AĞA/MARABA
Ufuk Ersoy

AĞA/MARABA

Bu içerik 101 kez okundu.
Reklam

 

 
 

Bilinen bir hikâye aslında. Ama hatırlatmak istedim. Sanki içinde bulunduğumuz her duruma uygun gibi.
****
Ağayla marabası, ağanın en güzel atının koşulduğu en süslü arabayla kasabaya inmektedirler. Ağa arabadadır, maraba ise arabanın yanında yürümektedir. Yerde taze bir tezek kümesi görürler. Üzerinde sineklerle etrafa koku salmaktadır.
Ağa, marabasıyla alay etmek ister.
“Maraba” der, “şu tezeği ye, atla araba senin. Sen bineceksin, ben yürüyeceğim.”
Maraba ata bakar, arabaya bakar. Ağaya da zaten gıcıktır. Oturur, midesi bulana bulana tezeği yer. Ağa iner, maraba sahip olduğu arabaya biner.
Ağa çok bozuktur. Durduk yerde en güzel atını, en güzel arabasını marabaya kaptırmıştır. Maraba da bozuktur. Durduk yerde tezeği yemiştir. Ağanın daha güzel atlar alacak parası, daha güzel arabalar alacak imkânı vardır. Üstelik ne ata, ne de arabaya bakacak parası vardır.
Dönüş yolunda gördükleri tezek, her ikisinin de beklediği andır aslında. Maraba, ağadan intikam almak için “ağa, ağa” der, “sen şu tezeği ye, at ve arabayı geri al”.
Ağanın beklediği de böyle bir fırsattır. O da oturur tezeği yer. Arabaya kurulur, atı kamçılar. Köye girerlerken maraba, nefes nefese kalmış bir vaziyette ağaya seslenir,
“Köyden çıkarken araba senin, at senindi. Yürüyen de bendim. Köye giriyoruz. At senin araba senin. Yürüyen yine ben. Ağam iyi de biz bu tezeği niye yedik?”
****
Günler gelip geçiyor. Memleketin gündemi her saat başı değişiyor. Yetişemiyoruz. Bu kadar hızlı ve değişken bir gündem dünyanın başka bir ülkesinde olduğunu sanmıyorum. Bir anda eteklerindeki taşı döküyor kravat takmış adamlar. Kıyamet kopuyor o anlarda. Hiç yakışmayan cümleler uçuşuyor medyada. Koca koca adamlar birbirine girmiş, yumruk yumruğa. Sonrasında başka bir olay patlak veriyor. Önceki saman alevi gibi sönüyor, hepimiz unutuyoruz. Hoşgörüsüzlük, kalitesiz üslup, karşılıklı atışmalar, halkı geren beyanlar… Lakin insanız hepimiz yoruluyoruz. Dökülen taşlar bizi derinden etkiliyor.
Boşa vakit kaybediyoruz. Üzülüyoruz bir yandan. Bu memleketin sorunları öteleniyor sürekli. Karnını doyurmaktan başka çabası olmayan insanlara yazık oluyor.
Çoğunlukla görünen köy kılavuz istemiyor. Ancak, halk olarak ister istemez öyle olaylar yaşıyor ve şahit oluyoruz ki; akıl mantık izah edemiyoruz. İşin içinden çıkamıyor, bir delinin kuyuya attığı taşı kırk akıllı çıkarmakta zorlanıyor adeta…
Ve sonrasında marabanın merakla sorduğu soruyu soruyoruz birbirimize…
“Ağam iyi de…”

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)