Yapılaşma ve yeşil alan
Coşkun Özbucak

Yapılaşma ve yeşil alan

Bu içerik 260 kez okundu.
Reklam

        İklim krizi etkinlikleri devam ederken, tepkiler büyürken sanki inadına betonlaşma da devam ettiriliyor. En küçük bir yeşil alan bile imara açılıyor. Sonra da övünerek açılış yapılıyor.

         Şehirlerde betonlaştırma  “göze batıyor” demek bile hafif kalıyor. Canımızı acıtıyor, yürekleri dağlıyor. Şehrin görünümünü bozan “dev yapılar” artmaya başladı. Her atılan adım para kazanma anlayışını ortaya çıkarıyor. Yeşil alan üzerine bir yapı yapmayı geçtik tamamen ortadan kaldırılıyor. Bu nedenle şehirler damlaya damlaya beton oldu.

         Şimdi ne olacak? “Eski” ile yeni karşılaştırmaları yapılarak tüm günah “eskiye” yükleniyor. 31 Mart seçimlerinden bu yana ne yapıldı? Altı ay geçti, belediyenin beş yıllık stratejik planlaması nedir belli değil. Projelerden söz ediliyor o kadar.

         Şimdi de yeni otogar açıldıktan sonra eski otogar alanı nasıl değerlendirilmesi gerektiği tartışılıyor. Kimilerinin iştahını kabartabilir burası ama Ordu’da neyin eksik olduğunu düşünmek anlamlı olur. Ordu’da eksik olan nedir diye sorulduğunda alınacak yanıtın yeşil alan-park olacağı kesin. Burası Ordu’nun yerleşim yerlerine göre orta yerinde bulunuyor. O zaman yeşil alan-kent meydanı-kent parkı olarak değerlendirilmelidir. Başka bir önerinin, planlamanın tartışılması bile Ordu’ya zarar verir.

         Ordu’nun görüntüsünü bozan yüksek yapılar nedeniyle yatay yapılaşma da tartışılıyor. Yatay yapılaşma doğru olsa da uygulamada tarım arazilerinin ve yeşil alanların yok olmasına da neden olur. İzlenen tarım, eğitim, sağlık politikaları devam ettiği sürece köyler boşalacak ve şehirlerde konutlara gereksinim artacak. Yatay yapılaşma olduğunda da şehir alanı genişleyecek. Böylece şehrin bitişiği olan köylerin- mahallelerin tarım arazileri imara açılarak yapılaşmalar çoğalacak. Hem de konut fiyatları yükselecek. Yani doğru olan yatay yapılaşma politikasının uygulanması için devletin sosyal politikaları olmalı. Üretici köylünün tarımdan kopuşuna, köyden kente; küçük kentlerden büyük kentlere göç edilmesine neden olan şartların ortadan kaldırılması gerekir.

         Bu konuda izlenen politikaların ne olduğu önemli. Konutlar yeşil alan içinde olmalı, insanlar beton içine hapsedilmemeli ama izlenen politikalarla bunu başarma olanağı yok. Bugün izlenen kentleşme politikaları nedeniyle dikey yapılaşama yerine yatay yapılaşmayı tartışmaya açmak, yukarıda söz ettiğim önlemler alınmadığında tarım ve yeşil alanlarının imara açmanın altyapısını oluşturur. Politikalar bir bütünlük içinde olmalı. İnsanların köylerden akın akın şehirlere göç ettirildiği şartlarda dikey yapılaşmayı teşvik etmiş oluyorsunuz.

         Ana politika, köyleri yaşanabilir bir yer haline getirmektir. Okulu, sağlık ocağı, ulaşımı yanında üretici köylünün ürününün ve emeğinin karşılığını alabilmesi de belirleyici olandır.

         Ayrıca konutlar ticari meta haline geldi. Az arsadan çok konut çıkararak kârlarını artırmak isteyen inşaat şirketlerinin aç gözlülüğünü de unutmamak gerekir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mustafa Bayhan hayran bıraktı
Mustafa Bayhan hayran bıraktı
ENGELSİZLER ORDUSU'NDA ROTA İZMİR
ENGELSİZLER ORDUSU'NDA ROTA İZMİR