ŞAMAR OĞLANI
Ufuk Ersoy

ŞAMAR OĞLANI

Bu içerik 85 kez okundu.
Reklam

 

 
 

TBMM Genel Kurulu’nda anayasa değişikliği teklifi görüşmeleri devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde teklifin 5.maddesinin görüşüldüğü esnada Meclis’te yumruklu kavga çıktı. Kavgada AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Fatih Şahin’in burnunun kırıldı. AK Parti Trabzon Milletvekili Muhammet Balta da yaralanan milletvekilleri arasında yer aldı. Balta, CHP’li bir milletvekilli tarafından ısırıldığını iddia ederek, yaralı bacağının fotoğraflarını paylaştı. Balta, hastaneden çekilmiş bir fotoğrafının altına ise “Merak etmeyin gerekli aşıları oldum” mesajını yazdı. Balta “Herkes DNA testi yaptırsın, kim olduğu ortaya çıksın” dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Erem Erdem, görüşmeler sırasında söz alarak, Muharrem Balta’nın kavgada bacağından ısırılma olayında kendisinin hedef gösterildiğini söyledi. AK Parti’li Balta, “Talihsiz olayda, yüzde yüz olarak bacağımı bir CHP milletvekilinin ısırdığı kesindir. AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı, “Gerekli testler yapıldıktan sonra hangi CHP’linin ısırdığı belli olacak” ifadesini kullandı. AK Parti İstanbul Milletvekili Belma Satır “Mecliste hayvan görmek istemiyorum. Özellikle köpek görmek istemiyorum” diye konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, “Hiçbir kadının boğazını sıkmam, sıkmadım. Bu şekildeki ifadelerin düzeltilmesini istiyorum” dedi.
TBMM’ye hiç yakışmayan görüntüler bunlar. Yumruklar, itişip kakışmalar, yaka paça sürükleme, kucakta kürsüden indirme, tokatlama, tükürme, boğaz sıkma, su atma, saksı fırlatma, judo hamlesiyle alt etme ve en sonunda bunu da gördük işittik, bacak ısırma… Burası Tayvan Meclisi değil, bizim Gazi Meclisimiz…
16. ve 17. yüzyıllarda feodal düzenin hâkimiyeti sonucu, üst sınıf ve alt tabaka arasındaki uçurum iyice açılmıştı. Öyle ki soylu kesim, kendisini halktan çok üstün görüyor ve onlarla herhangi bir yakın temas kurmaktan kaçınıyordu. Dolayısıyla saray mensubu ve asilzade çocuklarının halkın arasına karışıp, onlarla aynı dersliklerde eğitim almaları düşünülemezdi. Doğal olarak en iyi hoca ve âlimler, saray, şato ve konaklara bu çocukların ayağına getiriliyordu.
Ancak o dönem eğitim sırasında dayak ve cezalandırma çok yaygındı ve tabi ki bu yöntemin soylu çocuklar üzerinde kullanılması mümkün değildi. İşte buna çözüm olarak alt tabakadan olan bir çocuk, ders sırasında bu dayağı yemek için hazır bulunuyordu. Asilzade çocuğunun işlediği her hatada şamar ve sopayı bu çocuk yiyordu. Diğer bir ayrıntı da, derse katılan bu halk çocuğunun bir şeyler öğrenmemesi için sağır kimseler arasından seçilmesi ya da bilhassa bu iş için sağır edilmesiydi.
Memleketin hiçbir sorunu yok sanki. Her yer, her şey güllük gülistanlık, neşe, bolluk ve huzur içinde olmalı ki; halkla dalga geçer gibi Gazi Meclis çatısı altında kahve ağzıyla konuşulup, bu Meclise yakışmayan görüntüler sergileniyor.
Hiç düşündünüz mü? Bu durumda şamar oğlanı vaziyetine düşenler kim sizce?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)