Maymundan İnsana (!)
Eylem Özkan

Maymundan İnsana (!)

Bu içerik 348 kez okundu.
Reklam

 

“Şimdiki maymunlar neden insan olmuyor?” sorusunu hemen herkes ya çevresinde işitmiş ya da sosyal medyada görmüştür. Öyle ki, bu durum artık alay konusu oldu her yerde.

Bu sorunun cevabını gerçekten merak edip araştıran bir insan, böyle bir soru sorulamayacağını biliyor olmalı. (Bilgece bir cevap istiyorsan, akıllıca soru sormalısın. – Goethe) Aslında insanlar merak ettiklerini, ilgili alanlarda araştırsalar, sorulan sorular da yerli yerinde olacak ve böyle bir soru bile oluşmayacak. Evrimi kendi yaşamı boyunca gözlemleyebileceğini sanmak bile tamamen bilgisizlikten geliyor. Kimse her şeyi bilmek zorunda değil, fakat fikir sahibi olunabiliyorsa, o fikrin altında bilgi olmalı! Savunuyor ya da inkâr ediyorsan, bilmelisin!

Ben bilim insanı değilim, bu konuyu kaynaksız ya da kendi düşüncelerim altında ifade etme yetisine – bilgisine sahip değilim ve bu yazı bilim üzerine olmayacak. Her zaman söylüyorum; hiçbir şeyi körü körüne savunmak mantıklı değil, ancak aklıma yatanı ve bana tatmin edici cevaplar veren alanları takip etmek daha sağlıklı geliyor. Yazının sonunda başlığın hakkını vermek için kaynak belirterek bir açıklama yapmaya çalışacağım ve şunu söylemekte fayda görüyorum ki, bilim ‘inançlar’ gibi 2 cümle ile anlatılacak bir konu değil.

Şimdi yazının özüne dönelim: Okumadan, araştırmadan fikir sahibi olan bir toplum. Tüm inanış şekillerini, hemen her alandaki tüm muhalifliğini tamamen toplumsal söylemler üzerinde geliştiren insanlara olacak bu yazımdaki eleştirim.

Nitekim sosyal medyada, aktif yaşamda tanıklık ettiğim ve birebir tecrübe kazandığım olaylar bana yazma zorunluluğu hissettiriyor. Yazılarımın birçoğunun toplumsal eleştiri üzerine olması birilerini rahatsız edebilir fakat bunlar bizim acı gerçeklerimiz ya da yüzleşmemiz gereken konular diye düşünüyorum.

Felsefe insan hayatında müthiş önem arz ediyor. Çünkü ucundan da olsa biraz bir şeyler anlayabilmek bizi sorgulamaya iter. Felsefe düşünceye dayanan bir eylemdir ve felsefenin doğasında sorgulamak vardır. Felsefenin gene en önemli tarafı cevaplardan çok sorulan sorulardır, hep sormalı ve sorgulamalıyız çünkü cevaplar düşünceyi öldürür. (Bütün cevaplarınıza karşı sorularım var.- WoodyAllen)

Toplumsal söylemler ve üzerinde gelişen fikirler, inançlar:

• Alkol kullanmanın haram olduğunun söylenmesi: Konuyu çok dinselleştirmek istemediğim için detay okumalarını size bırakarak başlık yazacağım. Alkolle ilgili kesin yasak, Uhud Savaşı’ndan sonra yani İslam’ın doğuşundan 15 yıl sonra Maide Suresi’nin 90. Ayeti ile geldi. Alkolle ilgili Nisa Suresi’nin 43. Ayetini ve Ayet (Nahl-67)’yi okursanız ne demek istediğimi anlayacaksınız.

• Daha yazmadan, aklıma geldikçe yüzümde tebessüm oluşur hep; 70’li yaşlarında bir teyzem var, “Tiyatrocu mu olacaksın başımıza?” derdi torunlarına. ☺İnanın çok göremiyorum, Anadolu insanını eleştirmek içimden gelmiyor bile ama bu da bizim acı gerçeğimiz. Anadolu’ya ulaşamayan – ulaşmak istemeyen siyasilerin oyunları diyelim.

• Hemen her zaman Müslümanlar tarafından savunulan bir söylem var. Konuyu anlatabilmek adına örnek vereceğim: “Bu çocuğun günahı ne, Allah neden izin veriyor bu ıstıraba?” gibi yakarışlarda Müslümanlar der ki; anne ve babasının günahını çekiyor. İşte, yanlış bilinen bir bilgi daha, oysa inandıkları kitabı okumuş olsalar Fatır Suresi’nin 18. Ayetini biliyor olmaları gerekir:

“Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenemez. Günah yüklü birisi, kendisi adına onu taşımaya çağırsa, yakın akrabası da olsa günahını taşıyacak kimse bulmaz. Kim günahlarından arınırsa, yalnız kendisi için arınmış olur.”

• Her daim çöp gibi görünen ya da bilinen ve gene toplumda haklarında hep yanlış bilgiler aktarılan Komünistlere ne demeli? Komünist değilim ama yaşadığımız yönetim şeklinden bin kat daha iyidir Komünizm. Bu da gene bilgisizliğin verdiği acı bir söylemdir. Ve hatta Komün hayatı çağrıştırdığı için hepimizin bildiği Şirinler çizgi filmi var, gösterimi yasaklanan…

• Düğünlerde gelinin beline bağlanan kırmızı kuşağın anlamını bilirsiniz; bakireyim der gelin bağıra bağıra. Konuyla ne mi ilgisi var, söyleyeyim: Toplum tarafından kadınlarda kısıtlanan ama erkeklerde özgürleştirilen bir seks hayatından bahsediyoruz, kadının kiminle seks yapacağına toplum ve inançlar karar veriyor. Doğada dişi üretkendir, her çeşit hayvan seks yapar, bu doğanın kanunudur. Seksin kadınlar üzerindeki namus algısı gene toplumsal tabuların yarattığı bir keşmekeştir. Bir kadın olarak, bu konular benim en derin yaramdır bu toplumda, çok derine inmeyeceğim, yoksa yazı amacından çıkacak.

Örnekler bitmez! Son örneğimi başlığın hakkını vererek yapacağım:

• Şimdiki maymunlar neden insan olmuyor? ☺

Yanlış bilinen bilgilerden en acıklısı bu olsa gerek; insanlar maymundan falan gelmemiştir ama dediğim gibi bunu ben açıklamayacağım. Çağrı Mert Bakırcı’yı kaynak göstererek açıklama linkini bırakıyorum aşağıya, iyi okumalar.

https://evrimagaci.org/insanlar-maymundan-geliyorsa-simdiki-maymunlar-neden-insan-olmuyor-344

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İstanbul’un imarı Ordulu Onur Soytürk’e emanet
İstanbul’un imarı Ordulu Onur Soytürk’e emanet
ENGELSİZLER ORDUSU GALİBİYETE KİLİTLENDİ
ENGELSİZLER ORDUSU GALİBİYETE KİLİTLENDİ