Adalet öldü!
Erdoğan Erişen

Adalet öldü!

Bu içerik 270 kez okundu.
Reklam

 

Çok eski yıllarda İngiltere’de bir gelenek varmış. Sıradan bir vatandaş öldüğünde kilisenin çanı bir kez çalınıp herkese duyurulurmuş. Bir asil öldüğünde iki kez, kralın bir yakını öldüğünde üç kez, kral öldüğü takdirde ise dört kez çalınırmış. Günün birinde, herkesin hak aramak için sığındığı mahkeme, bir vatandaşı haksız yere mahkûm etmiş… Ve kilisenin çanı tam beş kez çalmış. Ahali merak içinde kalıp papaza koşmuş:

“Ey papaz efendi, kraldan daha önemli biri var mı ki o ölünce çan beş kez çalınsın…”

Papaz yanıt vermiş: 

“Kraldan daha önemli bir şey var!.. Adalet öldü.”

………………..

Çoklu baro sistemine karşı olan Baro başkanları illerinden yola çıkarak, il sınırlarına kadar yürüdü, ardından araçlarla devam edip Ankara girişinde buluştular.

Savunmanın bu önemli temsilcileri ne yazık ki, anlaşılmaz bir tutumla Ankara girişinde adeta polis tarafından ablukaya alınarak yağmur altında hapsedildiler. Polis zaman zaman zor da kullanarak, savunmanın temsilcilerinin başkente girişini engelledi. Bu işin birinci çirkin tarafı.

İkincisi ise Baroların geçen yıl sonlarına kadar üzerine titrediği, muhalefet partilerinin liderliğine yakıştırılan Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun tutumuydu ki, adeta Anıtkabir’den başkanlarının, meslektaşlarının itilip kakılmasını, yağmur altında fiziki bir gözaltıya tabi tutulmalarını izlemekle yetindi.

Kendisini iktidarın kucağına atıp, meslektaşlarına sırtını dönen Metin Feyzioğlu, kanımca kaybedeceğini gördüğü gelecek seçimi iktidarın çoklu sistemden çıkaracağı yeni barolarla garanti altına almak istemekte. Yada kimbilir, atama birlik başkanı olabilir…

Ama siyasetin arka bahçeleri dönek, davasını ve arkadaşlarını satanlarla dolu…

Türk siyasetinde 1 ayda 3 parti değiştirmesi ile tanınan “Fırıldak Kubi” bile sonunda onuruna yenik düşüp, bir otel odasında intihar edip yaşamına son vermişti.

Ne demişti Desmond Tutu; “Eğer adaletsizlik karşısında tarafsız kalıyorsanız, zalimin tarafını seçmişsiniz demektir.”

Bir adalet hikayesi ile başladık, Feyzioğlu gibilere atfen Alman Rahip Pastör Nie Moeller’in meşhur “sustum” şiiri ile bitirelim…

Önce komünistler için geldiler,
Sesimi çıkarmadım.
Çünkü ben komünist değildim.
Sonra sendikacılar için geldiler,
Sesimi çıkarmadım.
Çünkü ben sendikacı değildim.
Sonra Yahudiler için geldiler,
Sesimi çıkarmadım.
Çünkü ben Yahudi değildim.
Sonra Çingeneler için geldiler,
Sesimi çıkarmadım.
Çünkü ben Çingene değildim.
Sonra benim için geldiler,
Kimse sesini çıkarmadı.
Çünkü ses çıkaracak kimse kalmamıştı…

 

 

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KIZLARDAN ÇİFTE ŞAMPİYONLUK!
KIZLARDAN ÇİFTE ŞAMPİYONLUK!
Vali Sonel, bu kez de Çambaşı'nı paylaştı
Vali Sonel, bu kez de Çambaşı'nı paylaştı