18 MART ÇANAKKALE SAVAŞI
Cevat Yıldırım

18 MART ÇANAKKALE SAVAŞI

Bu içerik 906 kez okundu.
Reklam

 

ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ

Çanakkale Savaşı dünya tarihinde emsali görülmemiş Türk harp tarihlerinin simgesi niteliğini taşımaktadır. Çünkü orayı görenler hayranlıklarını anlatırlarken, bizlerde onlar adına gurur duyuyoruz. Ancak bir taraftan da, anılan yeri ziyaret edememenin de üzüntüsünü yaşıyoruz.

Bu nedenle Çanakkale’de yaşanılan iki anıyı bilgilerinize sunacağız. Hep beraber onur ve teselli bulacağımızı tahmin ediyoruz.

Sene 1915. Anılan tarihte Çanakkale Savaşı başlar. Türk askeri ordusu, silah ve askeriyle üstün bir düşman ordusu ile karşılaşır.

Hepimizin bildiği gibi askerlikte sancak vatanın ve askerlimizin namusudur. Onu teslim ettiğiniz zaman, vatanı teslim etmiş sayılırsınız. Bu nedenle, askerlerden birisi sancağı tutar. Eğer ölürse diğeri teslim alır.

İşte öyle bir an gelir ki, askerlerimizin hepsi şehit olur. Ancak sancağı elinde tutan bir asker sağ kalır. Oda şehit olacağını anlayınca, sancağı ağzına alır. Ağır ağır yutmaya başlar. Böylece sancağın büyük bir bölümü mideye iner. Neticede asker şehit olur.

Bilahare arkadan gelen Türk askerleri, düşman askerlerini çekilmeye mecbur eder. Boşalan sahayı askerlerimiz i incelemeye başlar. Birde bakarlar ki, ağzında sancağın ucu görülen bir askerimize rastlanır. Komutan ve askerler tarafından şehit edilen askerin karnından sancak çıkarılır. Sancağın içinde şehit olan asker tarafından bir not ortaya çıkar. O notta askerimiz şöyle bir vasiyet bırakır:

“Şehit olduğumda beni öldüğüm yere defnediniz. Her gelen ziyaretçi beni bayraklarla yad ederek süslesin.” Belgesi çıkar. İşte bugün belgelerle beraber Sancaklı Baba Türbesi Çanakkale’de yaşatılmaktadır. Görenler anıyı aynen anlatırlar.

İkinci anıda tarihin seyrini değiştiren Anafartalar Savaşı’dır. O tarihte 19. Tümen Komutanı olan, Kurmay Yarbay Mustafa Kemal birliğin başında bulunmaktadır. İlk etapta Çanakkale’de Arıburnu’nda, düşman askerlerinin akınları durdurulur. Türk ordusu karşı atağa geçer. Ancak çarpışmalar sürerken askerlerimizin mermisi biter. Düşman askerlerinin mermileri yağmur gibi akmaya başlar. Çaresiz kalan askerlerimiz kaçmaya başlar.

Bu durum karşısında Mustafa Kemal ortaya çıkar. Askerlere şöyle seslenir: Bu ses takım komutanlarınca bütün birliklere iletilir. Verilen emir aynen şöyledir;

“Ben şehit torunları askerlerime, kaçmayı değil ölmeyi emrediyorum. Düşmanla aramızda 8 metre mesafe kalmıştır. Mermilerin bittiği yerde, süngü takarak hücum emrediyorum.”

Allah Allah nidalarıyla ölüme atlıyorlar. Ölenin yerine siperlerden yenileri ekleniyor. Karşılıklı çarpışmalar sonucunda düşman cephanesi bozuluyor.

İşte tarihçileri cephenin birden düşeceği bir zamanda bu emir savaşın seyrinin değiştiği noktasında birleşiyorlar.

Atam! Aramızda sana karşı nankörler çıksa da, Türk milleti, kararlılıkla çizdiğin yolda ilelebet devam edecektir. Ruhun şad olsun. Yerinde rahat uyu.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Beklenen maskeler geldi!
Beklenen maskeler geldi!
BAŞARININ KİLİDİ TARAFTAR!
BAŞARININ KİLİDİ TARAFTAR!