HAYVANLARI VE YEŞİLİ SEVMENİN BEDELİ
Ayşe Ünal

HAYVANLARI VE YEŞİLİ SEVMENİN BEDELİ

Bu içerik 872 kez okundu.
Reklam

Bu kadar ağır olmamalı. Ağaçları, hayvanları, doğayı ve yeryüzünde yaşayan tüm canlıları sevmenin bedeli bu kadar (ağır), bu kadar incitici olmamalı.

Bahçeli bir eviniz varsa; birkaç katlı, gelir getirici bir apartmanınız olabilirken, çevresel değerlere olan saygınızdan küçük, iki katlı bir ev yaptırmış ve olabildiğince yeşili korumuşsanız kimse size olumlu bakmayacak, ne iyi yapmışsınız demeyecektir. Önce en yakınlarınız “enayi misiniz” dercesine, fazladan birkaç dairenin getireceği yıllık kira gelirinin hesabını çıkaracaktır. Denizin daha iyi görülmesi için o taraftaki ağaçların kesilmesi gerektiğini önerecektir çoğu kişi. Evinizin yola bakan tarafına diktiğiniz ağaçlar uzayıp dal budak saldığında, kaldırımdan geçenlerin başına değebilecek olan dalları kestirdiğiniz halde, yüksekte kalan dal ve yapraklar insanları güneş ve yağmurdan koruduğu halde, yine en yakın çevrenizdekiler daha çok daha çok kesilmesinin iyi olacağını söyleyeceklerdir. Olur ya –Allah göstermesin - çok uzun boylu birinin başına ya da kaldırıma yakın park etmiş yüksek bir arabanın üzerine körpe dallar ve yapraklar çarpabilirmiş… Sonunda belediyenin işçileri gelip ağaçların yarısını size hiç sormadan yok edip meseleyi kökünden hallederek gideceklerdir. Bin bir emekle büyüttüğünüz, çiçek de açan, evinizin, yolunuzun,  mahallenizin süsleri ağaçlar şaşkın küskün, siz şaşkın ve ağlamaklı kalakalırsınız. O yeşil canlar yoldan gelip geçenlere oksijen solutup, gölge oluyormuş,  evinizin önüne sorulmadan konan iki çöp konteynerinin olumsuz görüntüsünü ve kokusunu biraz olsun azaltıyormuş, aile mahremiyetinize de katkıda bulunuyormuş… Kimin umrunda.

Sokakta kalmış, aç ve korumasız evcil hayvanlar bahçenize sığınmış ya da sahipleri tarafından özellikle bırakılmışsa ve siz onlara kucak açmışsanız, su verip,  doyurmuşsanız çok büyük bir hata daha yaptınız. Taşlanmadan, tekmelenmeden doyabilecekleri bir yer bulmanın sevinciyle üç güne kalmaz tüm korkularından, ürkekliklerinden sıyrılıp (özellikle kediler) size en sevimli halleriyle teşekkür edecekler, ruhunuzu şenlendireceklerdir…  A m a a onları bahçenizde, kapınızın önünde, bazen evin içinde ve kucağınızda görenlerin büyük bir kısmı yüzlerini buruşturup “pis ve tüylü” bu hayvanlara neden yüz verdiğinizi,  hasta bile olsalar neden evin içine kadar aldığınızı sorgulamaya başlayıp,  uzaklaştırma yöntemlerini sıralamaya başlayacaklardır. Yakınınız sandığınız kadınlar kendilerinin temizlik konusundaki hassasiyetlerini vurgulayıp asla öyle bir duruma düşmeyeceklerini de belirteceklerdir bilge bir edayla… Nasıl bir durumda olduğunuzu anlamaya çalışırken yüreğinizden bir şeylerin kopup gittiğini,  o korunmaya muhtaç sevimli hayvanların şenlendirdiği ruhunuzun incindiğini duyumsayacaksınız.

Kedi sevenler bilir,  temiz, akıllı ve çoğu köpekler kadar sahiplerine, barındıkları yere bağlı hayvanlardır. Fare yakalayıp, kertenkele yakalayıp yemezler, oynarlar. Büyük bir kuş yakaladıklarında önce ev sahiplerinin görmesini isterler. Hatta kapıya vurup haberdar ederler... Öylesine temizlik düşkünüdürler ki her sabah güneşe karşı tüm bedenlerini yalayarak temizler, tüylerini parlatırlar. Allah onların dillerine özel bir sterilizasyon yeteneği bahşetmiştir. Eğer evinize girmelerine izin vermişseniz,  temizlik işlemini uzattıkça uzatır, patilerindeki her bir tırnağın arasında bile birkaç kez dillerini gezdirirler. Hele bir yüzlerini temizleme yöntemleri vardır ki seyrine doyum olmaz. Önce patilerinin üstünü kuvvetlice yalar sonra o yüzeyi yüzlerine bastırarak sürerler. Bu hareketleri yüzlerinin her yeri temizlenene kadar tekrarlarlar. O işlem boyunca kafaları öylesine ciddi ve sistemli bir şekilde hareket ediyordur ki ibadete hazırlanıyorlar sanırsınız.

Ama ben ne dersem diyeyim, onların sevimliliğini, yararlarını, arkadaşlıklarının çocuklara ve incinmiş ruhlara çok iyi geldiğini hayvan sevmeyenlere/sevemeyenlere anlatamam ki… Hayvan sevmeyenler o denli çok ki… Kim bir kediyi izleyip onların türlü türlü akıllı, sevimli hallerine tanık olacak ki… Olsalar bile küçücük yüreklerindeki sevgisizlik kalkanı o denli kalındır ki Allahın bize armağanı ve emaneti olan hayvancıkların sevgisini içine almasına izin vermez.

Siz onların bu şaşırtıcı sevgisizliğini söz konusu bile etmezken;  ağaçları, hayvanları, doğal olan her şeyi sevdiğiniz için, elinizden geldiğince koruyup kollamaya çalıştığınız için hep eleştirilecek,  incitilecek,  şikayet ve dedikodu konusu bile olacaksınız.  


 

 

 

 

 

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
GÜLYALI SPOR KULÜBÜ YENİDEN!
GÜLYALI SPOR KULÜBÜ YENİDEN!
KIZLARDAN ÇİFTE ŞAMPİYONLUK!
KIZLARDAN ÇİFTE ŞAMPİYONLUK!