ALİ İLE VELİ
Gürsel Yıldırım

ALİ İLE VELİ

Bu içerik 273 kez okundu.
Reklam

     

 

     Hep düşündüğüm şu; bu ülkede Ali ile Veli niye aynı kefede tartılmıyorlar?

     Galiba sorun şuradan kaynaklanıyor; Ali ile Veli’nin iktidar anlayışı farklı.

     Bu farklılık ülkemizde bir hedefe yönelmeyi engelliyor. Halbuki ülkemizin Osmanlı’dan gelen mirası üzerine yepyeni bir Cumhuriyet kurulmuş; bu Cumhuriyet mensubu olduğu halka vatandaşlık yetkisini kazandırmıştır.

     Vatandaş olmak; yaşadığı toprağın sahibi olmak, yaşadığı ülkenin yönetiminde söz sahibi olabilmek, kişisel iradesini kullanabilmek, ekonomik bağımsızlığını fark edebilmek, yasalar karşısında eşit olduğunu bilmek ve çağdaş dünyanın özgür bireyi olduğunu anlamaktır.

     İnsanoğluyuz; doğrularımız kadar yanlışlıklarımızda olabiliyor. Bazen kişisel çıkarlarımızı öne çıkararak doğrulardan vazgeçebiliyoruz. Hatta bizim değerlerimizi kullanıp bizi yanlış yönlere sevk edenlere de alet oluyoruz. Alacağımız kararlar sadece bize ait olmayıp ülkenin ve dünyanın genel görüntüsü içinde bizi etkileyerek bir başka iradenin peşine düşebiliyoruz.

     Üzüntüyle söylemem gerekirse, ülkemizin son yıllarda vardığı aşama bu. Sanki kimlik yitirmesine uğradık. İrademizi yönlendiren gizli, despot bir güç var. Bizi Cumhuriyetin kazanımlarından uzaklaştıran bir siyasal iradenin peşine takılmışız.

     Müthiş bir güvensizlik kendini gösteriyor. Bu güvensizlik içinde Ali ile Veli aynı kefede tartılamıyorlar. Söylenenler, görünenler o kadar farklı ki, kime inanacağımızı şaşırır olduk. Özellikle inanç konusunda yaşananlar, ekonomi alanındaki karışıklık, siyasetteki doyumsuzluk bizi savurup duruyor. Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin en önemli tacı BMM işlevini yitirmiş, seçtiğimiz milletvekilleri lafazanlık peşinde, muhalefeti önemsememek gibi aldırışsızlığımız gün yüzüne çıkmış; ne yapalım!

     Felaket senaryosu yazmak gibi isteğim yok. Bu güzel ülkenin, bu güzel vatandaşlarının umutlarını kırmak gibi yönelişim asla olamaz. Ama görünen köy de kılavuz istemiyor. Artık tüm gücümüzle çağdaş yapıya yönelmenin zamanıdır, diyorum. Akıllı olmanın vakti geçmektedir. Çağdaş dünya bilgi ve teknolojiyle yepyeni ufuklara doğru yönelmektedir. Tarımdan başlayarak, bilgi ve teknolojiyi önemseyerek, ülke bütünlüğünü gözeterek, insanlara bu ülkenin eşit ve ortak vatandaşı olduğunu hissettirerek büyük bir atılımın içinde olmamız gerektiğini, saygı ve erdemli davranışlarla ortaya koymamız gerekmektedir.

     Bu görev ayırım yapmaksızın hepimizindir ve asla vazgeçilemez.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İstanbul’un imarı Ordulu Onur Soytürk’e emanet
İstanbul’un imarı Ordulu Onur Soytürk’e emanet
ENGELSİZLER ORDUSU GALİBİYETE KİLİTLENDİ
ENGELSİZLER ORDUSU GALİBİYETE KİLİTLENDİ