Cumartesi Anneleri
Eylem Özkan

Cumartesi Anneleri

Bu içerik 279 kez okundu.
Reklam

Günümüz Türkiye’sini ikiye bölen olaylar Batı ve Doğu’yu birbirine duyarsızlaştırdı. Toplum üzerinde uygulanan ötekileştirme politikaları ile insanlar sağır oldular haykırışlara, görmez oldular baktıklarına…

755 hafta!

Mayıs 1995’ten bu yana o anneler her Cumartesi günü, Galatasaray Meydanı önünde oturma eylemi yaptılar – yapıyorlar. Yıllarca gözaltı sürecinde kaybolan çocuklarının - eşlerinin akıbetini sordular, hiç yılmadan. Eğer öldülerse bile, ölü bedenlerini talep ediyor anneler. Ve bu annelerden bazıları bu arayış sürecinde hayatını kaybederken, bazıları kelepçelendi – gözaltına alındı, polisin müdahalesi ile karşı karşıya kaldı.

12 Eylül darbesi ile başlayan kayıplar, doksanlı yıllarda da artarak devam etti. Türkiye’de kayıplara yönelik yasal bir düzenlemenin olmaması, kayıplar hakkında yeterli araştırılmaların yapılmaması ve devletin çeşitli kurumlarınca göz altıların kabul edilmemesi ile anneler yıllarca çaresiz.

Şimdi gündemde ise Diyarbakır HDP İl Binası önünde toplanan ve gene çocuklarını arayan anneler var. Acılar asla karşılaştırılamaz, anne annedir, evlat evlat… Burada mideyi bulandıran durum; devlet yetkililerinin, İçişleri Bakanı’nın ve sözde sanatçıların, Diyarbakır ailelerine gösterdiği duyarlılığı, 755 haftadır Cumartesi Annelerine göstermemesidir. Buradaki tablo, siyasi çıkar yorumunu gözler önüne seriyor. Bir tarafta çocuklarının akıbetini sordukları için polis müdahalesi ile karşı karşıya kalan anneler, diğer tarafta gene evlatlarının akıbetini sordukları için tüm basının ve yetkililerin seferber olduğu anneler.

Cumartesi Anneleri 755. Hafta eylemlerinde bir açıklama yaptılar ve Diyarbakır ailelerine de seslendiler. Onların mesajına bir kez olsun kulak verin.

Aşağıda okuyacağınız annelerin açıklama metin Gazete Duvar’dan alınmıştır:

“Evlat yolu gözlemenin ne demek olduğunu bilen aileler olarak, Diyarbakır’daki ailelerin acılarını en İyi biz anlarız. Onların acılarının araçsallaştırılması, günlük siyasetin bir parçası haline getirilmesi en çok bizi yaralar. Her annenin evladına kavuşma talebi bizim de talebimizdir. Yüksek sesle haykırıyoruz; barış olsun anneler evlatlarına kavuşsun! Barış olsun ne asker, ne polis, ne gerilla annesi ağlamasın.”

“12 Eylül Askeri Darbesi’nin üzerinden 39 yıl geçti. 12 Eylül faşist darbesine liderlik eden beş Milli Güvenlik Konseyi üyesi generalden dördü, AKP iktidardayken öldü ve ulusal törenle devlet mezarlığına gömülerek onurlandırıldı, İşledikleri insanlığa karşı suçların hesabını vermeden ölen darbeci generallere karşı iktidar darbeyi meşrulaştıran, insanlık suçlarını normalleştiren, halka karşı suç işlemeyi teşvik eden bir yaklaşım sergiledi. 12 Eylül işkence hanelerinde gözaltında kaybedilen insanlarımızın akıbetleri ise hala karanlıkta bırakılmaya, failleri hala korunmaya devam ediyor.”

