Değişim
Sevinç Erol

Değişim

Bu içerik 341 kez okundu.
Reklam

 

Kanunlar toplumun düzenini oluşturan en önemli unsurlardır. Yaşam içerisinde sadece yaşamsal getirilerin düzenlenmesi yapılır. O da toplumun gelişimindeki getiriler ve götürülerdeki sonuçlarla orantılıdır.

         Kanunlar hiçbir zaman yok sayılamaz.  Kişisel olarak yapmayı seçtiğimiz kanunlarla ilgili değişimler, karakterleri kırarak kişilikleri büker, esneklik kazanır ve zamanla hiçleşir, anlamını yitirir.

Toplum, kanunlarla doğar, kök salar ve gelişir. Değişimler çıkarsal bir misyon içerirse toplumda ayrımcılıklar, bölünmeler (sizinkiler-bizimkiler bakış açısı ) oluşur. Bunun için dinsel kültürler, etnik kültürler, şekilcilik, ırkçılık ve cinsel ayrımcılık en güzel ve en basit silahtır.

         Fikirler dönüşüme uğratılarak kocaman bir virüs oluşturulur. En zayıf halkalardan gündemde koku ve direniş reklamları ardından, güçlü empoze hikayeleriyle, beyinlere resmedilen manevi erozyon kayıpları. Senaryo reytingleri derken; değişimlere çağrılar oluşturulur.

         Zamanla fırsat eşitlikleri, kanunlar karşısında hak ve hukuki eşitlikler ortadan kalkar.

En büyük kanunsuzluk ise ayrımcılıktır. Sorun ne olursa olsun,  çözüm hikâyeleri, sorunun getirilerinden nemalananlara açık kapı bırakmamalıdır.

Sorunlar yaşamsal düzene alındığı taktirde normalleşir. Çok çabuk demoralize olup. Ani duygu geçişleri yaşanılabilir. Normalleşme süreci sanırım çok yanlış anlaşıldı. Kalkınma olarak birçok sektörün açılıp yaşamsal döngünün harekete geçirilmesi gerekmektedir.

Toplumun temel taşları insanları riske sokmadan, deformasyona uğratmadan, eğitilerek doğru bilgi paylaşımlarıyla ve sistemsel anlık çıkarlara açık kapı bırakmadan yapılabilir.

Dönüşümler her daim değişimlerin getirilerine gebedir. Tıpkı kanserli bir hücrenin bulunduğu organda meydana getirdiği deformasyon gibi!

Yok etmek başka bir yere sıçrayamayacağı anlamına gelmez. O yüzden o hücreyi tanıyıp seni yok etmesini değil, beraber yaşamsallığın deformasyona meyil teşkil etmesini bulmak gerekir. Yani organa hücresel zıtlığın normal bir yaşam biçimi olduğunu tanımlamak gibi!

Açıkçası hayatım boyunca a planım b planım c planım olmadı. Çok saçma gelir kişisel görüşüm. Bir plan yaparsın getiri ve görürlerine göre yön çizersin. Yaşam sizlerin planından farklı planlamalarla size yön verir ve geliştirir. Normalleşme bir değişimdir.  Dönüşüme hizmet eden bir geçiş sürecidir hayata dair sadece. Planlama ise bir çekirdektir. Her zaman bölünüp değişebilme olasılıklarına açık olan.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vali Sonel, bu kez de Çambaşı'nı paylaştı
Vali Sonel, bu kez de Çambaşı'nı paylaştı
Ordu Barosu yağmura rağmen yürüyor
Ordu Barosu yağmura rağmen yürüyor