Makam (zedeler)
Ufuk Ersoy

Makam (zedeler)

Bu içerik 69 kez okundu.
Reklam

 

 
 

“Şeytan uyuyakaldı bir gün. Rüzgâr sert esti. Üç tüy düştü şeytandan dünyaya. Biri paraya yapıştı, diğeri mevkiye, öteki de ihtirasa. O günden sonra şeytan hiçbir iş yapmadı.” (Dostoyevski)
Oturduğu koltuğu hak etmeyenler, geldikleri makamları ancak rüyalarında görebilecekken, has bel kader o makamlara gelenler için oturdukları koltuklar, kibir, çıkar ve zulüm aracına dönüşür. Hak etmedikleri halde özellikle siyaseten ele geçirilen makamlar, siyaseten terk edilir ki, örneği çoktur. Makam ve mevkilerin kimilerini nasıl değiştirdiğine şahit olup, dünyayı ben yarattım havasına bürünen makamzedeler, bulunduğu mevkileri, kendi kötü davranışlarıyla alçaltır. Makamlar insanlara değil, insanlar makamlara şeref kazandırır. Layık olmadan devletin makamlarına atananlar, astlarını ısırır, üstlerine kuyruk sallarlar.
Belli bir makama yada statüye kavuşan insanlar neden diğer insanlara yüksekten bakarlar. Onların farklılığı nedir? Sadece bir statü kazanmak makama ulaşmakla adam olunduğunu zannetmek hayal kurmaktır aslında. “Mala ve mevkiye düşkün bir kişinin dinine verdiği zarar, bir koyun sürüsünün içine salıverilmiş iki aç kurdun o sürüye verdiği zarardan daha az değildir.” (Tirmizî, “Zühd”, 43).
Hemen hemen herkesin bildiği küçük bir hikâye vardır, bizlere küçükken ders olsun diye büyüklerimiz tarafından anlatılırdı. Kısaca hatırlatmak gerekirse: Bir adam sürekli olarak çocuğuna “sen adam olamazsın” dermiş. Çocuk nasıl olduysa bir yere vali olmuş. Sonra da tahtına kurulmuş. Adamlarına, “filanca köyde, falanca isimli bir adam var. Onu bana getirin” demiş, adamı getirtmiş. Adam babasıymış. Babasına, “bak gördün mü baba? Bana adam olamazsın demiştin ama ben vali oldum buraya” demiş. Babası da (kendisini ayağına kadar getirttirmesi sebebiyle), “oğlum, ben sana vali olamazsın demedim ki, ben sana adam olamazsın dedim. Hala adam olamadığın da beni ayağına kadar yaka paça getirtmenden belli” diyerek noktayı koymuş.
***
Bir gün bir tavşan, ağaç dalında boş boş oturan baykuşa sordu: “Senin gibi bütün gün boş boş oturabilir miyim?”
-Tabii, neden olmasın dedi Baykuş.
Tavşan da öyle yaptı. Birdenbire bir kaplan ortaya çıktı ve tavşanı yedi! Boş boş oturmak için çok çok yüksekte oturuyor olmanız gerek…
***
Hindi: Şu ağacın en üst dalına çıkmak istiyorum ama hiç gücüm yok…
İnek: Neden benim dışkımdan biraz yemiyorsun? Onlar besin deposudur.
Hindi bir parça dışkı yedi ve gerçekten bunun ilk dallara ulaşacak kadar enerji verdiğini fark etti. Ertesi gün biraz daha yedi ve ikinci dala ulaştı. Birkaç gün sonra ağacın en üstüne çıkmayı başardı. Aniden bir çiftçi ağacın tepesindeki hindiyi fark etti ve onu vurdu.
Bok yemek sizi en üste çıkartabilir. Ama orda kalmanızı sağlayamaz…
***
Her şeyi bir kenara bırakın, özellikle gücünü makamlarından alanlara sormak istiyorum, gerçekten işgal ettiğiniz makamları hak ediyor musunuz ya da o makamları terk ettiğinizde, vicdanınız rahat olacak mı, iyi şeyler söylenecek mi ardınızdan, en önemlisi bu.
Yaşattıklarınızı yaşamadan ölmeyeceksiniz…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)