Sanat Aydınlıktır…
Ufuk Ersoy

Sanat Aydınlıktır…

Bu içerik 75 kez okundu.
Reklam

 

Eskişehir’deydik geçen hafta. Ülkemde böylesine modern, böylesine çağdaş ve Avrupa ayarındaki kentler arasına girebilecek nitelikte yaşanabilir bir şehrimizin olmasından gurur duydum. Özellikle üniversite kente çok şey kazandırmış. Kışın ortasında dahi üniversiteli gençlerin hareketli yaşamı, varlığı Eskişehir yaşamına canlılık katıyor. “Porsuk” etrafında yapılan iyileştirmeler ve yaşamsal alanları gördükçe, bizim derelerimizin ne hallerde olduğunu anlayıp üzüntü duyuyorsunuz aslında. El oğlu yapmak isteyince yapıyor kısacası. “Porsuk” içerisinde Gondollarla insanlar Eskişehir’i geziyor. Tıpkı Venedik gibi. Aslında bu tamamen şehri yönetenlerin vizyonu ile ilgili. Öyle ki; kenttin her bir tarafında kış ayı olmasına rağmen etkinlikler gerçekleştiriliyor. Her yer hareketli, her yer cıvıl cıvıl. Büyükşehir olmak böyle bir şey olsa gerek. *** Türk Standardları Enstitüsü Çocuk Oyunu Ekibiyle şehir şehir gezerek, “ÖNCE KALİTE” adlı oyunu sahnelemeye devam ediyoruz. Eskişehir, Sarıcakaya ve Alpu ilçelerindeyiz bu defa. Sanata sahip çıkan ellerin güveniyle, inadına sanat, inadına tiyatro yapıyoruz. Ve Alpu ilçesinde yaşanan ilginç bir olayı aktarmak istiyorum sizlere. Alpu ünlü aktör, sinema yıldızı Cüneyt Arkın’ın doğduğu ilçe. Küçük, şirin bir yer. Burada oyunumuzu sahneleyeceğiz ancak salon yok. Yetkiler bize kapalı spor salonunu gösterdiler mecburen. Salon oldukça eski ve bakımsız. Camların kimisi kırık. Zaman zaman o camlardan içeri giren güvercinler, spor salonu içerisinde birkaç tur attıktan sonra tekrar dışarı çıkıyor. Tiyatro yapmak, çocuklarla buluşmak adına, imkanları zorlayarak spor salonunda oynamayı kabul ettik. Lakin bir sorun var. Salonda oyunumun sergilenmesi için sahne büyüklüğünde bir yükselti yapılması lazım. En önemlisi oynayacağımız sahnenin etrafında siyah perdeler olmalı ki; çocuklar bizi görmeyip, işin büyüsü bozulmasın. Uzun görüşmelerden sonra sahne olarak kullanmayı düşündüğümüz yükseltinin birkaç gün içerisinde yetişmeyeceğini anladık. “Peki” dedik. Vaz geçtik ve etrafa siyah perdenin çekilmesini talep ettik. Yanı başımızda bir görevli perdenin beyaz olması için ısrar ediyor. Kim olduğunu sorduğumuzda, Alpu Belediyesi Zabıta Müdürü olduğunu iletiyor bize. Biz siyah perde dedikçe, o hayır beyaz olsun diyor. Merak edip soruyoruz. Neden beyaz? Zabıta Müdürünün cevabı bir hayli ilginç. Siz tiyatro oynadıktan sonra beyaz bezleri kefen işlerinde kullanırız, cenaze kefenleriz, boşa gitmez hiç olmazsa. (Yorum sizin. Biz hayra yorduk) TSE olarak tiyatro yapmaya devam edeceğiz. Her ne şartlarda olursa olsun, bundan sonrada ulaşmak istediğimiz çocuklar var. Özellikle hiç tiyatro görmemiş çocuklar tercihimiz. Çünkü sanat aydınlıktır, çocuklar sanatla tanışmalı. Sanatın gücünü yaşamalı. Sanatın büyüsüne kapılmalı. Yüce Atatürk’ün altını çizdiği gibi, hayat damarlarımız sağlam olmalı. Sanatla büyüyen çocuklarımız daha renkli, daha başka pencerelerden bakmalı dünyaya. Başka bölgelerde, yaşarken gurur duyacağımız başka Eskişehir’ler doğmalı…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)