Sözün Bittiği Yerdeyiz…
Ufuk Ersoy

Sözün Bittiği Yerdeyiz…

Bu içerik 71 kez okundu.
Reklam

 

 
 

 

Hava sıcaktı o gün. Ağustos sıcağı kavuruyordu yüzümüzü. Ateş topu düştü tam ortamıza. Tutuştu her yan. Yangın devam etti yüreğimizde. Hiçbir şey dindirmedi acımızı. Avucumuzun içinde ateş tutuyorduk… Onu, canının yarısını toprağa verdiği akşam aradım.

  • “Nasılsın?”
  • “Nasıl olayım Ufuk, Seyhan, evin ortasına bir ateş atıp gitti. Ortalık yangın yerine döndü. Yanıyoruz…” dedi. Ağlıyordu bir yandan.

***

“O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler…”  (Yaşar Kemal) O güzel bir insandı. Tiyatronun Seyhan ablasını, annesini, iyi bir dostumuzu, yakın bir arkadaşımızı, canımızı, bizden bir parçamızı kaybettik geçen hafta. 53 yıldan beri perdelerini hiç kapatmadan Ordu kültür ve sanatına katkı sunmaya, sanatı yaşatmaya çalışan Ordu Büyükşehir Belediyesi Karadeniz Tiyatrosunun bir emektar sanatçısını toprağa verdik maalesef.

Bundan 33 yıl evvel, 1980’li yılların başlarında hemen hemen aynı dönemde birlikte başladık tiyatroya. O zamanlar şartlar bu günkü gibi değil. Çoğu oyuncular para pul, bir karşılık beklemeden sahne tozu yutuyorlardı. Seyhan o zamanlarda çıkıp geldi aramıza. O sahne tozunu yuttu çoğumuz gibi, iflah etmedi bedeni.

Tam 33 yıl sahneden hiç inmedi Seyhan Güngör. Tiyatromuzun 60’tan fazla oyununda sahneden hayatı yansıtmaya çalıştı elinden geldiğince. Tiyatromuzun neredeyse 35 yılına tanıklık etmek suretiyle, tiyatronun bu günlere gelmesine önemli katkılar sundu.  Geçtiğimiz hafta perdeyi kapattı Seyhan. Hiç beklemediğimiz bir anda. Ölümün kendisine hiç yakışmadığı bir zamanda… Sıcak bir Ağustos’da.

Tiyatro hayatın aynasıdır. Hayat bir tiyatro sahnesidir aslında. Her insan dünyaya geldiği andan itibaren kendisine biçilen rolü oynamaya başlar. Kimisi çok iyi, kimisi rolünü tam anlamıyla yaşayamadan hayat sahnesinden silinir gider. İtiraf etmek gerekirse, iyi bir oyuncuydu Seyhan. Gerçek hayattaki rolünü ustalıkla sahneledi. İyi bir eş, iyi bir anne, iyi bir arkadaş, iyi bir dosttu o…

İyi bir savaşçıydı aynı zamanda. Kanser hastası olduğunu öğrendiği ilk günden itibaren dimdik ayakta kalarak, elinde kılıcıyla yiğit bir asker gibi savaştı. Yaralandı, örselendi ama yılmadı, umutsuzluğa düşmedi hiçbir zaman. Kimi zaman dizlerinin üzerine düştüğü de oldu. Ancak yorgun olmasına rağmen, inatla ayağa kalmaya çaba gösterip, başardığına şahit olduk. Son anına kadar o kılıcı elinden hiç düşmedi. Onurlu, gururlu, hep hatırlanacak mücadelesiyle veda etti hayata…

Ateş düştüğü yeri yakar. Seyhan koskoca bir ateşin ardından, uzun süre sönmeyecek bir yangın bırakıp gitti ardında. Lakin bu ateşin ışığı uzun süre bizleri aydınlatacak. Tüm oyunlarımızda bizimle birlikte olacak Seyhan. Alkışlarını hep duyacağız derinden.

***

Güzel insandı Seyhan… “Has insandı”  bizim Orduluların deyişiyle. Bu memleketten, bu tiyatrodan, bu dünyadan bir Seyhan gelip geçti sessiz sedasız… Biliyoruz ateş yanmaya devam edecek bir süre daha. Lakin zaman her şeyin ilacı.

Dua ediyoruz ardından. Elimizden başka bir şey gelmiyor bu andan sonra. Tiyatro sahnesi gibi ışıklar içerisinde, huzur içerisinde uyumasını temenni ediyoruz kalbimizden. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)