KENT ORKESTRASI
Ali Öztürk

KENT ORKESTRASI

Bu içerik 450 kez okundu.
Reklam

 

Kurtuluş Savaşında Batum’dan  İnebolu’ya mühimmat taşıyan Rüsumat No 4 adlı gemi Ordu’da düşman gemileri tarafından  batırılmaktan kurtarılıyordu. Bu kurtarma olayında,  dünya denizcilik tarihinde pek benzeri olmayan bir savaş oyunu uygulanmıştı. Yüklendiği mühimmat boşaltılarak  batırılan gemi, düşman gemileri atlatıldıktan sonra  tekrar yüzdürülmüştü.  Bu olay sırasında başta kayıkçılar olmak üzere Ordu halkının  sivil savunma seferberliği ise bir bakıma kuvayı milliye ruhunun ne anlamı geldiğini de  anlatıyordu...

                Merhum Turgut Özakman’ın ülkemizde  en çok okunan romanlardan biri olan ‘Şu Çılgın  Türkler’de de tüm ayrıntılarıyla anlatılan  bu tarihi olay, bir Ordulu olarak beni son derecede  etkilemiş ve gururlandırmıştı da… Bu  onurun bir türkü ile taçlandırılmasını arzu ettim. Yazdığım türkü sözünü kendi yorumlarına  göre besteleyenler oldu.Bunlardan biri de sanatçı hemşerimiz Alper Zoroğlu’ydu Sanatçının  bazı etkinliklerde seslendirdiği türkü hakkında THM otoritelerinin yorumları da olumluydu.Buna rağmen Ordu’daki etkili ve yetkili hemşerilerimiz nedense bu türküye pek ilgi göstermediler.Türkünün melodisin hareketli olması nedeniyle kahramanlık türküsü olamayacağını söyleyen Ordu’daki  THM otoriterinden ağıt şeklinde olması gerektiğini dahi söyleyenler oldu.

                Ordu halkı, ,cepheye mühimmat taşımak gibi  savaşı etkileyecek hayati bir görevi üstlenmiş bir gemiyi dünya denizcilik tarihinde görülmemiş bir gayret  ve  kuvayı milliye ruhuyla kendiliğinden oluşan bir sivil savunma düzeniyle kurtarmıştı. Olayda   ne gazi,  ne de şehit olan kimse olmadığı gibi herhangi maddi zarar da yoktu. Halkımız bu zaferini davullar çalıp, horonlar oynanıp silahlar atarak hep birlikte kutluyor, sevincini yaşıyordu. Bu olayla ilgili türkünün melodisi elbette hareketli olmalıydı.Ben müzik otoritesi falan değildim ama mantıken bu anlayışa bir anlam veremiyordum.

                TV 52 televizyonu ise son zamanlarda sabah yayınlarında, Ordu dışındaki hemşehrileremiz için arada bir kameralarını Ordu’nun o günkü sahil manzarasına yöneltiyor,bu sunumu yaparken bir Ordu  türküsü de dinletiyordu. Program sunucusu sevgili Akın Çiçek’e bir mesaj atarak böyle bir Ordu türküsünün de olduğunu, Youtube kayıtlarından bulabileceklerini bildirdim. Sağolsunlar bu isteğimi dikkate aldılar ve arada bir  bu türküyü de ekranlarına taşıdılar.

                31 Mart yerel seçimlerinden sonra Büyükşehir Belediye Başkanı olan sayın Hilmi Güler ile Genel Sekreter olarak göreve başlayan Ali Erdal Gülderen telefonla beni arayarak, türküyü çok beğendiklerini bildirmişlerdi. Genel Sekreter  Ali Erdal Gülderen,  yeni kurulan Kent Orkestrasının repertuvarına bu türküyü de katmayı düşündüklerini söylediğinde hayli memnun oldum. Orkestra şefi sevgili Alper Yavuz’la yaptığım telefon görüşmesinde türkünün sonunda, , kuvayı milliye duygularının daha da coşması  ve  olayın önde gelen diğer kahramanların da adlarının hatırlatılması için şu  şiirsel sözler in de melodisiz olarak eklenebileceğini bilirdim.

 Nezir Efendi, Civan Ali, Ali Reis

Kahyamız Hakkı Reis,kayıkçıyız hepimiz

Hür doğmuş, hür yaşamış bizim yedi ceddimiz

Esaret zincirine baş eğmeyiz biz gülüm

Ne diyor Kemal Paşa: YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM.   

Sağ olsunlar, bunu da dikkate aldılar ve solistleri  sevgili Cenk Sönmez’in şahane yorumuyla, Şair Fuat Huylu’nun hitabetiyle Yeni Yıla Merhaba Konserinde salondaki dinleyicilerin kuvayı milliye duygularına tavan yaptırmalarını TV 52 Televizyonundan izlerken mutluluk duydum.

                Orduluların tarihi gururu olan bir olayı vurguladığı halde, Seyit Torun’un Başkanlığı döneminden beri gündeme getirmeme rağmen dikkate alınmayan   bu türküyü önemseyenlelre ve bestecisi sevgili Alper Zoroğlu’na buradan   teşekkürlerimi iletir Kent Orkestrası mensuplarını  bir kez daha tebrik ederim.

                EKONOMİDEKİ TABLO

             Gazeteci Ahmet Hakan Cunhurbaşkanımız  sayın Erdoğan ile  CNN Televizyon Kanalında yaptığı

söyleşide, ekonomideki tabloda olumsuzluk yok,  dedi.

                Eskiler bu gibilere, “ Sen ya hesap bilmiyorsun ya da  hiç dayak yememişssin”derlerdi.

                Ahmet Hakan geçtiğimiz yıl magandalardan dayak yediğine göre belli ki hesap bilmiyor.

                Ben de buradan kendilerine, önce Lale Devrinin ünlü divan şairi Nedim’in kasidesinden bir beyiti hatırlatıp sonra da kendi görüşümü bildiren bir başka beyiti iletmek isterim.

                     Yok bu ülke içre senin vasfettiğin dilber Ahmet

                      Bir perî sûret görünmüş bir hayâl olmuş sana

                                                                    Şair Nedim

 

                  Ekonomide olumsuz bir tablo yok diyen Ahmet

                  Var mı, yok mu görürsün, git pazarı gez bir zahmet

                                                                         Şair Ali

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Aşırı hız bir can daha aldı
Aşırı hız bir can daha aldı
2 DUYARLI İNSAN!
2 DUYARLI İNSAN!