Gerçekler saklanamıyor…
Coşkun Özbucak

Gerçekler saklanamıyor…

Bu içerik 77 kez okundu.
Reklam

Halk arasında bir kişiye söylenen sırın sır olmaktan çıktığını belirten o kadar söz var ki, Albert Einstein’in sözü ise tümünü özetliyor. “Düşmanının bilmesini istemediğin şeyi, dostuna söyleme…”
İnsan ilişkilerindeki ‘geçicilik’ durumu bu gerçeğin önemini ortaya koyuyor. Bugün birlikte olduğumuz kişilerle yarın ayrı ‘taraflarda’ olabilmemiz olasılık dışı değil. Bu nedenle de bazı ‘sırları’ kendimizde saklı tutmamız yararlı olur. Ama yaşamın gerçeği hiç de öyle olmuyor. Bugün birlikte olduğumuz kişilerle ‘birlikteliğimizin’ sonsuz olacağını sanıyoruz ve ‘sırrımızı’ paylaşıyoruz. Bir bakıyoruz ki, ‘sırrımız’ sır olmaktan çıkmış…
Kişisel ilişkilerdeki ‘sırlar’ birkaç kişiyi etkilerken siyasi alandaki sırlar ülkeyi, kimi zamanlarda da dünyanın siyasi yaşamını yakından etkiliyor. Ülkemizde yaşanan ve bir süre sonra ortaya çıkan gerçekler bunun en açık kanıtı oldu.
Her siyasi ya da ekonomik birlikteliğin ‘parçalanması’ sonrası ortaya dökülen gerçeklerle karşılaşıyoruz. Özellikle Gülen Cemaatinin 1980 Askeri Darbesi sonrası örgütlenmeye planlı biçimde hız vermesi sürecinin bugüne gelişi iyi incelenmeli. Gülen için dün ‘övgü’ dolu sözler kullananların bugünkü değerlendirmeleri arasında dağlar kadar fark var. Hatta Gülen’e yönelik eleştiri yapanlara yönelik sözlü ve fiili saldırılar az değildi. Hemen hemen tüm siyasi liderlerin yan yana fotoğrafları sosyal paylaşım sitelerinde dolaşıyor.
Televizyonlardaki tartışmalarda, gazetelerdeki yazılarda geçmiş ve bugün karşılaştırıldığında ‘sırların’ ortaya döküldüğünü görüyoruz. Aslında Gülen hakkında değerlendirilmelerde ‘kandırıldık’ demek yetmez… Yine televizyondaki tartışmalardan birinde Gülen (FETO) Cemaatine yönelik yıllardır alınan ‘önlemlere’ rağmen bu kadar subayın-generalin nasıl terfi ettiği sorgulanıyordu. Programdaki konuşmacıların tümü (Darbe karşıtı ve Hükümeti desteklemeyen – darbe karşıtı ve Hükümeti destekleyen) buna anlam veremediklerini bir biçimiyle ifade ettiler.
‘Sırlar’ bundan sonra ortalıkta dolaşacak. Darbe girişimine katılanlardan kimileri, kendilerini kurtarmak için ‘sırları’ ortaya dökecek! Kendisi batarken ‘sır ortağının’ ayaklarından çekerek onu da bataklığa çekecek.
Siyasette sır olursa sonuç böyle oluyor. Siyasetin açıktan yapılması, halkın belirleyici olmasından geçer. Hangi konuda olursa olsun halkın görüşleri önemli Bunun içinde ‘demokratik ortam’ gerekiyor. Herkes düşüncesini, taleplerini dillendirebilecek; yönetimi ve farklı görüşleri eleştirebilecek ortam sağlandıktan sonra ‘sır’ olan hiçbir iş yapılmaz-yapılamaz, planlanmaz… Yani sırrı olan olmaz!
Sırların olmadığı bir siyaset ortamında ‘kuşku’ olmaz; güvenin olduğu demokratik bir yaşam biçimi egemen olur…

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (29.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)
Vefat Eden Hemşerilerimiz (25.10.2018)