Ahmet
Burcu Ertim

Ahmet

Bu içerik 292 kez okundu.
Reklam

Bu sabah uyandığımdan beri ben eski ben değilim. Nedenini soracak olursanız, anlamsız, insanca bahaneler yığını. Uyanışımla uyuyuşum arasında kaç saat var bilmiyorum. Havada mıyım karada mıyım bilmiyorum. Ben hala aynı Ahmet miyim onu bile bilmiyorum. Aynaya gidip baktım. Beni onayladı ‘Sen Ahmet’sin’ dedi. ‘Ahmet’in gözü. Ahmet’in kaşı bunlar Ahmet’in bakışları’ dedi. Bu göz, bu kaş, bu bakışlar benim evet biliyorum. Peki ya kalbim? Kalbim ne olacak? İki hafta önceyle aynı kalbi mi taşıyorum ben şimdi? İnsan sadece kaş, göz ve bakış mıdır? Duygularım yer kaplamaz mı bu dünyada? Ben ve duygularım, bir de düşündüklerim ansızın Ahmet’i değiştirdiler bu sabah. Artık ben eski Ahmet değilim. Neler oldu, neler bitti ben de hala anlayamıyorum.

Aslında her şey iki hafta öncesiyle başladı. İki hafta önce bir otobüs yaklaştı köyümüze. Tozlu toprak yolu peşinden sürükleyerek geldi, taşıdı evimizin camına. İlyas abinin arabası bu. Nerede görsem tanırım. Plakaya bile bakmaya gerek yok. Oturmaktan ve bakımsızlıktan kırılmış koltuklar ama renkleri kırmızı. Eşi üç yıl önce terk etti İlyas abiyi. O da arabasının koltuklarını kırmızı kumaş kaplattı.

İlyas abinin arabasından tanıdık bir yüz indi, abim. Ben bu haberi bilmeme rağmen yine de onu görünce şaşırdım. Koştum, sarıldım, elinden bavullarını aldım ve bir kez daha onu neden sevmediğimi anladım. Elinde diplomasıyla gelmiş. Hiç kırışır mı yıpranır mı diye korkmadan tüm yol elinde taşımış, anneme gösterebilmek için. Ama önce benim gözüme soktu. İlk annem değil ben gördüm. Annem içeri geçtiğimizde abim bize aldığı hediyeleri bir bir dağıtabilmek için bavulu açtığında da görebilirdi diplomayı. Çünkü benim bu bahsettiğim hayali sahnede annemin diplomayı görme anıyla yaşanan an kesişiyordu.

Abim benimle sarıldıktan sonra tüm köyle selamlaştı. Bir coşku bir heyecan. Sonra paldır küldür içeri geçtik, annem özlemiştir.

Ben bir elimde abimin bavulu bir elimde abimin diploması arkadan geldim. Bavulu kapı ağzına, diplomayı sandalyeye bıraktım. Annemle sarıldılar, kucaklaştılar. Herkes ağlıyor, mutlu, ortalık bayram yeri. Ben de ağlıyorum, içimde yangınlar. Her seste, her harekette bir art niyet arıyorum. Herkese kırgın bir parça da kızgınım onu benden çok sevdikleri için.

Tüm bu cümbüşten sonra abim ‘Ahmet’ dedi. ‘Koş benim bavulu getir, size bir şeyler aldım’

İkiletmeden gittim getirdim. Bavul ortaya konuldu, açıldı. Annem abimin bize getirdiklerini görebilmek için tam da bavulla karşı karşıya kalan sandalyeye oturdu. O sırada da sandalyenin üstünde diplomayı buldu.

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Beklenen maskeler geldi!
Beklenen maskeler geldi!
BAŞARININ KİLİDİ TARAFTAR!
BAŞARININ KİLİDİ TARAFTAR!