İklim Krizi
Coşkun Özbucak

İklim Krizi

Bu içerik 297 kez okundu.
Reklam

         20-27 Eylül tarihleri arasın dünyada iklim değişikliğinin bilince çıkarılması için eylemler yapılıyor.

         İklim değişikliği yani sıcaklığın artması yaşamı olumsuz etkiliyor. Zamansız, yerel aşırı yağışlar; dolu, fırtına olağanlaştı. Geçmişte yağmur başladığında bir hafta sürüyordu. Şimdi yarım saatlik yağışlarla yaşam altüst oluyor. Meteoroloji yağışlı diyor ama bir mahalle güneşli iken diğer mahalleyi sel götürüyor. Derenin bir tarafında dolu tarım alanlarını yok ederken diğer tarafa bir damla bile düşmüyor. Şehrin bir tarafında denize girilirken diğer tarafta işyerlerini sular basıyor, dolu araçların camlarını kırıyor. Sonra da istatistik olarak şu kadar zarar oldu bilgisi veriliyor. Bu yaşanmışlıkların nedeni sorgulanmıyor, sonuç üzerinden tartışmalar yapılıyor. Sel felaketi nedeniyle dere yatağındaki köyler sular altında kalınca imar izni verenler suçlanıyor. Evet, dere yatakları imara açılmamalı ama asıl sorun bu değil.

         Yıllar geçtikte karbon salınımı artıyor. Dünyanın ısısının 1 derece de olsa artığında yaşanacak felaketin neler olacağı yazılıyor, söyleniyor ama yaşanandan dersler çıkarılarak önlemler alınmıyor. Önlem alınmaması normal çünkü sistem kapitalizm ve bunun gereği dünyanın geleceği değil, kasaları önemli olduğu için doğa pazar olarak değerlendiriliyor, acımasızca saldırıyorlar. Siyanürlü altın ayrıştırma işletmeciliğiyle dağlar, JES’lerle, termik ve nükleer santrallerle tarım arazileri yok ediliyor. Şehirlerle yeşil alanlar imara açılarak betonlaştırılıyor. Sonra da yaşanan felaketler nedeniyle sorumlu aranıyor.

         İklim değişikliğine karşı duyarlılık yaratmak, geleceğimizi korumak için ekoloji mücadelesi önemli ama asıl olan kapitalist sisteminin sorgulanmasıdır. İklim krizine dikkat çeken kızımızın duyarlılığı büyütülerek geleceğimize sahip çıkma adına mücadele büyütülmelidir.

 

Kuzey Yıldızı

         Bir ilin tanıtımı yalnızca coğrafi bilgilerle olmuyor. Bilgiler değişkendir, Bu nedenle coğrafi bilgileri olan dergi ve ansiklopediler güncelliklerini kaybediyorlar. Ama kültürel tanıtım başka. Bu konuda özellikle sinema, tiyatro ya da belgeseller önemli yer tutuyor.

         Ordu’da çekimi yapılan ve televizyonda başlayan Kuzey Yıldızı adlı dizi Ordu kültürünü yanlış tanıtıyor. Kullanılan dilin bizimle yakından uzaktan ilgisi yok. Rize, Artvin illerinde kullanılan konuşma dilini Orduluların dili olarak kullanmışlar. Bu nedenle de il dışında arkadaşlarımızla yaptığımız konuşmalarda şaşırıyorlar. Bizim konuşma dilimizin de Rizelilerin, Artvinlilerin konuşma diliyle aynı olduğunu sanıyorlar.

         Dizideki silah kullanma, aileler arasındaki çelişkiler ve kavgalar da Ordu kültürüne uygun değil. Kuzey Yıldızı dizisinin Ordu’nun doğasının tanıtılmasına katkısı olacak mutlaka ancak bunu kültürümüz için söyleyemeyeceğiz.

         Ordu’yu yanlış tanıttığını da bilerek diziyi “gülerek” izleyebiliriz. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ALTINORDU İÇİN VARSA YOKSA LADİK!
ALTINORDU İÇİN VARSA YOKSA LADİK!
KADIN FUTBOLCULAR 9 KASIM'DA SAHADA
KADIN FUTBOLCULAR 9 KASIM'DA SAHADA