Taşın altına elini sokmak!
Coşkun Özbucak

Taşın altına elini sokmak!

Bu içerik 92 kez okundu.
Reklam

Sorumluluk almak anlamına da gelen ‘taşın altına elini sokmak’ deyimini yanlış anlayanlar da var! Sanki elimizi taşın altına sokmuyoruz da taşı elimizin üzerine koyuyormuşuz gibi!

Aldığımız tutumumuz; nerede durduğumuz, insanlaşma sürecini tamamlamak için kararlı olup olmamamızla ilgili aslında. Çevremizde olanlara karşı ‘duyarsız’ kalmayı başaranlar da yok değil. Bunu başarabilmek de ‘beceri’ ister!

Siyasal, sosyal, ekonomik konularda ‘zorluklarla’ karşılaşıldığında ‘kaçmayı’ değil, ‘mücadeleyi’ öne çıkaranlar ‘taşın altına ellerini sokmaktan’ geri durmuyorlar. Taşın altına elini sokanlar, kendini aşmış; toplumsal yaşamda olumsuz koşullarda da ‘birlikte’ olmayı bilir. Sorumluluk duyguları o kadar gelişmiştir ki, gözünü kırkmadan omuzlarını uzatırlar yükün altına…

Sorumluluk almaktan kaçanlar-korkanlar taşın altına ellerini soktuklarında taşın ağırlığından kaçarlar. Oysa taşın altına elini sokanlarda ‘kararlılık-cesaret’ vardır ve taşın ağırlığını hissetmezler. Taşın ağırlığından korkanlar, bencilliklerini yenemeyenlerdir.

İnsan olabilmek… Etiyle, kemiğiyle görünmek, insan olmaya yetmiyor. İnsan olmak, kendini aşmakla, toplumun acısını, sevincini hissedebilmenin yanında onlarla ortaklaşabilmektir.

“Bana ne?” diyenler de az değil çevremizde. Bu özellikli örnekler zaman zaman enerjimizi olumsuz yönde etkileseler de ‘toplumsal sorumluluk’ taşıyanlar olumsuz etkilerden sıyrılmayı da başarıyor. Zaten ‘toplumsal sorumluluk’ duyanların varlığı sayesinde ‘bataklığın’ büyümesi engelleniyor. Yoksa ‘taşın yerinden oynaması’ hayal olurdu!

Taşın altına elin sokmayı, elin üzerine taş koymakla eşdeğer görenler de az değil! Canının acımasını, incinmesini istemezler; hatta konuşurken ‘mangalda kül bırakmayan’ söylemlerden de geri durmazlar. Ama varsa da yoksa da kendi çıkarları! Özel çıkarları varsa taşın altına elini sokarlar! Çıkarları yoksa ‘bahane’ bularak sorumluluktan kaçarlar. Bunu ustalıkla yaparlar… Hatta öyle konuşurlar ki, sorun çözüldükten sonra ‘kendisinin çabası’ ile başarıldığını anlatıp dururlar!

‘Taşın altına elini sokanlar’ durum değerlendirmesi yaptıktan sonra, ‘şimdi ne yapmak gerekir?’ sorusunu sorarak çözüm üretir. Sorumluluğu başkasına ‘havale’ etmezler. Yanında olan var mı, yok mu diye değerlendirmez. Olması gerekeni yapar!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)