. Okul tatil olduğunda, yaz aylarında orada Tahıl Pazarına bakan sokakta bir lokantada garson olarak çalıştım hep. Sabah 05.30’da elimdeki simitimi paylaştığım Tahıl Pazarında kısmetini arayan güvercinlerin kanat çırpışlarını unutmadım hiçbir zaman.
***
Aradan yıllar geçti. Şimdiki Büyükşehir Belediye binasının yapıldığı alandaki eski belediye binası yıkıldı. Bir gazetede yazıyordum o zamanlar. O dönem ki belediye başkanına ortaya çıkan o alanın meydan/yeşil alan olarak planlanması ve halkın rahatça kullanacağı, nefes alabileceği bir meydan olarak yapılmasının daha faydalı olacağı anlatılmaya çalışıldı. Sonuç alınamadı maalesef. Lakin oranın yeşil alan olması yönündeki akıbeti de beton bir binanın altında kaldı.

Sonra Ordu Giresun yolu üzerindeki Karayollarının arazisinin bulunduğu alana geldi sıra. Şu sıralar Ordu Valilik Kampüsü inşaat alanı olarak beton binalar yerini almış, gelip geçenlerin gözlerinin içine bakıyor. 32 bin 491 metrekarelik Karayolları arazisinin yeşil alan değil, inşaat alanı artık. Her gelip geçerken “yazık oldu bu alana, keşke…” dediğim yerlerden birisi maalesef.

***
Aradan kısa bir süre geçti. Ordu’da yaklaşık 15 milyon liralık harcamayla 116 dönüm arazi üzerine kurulan Karadeniz’in tek botanik parkı, 800 yataklı şehir hastanesine tahsis edilerek sökülmeye başlandı.
İçinde oturma alanları, yürüyüş parkuru, kır düğünü alanı, ağaç fidanları, çeşitli bitkiler ve sosyal tesislerin olduğu Botanik Parkı, yaz mevsiminde ziyaretçilere açılması planlanıyordu.
***

Biz nefes almak istiyoruz… Bu kentte yaşayan bireyler olarak temiz su içmek, toprağa basmak, zehirsiz beslenmek, güvenli kentlerde yaşamak, çocuklarımızın her yerden denize girdiği temiz sahiller, özgürce oyun oynadığı sokaklar, rahatça bisiklete bindiği caddeler, keşif yaptığımız, sosyalleştiğimiz parklar, kentimin zarar görmediği özgürce yaşadığı bir dünya istiyoruz.

Çok şey mi istiyoruz sizce?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)