Başarısız ve Davranış Bozukluğu Bulunan Çocuklarımızı Nasıl Eğitebiliriz?
Cevat Yıldırım

Başarısız ve Davranış Bozukluğu Bulunan Çocuklarımızı Nasıl Eğitebiliriz?

Bu içerik 3505 kez okundu.
Reklam

 

Her mesleğin kendine özgü, ayrı ayrı özellikleri olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak bunlar arasında öğretmenlik mesleğini ayrı bir kefeye koyarak değerlendirmek gerektiğine inanıyoruz.

Çünkü öğretmenlerimiz, ülkemizin geleceği olan çocuklarımızı bütün yönleriyle hamur gibi yoğurarak şekillendiren bir usta gibidir. İşte bu nedenlerle, öğretmen arkadaşlarla bu konu ile ilgili zaman zaman bir araya gelerek sohbetlere dalarız. Genellikle öğrencilerimizle ilgili yaşanılan anılar ortaya atılır. Bu anılardan birisini siz okuyucularımızla paylaşmak üzere bu konuyu ele almış bulunuyoruz.

Anıyı anlatırken ders zili çalar. Öğretmenler derslerine gitmeye başlar. Okuluna yeni atanan bir öğretmende sınıfa girer. İki öğrencisinin kavgasıyla karşılaşır Öğrencilerine sorar. Bu iki arkadaşınız neden yaramazlık yapıyorlar? Hep beraber bütün sınıf, öğretmenim bu arkadaşlarımız her zaman böyle kavga ediyorlar.Bizi dinlemiyorlar cevabını alır.

Öğretmen bu durum karşısında anılan öğrencilere dönerek: Siz iki arkadaşsınız. Sınıf içerisinde böyle hareketler olmaz. Hadi kucaklaşarak barışın şeklindeki sözleriyle öğrencilere yaklaşır. O anda kavgacı öğrencilerden birisi öğretmenine tokat atma pozisyonuna girer. Öğretmen bu öğrencinin hareketini görmezden gelerek sükûneti sağlayarak dersine devam eder.

Zamanı gelince okulda mesai biter. Çocuklar evlerine döner, öğretmen çocuğun babası ile görüşmeyi sağlar. Okuldaki gelişmeleri çocuğun babasına anlatır. Baba da çocuğunun evdeki uyumsuzluğundan dert yanar. Hocam, her yolu denedim ama bu çocuğu ıslah edemedim. Bende ne yapacağımı bilemiyorum öğretmenim der. Bu durum karşısında öğretmen babaya dönerek: Sen hiç üzülme eğer okul ve aile aramızda sıkı bir işbirliği yaparsak, bu çocuğu kurtarabiliriz der. Baba bu sözlere çok sevinir. Nasıl olacak öğretmenim der.

Şimdi sana, okulla aile arasındaki iletişim planını vereceğim. Bu yazılı planı özenle ve titizlikle şöyle uygulayacaksınız:

Aile fertleri arasında, sevgiyi ön planda tutacaksınız. Evlatlar arasındaki ilişkilerde seni çok seviyorum, senide sevmiyorum sözcüğünü ortadan kaldıracaksınız. Çocuklar veya aile fertleri arasında herhangi bir problem çıktığında bu sorunu demokratik kurallar içerisinde çözümlenmesi çocuklara bırakılmalıdır. Gelişmelerin takibi için okulla aile arasındaki iletişim titizlikle uygulanmalıdır.

Bu yazılı bilgileri alan baba evine döner. Öğrencide ertesi gün okula gelir. Öğretmen öğrencisini özel bir odada mülakata alır. Çocuk üzerinde eğitim, çocuk psikolojisinin bütün kurallarını uygular. Bu uygulamaya bir ay boyunca titizlikle devam edilir.

 

Sonuçta ne oldu biliyor musunuz? O problemli öğrenci sanki başka dünyaların çocuğu aline gelir. Davranışlarındaki değişiklik derslerinde başarı doğrusu herkesi şaşırtır. Demek ki problemli olan bir öğrenci ehil öğretmenler elinde sınıfın en iyi öğrencileri arasına girebiliyormuş.

İşte nice öğrencilerimizi incelemeden, araştırmadan toplumun içine salıyoruz. Sonra ne oluyor? Kadın cinayetleri, hırsızlıklar, soygunlar vesaire gibi durumlar toplumda huzursuzluklara neden oluyor. Bu gibi olumsuzluklar çocuklarımıza doğru bir eğitim verilmesinin sonuçları değil midir? Öyle ise çare nedir? Bir ülkede sağlam bir nesil ancak sağlam ve bilimsel eğitimden geçirilerek hedefe ulaşılacağını asla unutmamalıyız.   

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Aşırı hız bir can daha aldı
Aşırı hız bir can daha aldı
2 DUYARLI İNSAN!
2 DUYARLI İNSAN!