Deprem Ordu’yu  Fena Salladı
Mehmet C. Savaşkan

Deprem Ordu’yu Fena Salladı

Bu içerik 543 kez okundu.
Reklam

 

Geçtiğimiz hafta herkesin uyumaya geçtiği bir saatte, gece saat 00:23’de, etkili bir deprem ile sallandık. Korkunun yaşattığı tutulmayı atlattıktan sonra hemen TV’lere ve telefonlara sarılıp depremin nerede olduğunu araştırmaya başladık.

Yaşanılan saat itibariyle sessizlik, depremin sesini daha çok duymamıza dolayısıyla daha çok korkmamıza neden oldu.

İlk etapta, Erzincan Sivas arasında olduğunu sandık. AFAD’dan net bilgi gelene kadar, oralarda büyük bir deprem olduğunu ve yıkım yaşandığını düşünüyorduk.   Sürpriz bir şekilde, depremin merkezinin Kumru’nun 7 km. kuzeyinde olduğunu ve 4.2 şiddetinde ortaya çıktığını öğrendik.

Virüs korkutmacası üzerine böyle bir depremin yaşanması, geceyi uzatsa da ertesi gün her şey aydınlanmış oldu. Neyse ki kayıpsız atlatılan bir deprem yaşandı.

Gelelim işin biraz da detaylarına:

Deprem ölçümlemeleri son yüzyılda başlamıştır. Bundan önceki tarihler için devlet arşivleri, yerel yazın eserleri referans alınır.  Bu nedenle nadir görülen ve hafif yaşanan hareketler için elimizde kayıt yoktur. Kayda değer bir etkisi olmayan depremler için endişe etmeye gerek yok. İlimizde meydana gelen depremin yıkıcı bir ardı olmayacaktır.

Şehrimizde deprem riski hiç yoktur, diyemeyiz. Doğu Anadolu Fay hattındaki yüksek şiddetli bir hareket Ordu’yu; Kumru-Korgan hattındaki hareketten daha fazla etkileyebilir. Özellikle, kırsal kesimde iptidai yapılar, sağlam olmadığı gözle görülen eklemeler, binalardan aşırı uzağa çıkan çatılar, çıkmalar ve minare-merdiven gibi binaların dışına eklemlenmiş çerçeve sistemine sahip olmayan ikincil yapılar hasar görebilir, hatta yıkılabilir.   

Ne yazık ki özellikle kırsal kesimde herkesin her istediğini yapabildiği bir gerçektir. Kontrol dışı yapılan ve betonarme olmayan binaların bir riski mutlaka ki var. Bunlarda hasar oluşması için illaki deprem olması da şart değil. Rüzgar, yağmur ve toprak kayması da bu yığıntı yapılara hasar verebilir.

Ama genel olarak şehir merkezinde yine de bir yıkım beklemiyoruz. Torba çimento ve deniz kabukları ile dolu kumlarla elde karıştırılıp dökülmüş betonlar ve nervürsüz demirlerin kullanıldığı, 35 yaş ve üzerindeki yapıları bile yıkabilecek büyüklükte bir depremi Ordu için öngörmüyoruz. Bundan sonra da olacağını düşünmüyorum. Ancak binalar eskiyor, yaşlanıyor ve dolayısı ile yenilene ihtiyacı oluşuyor.  

Yeni yapılar için hiçbir risk yok. Geçerli teknik şartnameler ve malzeme tekniğindeki ilerleme binaların son derece güvenli tarafta bulunmasını sağlıyor.

Ordu’da deprem korkusu nedeniyle binaların yenilenmesine gerek olmasa da esas olarak şehrin geçit vermeyen, hatta hava bile almayan sokaklarının genişletilmesini sağlayan bir dönüşüm ihtiyacı günden güne iyice kendini hissettiriyor.

Bu vesile ile bir kez daha depremi yaşamış hemşerilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Beklenen maskeler geldi!
Beklenen maskeler geldi!
BAŞARININ KİLİDİ TARAFTAR!
BAŞARININ KİLİDİ TARAFTAR!