’12 EYLÜL BİZİM İÇİN 39 YILDIR SÜRÜYOR’

“Cemil Kırbayır, Hüseyin Morsümbül, Mahmut Kaya, Hayrettin Eren, Nurettin Yedigöl, Zeki Altunbaş, Veysel Güney, Süleyman Cihan, Mustafa Hayrullahoğlu, Maksut Tepeli, Nurettin Öztürk 12 Eylül işkence hanelerinde kaybedildiler. Süleyman Cihan’ın işkence ile öldürülen bedenine 3 ay sonra, Mustafa Hayrullahoğlu’nun işkence ile öldürülen bedenine 5 ay sonra kimsesizler mezarlığında ulaşıldı. Diğerlerinin ise hala mezarları gizleniyor. 12 Eylül darbecilerinin idam ettiği İlyas Has’ın mezarına 28 yıl sonra ulaşılabildi. İdam edilen Veysel Güney’in mezarı ise hala gizleniyor. Tanıklara rağmen, belgelere rağmen, Adli Tıp raporlarına rağmen, TBMM raporuna rağmen 12 Eylül’de gözaltında kaybedilen evlatlarımız için adalet sağlanmıyor. Özetle 12 Eylül bizim için 39 yıldır sürüyor. 12 Eylül’ün milyonlarca kişinin hayatını etkileyerek ağır travmalara neden olan kanlı mirası bugünümüzü de zehirliyor. 12 Eylül’ün gözaltında kayıpları inkâr eden ve cezasız bırakan zihniyeti bugün de sürüyor.

‘HAKİKAT VE ADALET ZAMAN AŞIMINDA YOK EDİLDİ’

“1992-1995 yılları arasında 12 kişinin gözaltında kaybedilmesi ve 10 kişinin infaz edilmesi ile ilgili yürütülen Kızıltepe JİTEM davası, delillere rağmen, tanıklara rağmen 9 Eylül’de beraatla sonuçlandı. Mahkeme JİTEM’in varlığını inkâr etti. JİTEM’in Bıçak Timi aklandı. Mahkeme eliyle hakikatin üzeri kalın bir örtüyle kapatıldı. Hakikat ve adalet zaman aşımında yok edildi. Bin bir zorlukla yargıya taşınan bu dava da cezasızlık geleneğinin bir parçası oldu. Cevap verin o zaman; Gözaltına alındıktan çok uzun yıllar sonra ölüm kuyularında kemiklerine ulaştığımız evlatlarımızı davanın sanıklarından Albay Hasan Atilla Uğur ve diğer 8 kişi öldürmediyse, onları işkenceyle öldürüp kuyulara kim gömdü? Cevap verin o zaman; devletin güvenlik güçlerince gözaltına alınan, devletin resmi binalarında işkenceyle öldürülüp kuyulara gömülen evlatlarımız için adaleti mahkemelerde değilse nerede arayalım? Devlet eliyle işlenen ve cezasız bırakılan cinayetlerden kimi sorumlu tutalım? 2015 yılında ‘Biz siyasiler, ülkemizde işlenen cinayetlerden sorumluyuz. Tavrımızı ortaya koymak zorundayız.’ diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan cevap ver; bu topraklarda devlet eliyle işlenen ve cezasız bırakılan cinayetlerden kimi sorumlu tutalım? Zübeyir Birlik, Abdulbaki Birlik, Kemal Birlik, Zeki Alabalık, Menduh Demir, Nurettin Yalçınkaya, Necat (Şemsettin) Yalçınkaya, Mehmet Emin Abak, Hıdır Öztürk, Abdulvahap Ateş, Mahmut Abak ve Yusuf Tunç güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınarak kaybedildiler. Şeyhmus Kaban, İzzettin Yiğit, Yusuf Çakar, Abdurrahman Öztürk, Mehmet Ali Yiğit, Abdulbaki Yiğit Abdulvehap Yiğit, Süleyman Ünal, Mehmet Nuri Yiğit ve Tacettin Yiğit güvenlik güçleri tarafından infaz edildiler. 12 Eylül ‘de ve Kızıltepe’de kaybedilenleri unutmayacağız.”

‘GALATASARAY’DAN VAZGEÇMEYECEĞİZ’

Ocak son olarak şöyle seslendi:

“Onları kaybedenleri, katledenleri cezasızlıkla koruyanları unutmayacağız. 56 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz. Bir gün mutlaka ama mutlaka hakikat kazanacak, hak yerini bulacak, adalet sağlanacak. Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir Türkiye için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ALTINORDU İÇİN VARSA YOKSA LADİK!
ALTINORDU İÇİN VARSA YOKSA LADİK!
KADIN FUTBOLCULAR 9 KASIM'DA SAHADA
KADIN FUTBOLCULAR 9 KASIM'DA SAHADA