Savaşlar Olmasın…
Ufuk Ersoy

Savaşlar Olmasın…

Bu içerik 80 kez okundu.
Reklam

 

 
 

Uyuyamıyordu bir türlü. Bir sıkıntısı olduğu belliydi ki; yattığı yerde sürekli dönüp duruyordu. Ne zaman sonra başucuma gelip oturup, uykusunun kaçmasına sebep olan soruyu sordu nihayet.

“Baba ben büyüdüğümde savaşlar biter mi?”

6 yaşındaki oğlum Ufuk Efe’nin gecenin bir yarısı yatağına oturmuş, sorduğu bu garip soruyla kendime geldim. Ardından gelen soru daha vahim.

“Savaş Ordu’ya kadar gelir mi?”

Her şeyin sebebi televizyondaki haberler galiba. Saat 19.00 olduğunda koltuktaki yerimizi alıp, gündemi takip etmeye çalışıyorum. Lakin ben haber izlerken Ufuk Efe yanımda oluyor haliyle. Çok korkmuş olmalı.

Son zamanlarda kamuoyuna yansıyanlar, çatışma görüntüleri, bayraklara sarılmış tabutlar, ağlayanlar, sızlayanlar, ölen yakınlarının ardından koşup feryat figan edenler dikkatini çekmiş olmalı. Hele al bayrağa sarılı bir tabutun başında babası için gözyaşı döken küçük bir çocuğu gördüğünde şaşkın ve bir o kadar üzgün daha fazla sarıldı bedenime. Kim bilir o tabutta yatan şehidin babası olabileceğimi ya da tabutun başında ağlayan küçük çocuğun kendisi olabileceğini geçirdi küçük bulanık zihninden. Ürperiyor insan.

Savaşın kötü olduğunu anlamış olmalı. Savaşın ölüm, yıkım, perişanlık, yerinden yurdundan olan insanların dramı, eli yüzü kirli çocuklar, dahası yaralı insanlar, elleri, kolları kopmuş, bacakları olmayan insanların olduğunu görmek yâda düşünmek hepimizi derinden etkiliyor.

***

Çizgi film izliyoruz birlikte. Yan yana. Beraber gülüp, beraber eğleniyoruz artık. Çizgi dünyasının renkli dünyasında kayboluyoruz baba oğul. Kötülerin hep kaybettiği, iyilerin hep kazandığı, barış ve kardeşlik mesajlarının verildiği rengârenk filmlerin içerisindeymiş gibi tepkiler vererek savaşı dahası ölümü unutturmaya, aklımızdan uzak tutmaya gayret ediyoruz.

En sevdiğimiz çizgi film Caillou. En çok güldüğümüz “Rafadan Tayfa”… Hemen hemen her çizgi filmde, ağaçlar, ormanlar yeşil. Gökyüzü mavi, Evler arabalar, çocukların yaşadığı yerler renk renk. Hayvanlar, bitkiler konuşarak birbiriyle anlaşabiliyor. Hatta insanlarla hayvanlar bir arada, birbirine zarar vermeden hayatlarını sürdürüyor. Hoşgörünün limiti yok. Kimse kimseye vurmuyor, itmiyor, bağırmıyor, azarlamıyor. Evini barkını kaybetmiyor, topraklarından göç etmiyorlar. Dahası şimdiye kadar hiçbir çizgi filmde ölen insanlar ya da hayvanlar görmedik. Kan akmıyor hiçbir zaman.

Ve en önemlisi kötüler her daim kaybederken, iyiler mutlaka kazanıyor sonunda. Dünyanın neresinde olursa olsun insani duygular yaşanıyor hayatta. Seyrederken o dünyada yaşamak geçiyor içinizden. Barış ve huzur dolu. İnsanlar yaşamaktan zevk alıyor.

Çocuğumun ne yaşamında, ne de hayal dünyasında kan olmasın, kin olmasın, savaş, kavga ve kargaşa olsun istemiyorum.

Hayat umarım çizgi filmler kadar renkli ve daha yaşanabilir bir dünya olur. Ve umarım oğlum Ufuk Efe, önünde yaşanacak güzelim uzun yıllar varken, bir daha ölümü düşünmez bu yaşında…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)