ÇİZMEDEN YUKARI ÇIKMAK
Ufuk Ersoy

ÇİZMEDEN YUKARI ÇIKMAK

Bu içerik 69 kez okundu.
Reklam

 

 
 

Âlime sormuşlar.
“Efendim en iyi neyi bilirsiniz?”
Âlim kişi cevap vermiş. “Haddimi bilirim…”
Memleket bir garip oldu. Açın televizyonu izleyin, göreceksiniz ki; konunun uzmanı olduğunu iddia eden herkes, mevzuu hakkında bilgisi olsun yada olmasın mutlaka fikir beyan eder oldu. Etiketinde uzman olduğu belirtilen kimseler, açılan bir konuda durumdan vazife çıkarıp ısrarla düşüncelerini bir bir sıralayarak ahkâm kesmeden duramıyor. Aslında belki de hiçbir konuda uzman olmayan bu çoğunluk komik duruma düştüğünün farkında bile değil.
Gerçekten yaşamış, okumuş, bilgili ve deneyimli biriyse, her konuda bilgisi varsa saygı duyulur; ancak sırf laf olsun, ego tatmin edeyim yada kendimi farklı tanıtayım diye gereksiz şekilde, bilmediği konularda fikir beyan edenler inanın çekilecek insanlar değillerdir. Çünkü her konuda söyleyecek bir şeyleriniz olsun istiyorsanız, çok şey bilmeniz, kendinizi gerçekten iyi yetiştirmiş olmanız gerekiyor.
***
19.yüzyılda, Fransız ressamlarından Delacroix Paris”te bir resim sergisi açmıştı. Sergiyi gezenlerden bir kişi, büyükçe bir şövalye tablosunun önünde uzun süre durarak, yakından uzaktan ciddi ciddi seyreder, beğenmediğini belirten bir biçimde de başını sallarmış. Bu durum ilgisini çeken ressam yanına gelerek sormuş.
-Bu tablo ile çok ilgilendiğiniz belli oluyor.
-Evet demiş adam. Şövalyenin çizmesindeki körük kıvrımlarında hatalar var.
-Pekiyi nasıl anladınız, işiniz bu mu?
-Ben kunduracıyım, çizme dikerim. Deyince ressam hemen tuvalini ve boyalarını getirerek adamın söylediği biçimde çizmeyi düzeltmiş ve gerçekten daha iyi olduğunu görmekten memnun olarak adama teşekkür etmiş. Fakat adam yine tablonun başından ayrılmadan, bu kez de şövalyenin pantolonunda ve kemerinde de hatalar olduğunu belirtince bu çokbilmişliğe dayanamayan ressam,
-Bak dostum demiş, sen kunduracısın, çizmeden yukarı çıkma!
***
Memleket gündemini takip edin. Herkes birilerinin adamı olmuş, kraldan daha kralcı bir vaziyette adamını savunuyor. Televizyonlarda, gazetelerde aynı yüzler, aynı cümleleri sürekli tekrar ederek, sahip olmadığı, belki de inanmadığı fikirleri savunurken, tarafsız konuşan kalmadı sanki. Olur, olmaz adamlar konuya dâhil olarak, her olayda fikir beyan etmesi doğal hale geldi artık.
Sonuç sadece kafa karıştırmaktan başka bir işe yaramıyor. Üstelik sürekli olarak eleştiren ve yapılan her işin altında olumsuz bir durum arayan felaket tellalı gibi meslekler türedi artık. Can sıkıyorlar, yüzsüzlük almış başını gidiyor.
Çizmeden yukarı çıkıyorlar. Oysa haddini bilmek diye bir deyim var. Pek kimsenin haberi yok gibi. Sahte âlim çok. Gerçek âlimlere kimse bir şey sormuyor zaten. Sonra kahvede masa başında toplanmış halk, kafasında yüzlerce soru, şaşkın bakıp soruyor birbirine.
“Ne olacak bu memleketin hali…”

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)