Abdullah Palandökenoğlu
Ufuk Ersoy

Abdullah Palandökenoğlu

Bu içerik 80 kez okundu.
Reklam

 

 
 

Kalitesizlik diz boyu. Hele son zamanlarda kimsenin önemsediğini sanmıyorum. Gördüğüm, şahit olduğum birçok insan “saldım çayıra, mevlam kayıra” psikolojisi içerisinde çalışıyor….

Sohbet edilen ortamlarda insanların neler konuştuklarını gözlemleyin. Sokakta, caddede, kahvede insanların birbirine davranışına ve hitap şekline dikkat edin. İlişkilerin ne kadar yavan ve basitleştiğinin farkındasınızdır umarım. Televizyonlarda en çok ilgi ve dikkatle izlenen programların evlilik ve dedikodu programları olduğunu inkâr etmiyoruz artık. Çalan, çırpan, birbirine kazık atmayı hüner zannedenlerin olduğu bir memlekette kalitesizlik paçalardan akıyor. Gidin, oturun bir lokantaya, size hizmet eden garsonu gözlemleyin. Fatura ödemek için önünde sıra olduğunuz banka ya da kimi kurumların çalışanlarını inceleyin. Ya da hiçbir şey yapmasanız dahi, bir kurumun, kuruluşun santralini telefonla arayın. Bakın nasıl cevaplar veriliyor. Oysa gerçek kalite vatandaşlarla yüz yüze olan bu alanlardan anlaşılır. Peki, hiç mi eğitilmiyorlar?
***
Ağa’nın en büyük keyfi, kar üzerine çişiyle imzasını atmakmış!
Kar yağmaya başlayınca köyde, hayvanlar dâhil kimse dışarı çıkmaz, karın tutup, kalınlaşmasını beklerlermiş… Kar iyice tutunca ağa kürkünü giyer, yanında yardımcısı Hasso, meydana gelir, sırtını köye döner, sorarmış:
“Ula Hasso, ahali bakir mi?”
“He ağam, hepsi pencerelerden bakir!”
Ağa, çişiyle karın üzerine imzasını atar:
“Abdullah Palandökenoğlu!”
Sonra da bir nokta koyup, Hasso’ya sorarmış:
“Hala bakirler mi?”
“He ağam, hem bakirler, hem alkişlirler!”
* * *
Bir, üç, beş, yedi, on yıl sürmüş ağanın çiş töreni…
Yine kar yağmış, Ağa yanında Hasso meydana çıkmış, sormuş:
“Ula Hasso, ahali bakir mi?”
“He ağam bakirler, köpekler, kediler bile camdadır.”
Ağa başlamış imzasını atmaya, “Abdullah” demiş kalmış, soyadına çişi gelmiyor, prostat, rezil olacak ahaliye, Hasso’yu çağırmış:
“Ula gel yanıma tamamla şunu!”
Hasso, açmış pantolonun önünü, bir an duraklamış, Ağa’nın kulağına eğilmiş:
“Ağam kırk yıldır kafama vurdun aptal, dedin, sırtıma vurdun, salak, dedin, okuyup yazma öğrettin mi ki, yaz dirsen? Aha kalem burada, al eline, sen yaz!”

***
İnsan birikimin ürünüdür. Eğitim bir kişinin hayatını sonsuz kılar. Bir şeyler üretebilmek ve yaşamaya dair değerler ortaya koyabilmek için herkesin iyi bir eğitime ihtiyacı vardır.

Eğitim önemlidir. Çünkü ülkemizin ve bizim geleceğimiz için ileride iyi yerlere gelebilmek için toplumun cahilleşmesini önlemek için ve aydınlık yarınlar için milletin refahı huzurlu bir yaşamı için eğitim şarttır.

Eğitin ve eğitime önem verin… Başımıza ne geldiyse, ne kadar kötü yaşıyorsak sebebi eğitimsizliktir.

Aksi takdirde “Abdullah Palandökenoğlu” ile aynı kaderi paylaşma olasılığımız yüksektir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)