KASAPLIK MERAKI
Ali Öztürk

KASAPLIK MERAKI

Bu içerik 823 kez okundu.
Reklam

             Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Akdoğan, Çamsan 3. MDF tesislerinin temel atma töreninde 2 kasabın keseceği koyunu kasapların elinden alarak kendi kesmiş.. Rektör Akdoğan," Koyunu benden iyi kesen olamaz" demiş.

          Bu haberi okuduğumda aklıma ister istemez rahmetli Topal Osman Amca geldi.
 Çelebioğlu  Boğazında dükkanı olan rahmetli Osman Amca yazları Çambaşı’nda kasaplık da yapardı. Her fırsatta  iyi bir kasap olduğunu, çok da  iyi koyun kestiğini anlatan Osman Amcanın  bazen kantarın  topuzu kaçırıp işi palavraya kadar  vardırdığı da olurdu, ister istemez.

Anlattığına göre, yine bir gün yaylada bir koyunu öylesine güzel bir şekilde kesip yüzmüş ki, tam çengele astığı sırada oradan geçen, zamanın operatör doktorlarından İsmail Bey bunu  gördüğünde, o bile hayran olup güya :-İşte demiş, aynen benim ameliyatım gibi tertemiz bir kesim.
           Yıllarca Askeriyede de görev yapmış, aklı selim bir tıp adamı olan    rahmetli İsmail Beyin böyle bir şey söylemesi elbette ki mümkün olamaz. Ama Osman Amca bu, kendi kasaplığını överken  hızını alamayıp rahmetli İsmail Beyin operatörlüğünü ne hale getirdiğinin farkına bile varamıyordu.
                 Rektör Akdoğan, kasaplığı bu kadar önemsediğine göre , mesleği Kasaplık olan rahmetli babam da yaşasaydı, ODÜ de akademisyen olur muydu ki acaba ?  Pek bilemem  ama zamanının en yaşlı ve tecrübeli kasabı olan  rahmetli Kasap Kara Osman (Eren), kesin ordinaryüs profesör olurdu (!)

                 Bunları yazarken amacımın asla bir mesleği küçümsemek olmadığını öncelikle belirtmek isterim.

                Anlatmak istediğim, devletin belirli ciddi ve yüksek kademelerinde görev yapan kişiler, bulundukları makamın ciddiyetiyle bağdaşmayan tavır ve davranışlardan özellikle  kaçınmalıdırlar.

                Bazı siyasetçileri görmekteyiz,  kimi zaman  sırf popülizm olsun diye dolmuş şoförlüğü dahi yapmaktalar. Rektör Prof. Dr. Ali Akdoğan da sanırım onlara özenmiş olacak…Umarım, bu yaptığının yanlış olduğunu idrak etmiştir de bundan böyle bu tür davranışlara tevessül etmez. Çünkü kendileri başarılı ve dürüst bir yönetici olarak bilinmektedir.

                Günümüzde bir çok meslek artık eski itibarını kaybetmekte, bu yüzden de neredeyse unutulmak üzereler.

                Konfeksiyon sanayi terzileri, fabrikasyon ayakkabılar ise kunduracıları sayı olarak oldukça azalttı.. Eskiden öyle miydi ? Bu meslek sahipleri en çok itibar edilen esnaftandılar.

                Eski yıllarda Cumhuriyet Bayramı törenlerine okullar dışında esnaf  kuruluşları da katılırdı. Resmi geçitlerde Valinin önünden geçerlerken, devletin temsilcisi Vali Beyi, mesleklerini  ve meziyetlerini tanıtan bir takım gösterilerde  bulunarak selamlardılar.

                Kamyonların arka karoserlerine dükkanlarını  dekore eden bakırcılar, berberler, kunduracılar, demirciler ve diğer meslek kuruluşlarının  her birinin ayrı bir selamlama biçimi olurdu.  En ilginç olanı ve tebessüm ettireni  ise meyhaneciler derneğinin geçişi sırasında masadakilerin ayağa kalkıp  kadeh tokuşturarak Vali Beyi selamlama biçimiydi.

                Rahmetli babam yılda bir kez takım elbise giyip kravat takardı. O da Cumhuriyet Bayramlarında en önde Kasaplar Derneğinin bayrağını taşıyacağı için…

                Kasaplar Derneği, Vali Beyin önündeki alana gelene kadar, el kol sallama şeklinde koyun pazarlığı yaptıktan  sonra  satın alınan koyunu keserek bir bakıma  mesleklerinin hünerini  göstermiş olurdu. Bu kesim işini, 1965 yılında bir motosiklet kazasında  hayatını kaybeden  zamanın en cevval kasaplarından olan kasap Sıtkı yapardı daha  çok…

                Bir kamyona yükledikleri  kayıkla resmi geçide katılıp Vali Beyin önünden geçerken ağ atan balıkçılardan sonra Avcılar Derneğini temsil eden avcılar tüfekleriyle havaya ateş ederek törene son noktayı koyarlardı.

                 Cumhuriyet Bayramlarının o milli coşkusunu da yaşayamaz olduk artık günümüzde…

                Rektör Prof.Dr. Ali Akdoğan’ın ,  bu  koyun kesme merakı, bizi eski günlere götürüp o zaman ki kutlamaları hatırlattı bir bakıma…

                Bunun için kendilerine teşekkür de  edebiliriz…

          52 ORDUSPOR

        52 Orduspor, ligin ilk yarısında tüm imkansızlıklara rağmen iyi sonuçlar alıyordu. Ligin 2 nci  yarısı başlarken yönetim ve hoca değişti, gereken imkanlar da sağlandı…Play-off kalma iddiasıyla başladığımız bu yarıda ne var ki  beklenen başarı bir türlü gelmedi. İlk yarıdaki başarıyı bile  arar olduk.

                Dün de  kendi sahasında Düzcespor’a 1-0 mağlup olan 52 Orduspor’un maçını tv den naklen izlemek bile sıkıntı vermekte…Çünkü, golden vazgeçtik pozisyon görmek bile beyhude…Hatalı pas yüzdesinin oldukça yüksek olduğu maçlarda bir çok  pasın doğrudan taca ya da auta gitmesi ise taraftara saç, baş yoldurur gibi…

                Grubumuzda Tokatspor ve Manisaspor’un küme düşmelerinin kesinleşmesinin 52 Orduspor için bir şans olduğunu düşünüyorum. Yoksa bu oyun tarzıyla kümede kalmamız pek de kolay olmayabilirdi.

                        ***********

                   Devletimizin önemli kademelerinde görev yaptıktan sonra emekli olmuş belli yaş grubunun üzerindeki hemşehrilerimizden Başkent Ankara'da ikamet etmekte olan bir grup her Perşembe günü Ordulular Vakfı lokalinde bir araya gelip sohbet etmektedirler.

                       Geçtiğimiz günlerde bu gruptan Maliyeci  Hasan Gönül Ağabeyi kaybetmiştik.

                       Önceki gün ise, 1980 li yılların başında Samsun Sıkıyönetim Komutanlığı da yapmış olan Em. Kıd. Albay Ahmet Varol Ağabeyin vefat haberiyle bir kez daha üzüldük.

                       Her iki değerli hemşehrimize Allah'tan rahmet, yakınlarına sabırlar dileriz. 

                       

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Beklenen maskeler geldi!
Beklenen maskeler geldi!
BAŞARININ KİLİDİ TARAFTAR!
BAŞARININ KİLİDİ TARAFTAR!