Sahte Dervişler
Ufuk Ersoy

Sahte Dervişler

Bu içerik 69 kez okundu.
Reklam

 

 
 

Aldatılıyoruz… Millet olarak iyi niyetin, saf ve temizliğimizin kurbanı oluyoruz çoğunlukla. Öyle bir hale geldik ki; kimse kimseye sırtını dönemiyor, güven duymuyor artık. İyi niyetimiz insafsızca sömürülüyor farkındayız/farkında değiliz…
Kimi zaman üstü başı düzgün, sırtı kalın, hele ağzı laf yapabilen, adam gibi adam sandığımız, değer verdiğimiz, saygı gösterdiğimiz insanların aslında, alın sırtındaki ceketi, görüp bakacaksınız ki, hiç de sandığınız gibi değil.
***
Tarihten küçük bir hikâye.
Bir gün yaralı bir kuş Hz. Süleyman’a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler.
Hz. Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır.
Ve ona sorar;
“Bu kuş senden şikâyetçi, neden kanadını kırdın?”
Derviş kendini savunur;
“Sultanım, ben bu kuşu avlamak istedim. Önce kaçmadı, yanına kadar gittim, yine kaçmadı. Ben de bana teslim olacağını düşünerek üzerine atladım. Tam yakalayacağım sırada kaçmaya çalıştı, o esnada kanadı kırıldı.”
Bunun üzerine Hz. Süleyman kuşa döner ve der ki;
“Bak, bu adam da haklı. Sen niye kaçmadın? O sana sinsice yaklaşmamış. Sen hakkını savunabilirdin. Şimdi kolum kanadım kırıldı diye şikâyet ediyorsun?”
Kuş kendini savunur.
“Efendim ben onu derviş kıyafetinde gördüğüm için kaçmadım. Avcı olsaydı hemen kaçardım. Derviş olmuş birinden bana zarar gelmez, bunlar Allah’tan korkarlar diye düşündüm ve kaçmadım.”
Hz. Süleyman bu savunmayı doğru bulur ve kısasın yerine getirilmesini ister.
“Kuş haklı, hemen dervişin kolunu kırın” diye emreder.
Kuş o anda;
“Efendim, sakın öyle bir şey yaptırmayın” diyerek öne atılır.
“Neden” diye sorar Hz. Süleyman.
Kuş sebebini şöyle açıklar;
“Efendim, dervişin kolunu kırarsanız, kolu iyileşince yine aynı şeyi yapar… Siz en iyisi mi, bunun üzerindeki derviş hırkasını çıkartın… Çıkartın ki, benim gibi kuşlar bundan sonra aldanmasın.”
***
İnsan olabilmenin en önemli gereklerindendir iyi niyetli olmak… İnsanlar için önemli bir ruh halidir. Lakin başa bela, kalbe ağrı, ruha ağır yük getiren bu erdem, her zaman suiistimal edilmeye müsait olan durum, yaşanan süreç, olaylar ve gerçekler bu duyguların yaralanmasına sebep olur.
Bakın çevrenize, hikâyede olduğu gibi, sırtına derviş hırkası giymiş çok insan görürsünüz belki de… Çıkarın üzerindeki elbiseyi… Hala saygı duyabiliyor musunuz o insana?
Aldatılıyoruz… Toplum olarak gittikçe bozuluyoruz galiba. Aslanlar gibi aldatılıp, bir yalan çemberiyle kuşatıyoruz çevremizi. Sabır taşını çatlatacak düzeyde, neredeyse aklınıza gelen her alanda, her konuda aldatılıyoruz. Yalanla-dolanla, sahtekârlıklarla iç içeyiz maalesef…
Nasıl bu hale geldik sizce…
Ve halen iyi niyetinizi koruyabiliyorsanız bu zamanda, ne kadar sabırlısınız düşündünüz mü?

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)