ŞEHİR İŞGAL ALTINDA
Mehmet C. Savaşkan

ŞEHİR İŞGAL ALTINDA

Bu içerik 336 kez okundu.
Reklam

 

Şehrin insan yoğun hemen her bölgesinde, iptidai tezgahlar üzerinde türlü çeşitli ürünler satılıyor. Dondurmadan simite, mantardan mısıra, el aletinden terliğe, hediyelik eşyadan çoraba kadar ne ararsanız bulmanız mümkün. Genelde seyyar arabalar üzerinde sergilenen bu mallar kadar satıcıları da dikkat çekmekte.

Kaldırımları işgal edenler oldukça heyecanlı kişiler. Umursamadan yüksek tonda müzik çalıp oynayanlar mı ararsınız; tezgahı elindeki metal çubuk ile bir bateri veya darbuka edasıyla akşama kadar inletenler mi; bağıranlar çağıranlar mı, kostüm giyip dolanan mı ararsınız; hepsine çok kısa bir şehir turunda rastlayabilirsiniz.

Sadece fiziken değil, yayılan gürültüyle de işgal edilmekte biricik şehrimiz. En çok rahatsızlık verici olan da bu gürültü kısmı.

Ne yazık ki; sanayici, iş adamı, yatırımcı aramak yerine; Ordu'da “seyyar satıcı” baş tacı edilmektedir. Yazımızın başlığındaki ''işgal” kelimesini dikkat çekmek amacıyla telaffuz ediyoruz. Meslekleri, kurumları veya kişileri incitmek, suçlamak ve küçümsemek için kullanmıyoruz; zaten mevzuat bu eylemi “işgaliye” olarak tanımlıyor ve işgaliye bedeli alıyor.

İşgaliye harcı verilmesi, sokakta işyeriniz olması için yeterli kalıyor. Stopaj, defter tasdiki, muhasebe, damga vergisi, geçici vergi, çevre vergisi gibi yerleşik esnafın mükellef olduğu çoğu zorunlu gider kaleminden seyyar işyeri sahipleri muaflar. Şehrin ekonomisi ortada. Esnafın ne kadar zorlandığı herkesçe malum. Masraflarla baş edemeyen sabit ve yerel esnaf işyerini kapatıp giderken, boş kalan dükkan önlerine yeni yeni seyyar tezgahlar açılmakta…

İnsanın olduğu her yer işgalden nasibini alıyor dedik.

Mesela Boztepe, işportacılardan yürünmez halde. Kaldırım boyu dükkanlar var. Tam bir keşmekeş içerisinde misafirlerinizi utana sıkıla dolaştırıyorsunuz. Yeni bir proje yapılacak ve Boztepenin de belirli bir kısmı trafiğe kapanırken, işportacılara sabit mekanlar yapılacak. Bir gün bu şehrin, trafiğe kapanan sokaklarıyla değil, genişletilen caddeleri ile anıldığını görmeyi çok isteriz. Bizce, “yayalaştırma” demek, gecekondulaşmaya yol vermek demektir. İşportacılara kalıcı yerler yapılması demek; fakirliğe davetiye çıkartmak demektir. Boztepe özelinde, 1 tane hediyelik eşya mağazasının olması, etrafında otoparkının olması, çalışanları, temizliği ve evrak kayıtları ile düzgün bir işletme olması, 10 tane seyyar dönemlik ve gelgeç işletmeden daha çok katkı vereceğini düşünüyorum.

Aşağıda sahil bandı, teleferik istasyonunun civarı, yayalaştırılan sokaklar, hele rıhtım bölgesinin sağı, solu, önü, arkası tamamen işgal altında. Özellikle akşamları şehrin trafiğe kapanmış ama seyyar satıcılara serbest sokaklarında geçmeye zor yer buluyorsunuuz...

Özetle, genel duruma baktığımızda seyyar satıcılığa aşırı göz yumulduğunun ve abartıldığını düşünüyorum. Seyyar işletmecilikten ziyade, Ordunun sanayici ve yatırımcı profiline kendisini açmasının ekonomik anlamda daha etkili olacağını düşünüyorum. İşgalcilerin görüntüleri, kaliteleri ve hele hele kulak tırmalayan gürültülerinin bugünkü haliyle şehre kabak tadı verdiğini de açıkça söyleyebilirim...

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ALTINORDU İÇİN VARSA YOKSA LADİK!
ALTINORDU İÇİN VARSA YOKSA LADİK!
KADIN FUTBOLCULAR 9 KASIM'DA SAHADA
KADIN FUTBOLCULAR 9 KASIM'DA SAHADA