SABRİ
Gürsel Yıldırım

SABRİ

Bu içerik 218 kez okundu.
Reklam

     Çambaşı’nın doğusundan Göndeliç’e doğru uzanan bembeyaz sis, tepelerin eteklerine gelin peştemalı gibi serilmişti. Keşiş deresi boyunca uzanıp Hollak Boğazı’na ve Çukuroba’ya yayıldı. Sisin içindeki su tanecikleri çimenlerle sohbet ediyordu sanki. Güneş Karatepe tarafından bir parmak boyu yükselinceye değin bu sohbet, bu oynayış, bu doğa sevişmesi sürüverdi. Sabahın ışıkları sisin üzerine oklarını salıverince yeni açmış pembe çiçeklerin, ısırganların tüylü yapraklarına öpücükler kondurarak çekiliverdi bu örtü.

     Çoban Sabri elinde öküzgötünden yapılmış değneğini toprağa batıra batıra koyun yatağının yanına geldi. Yamaklarına seslensi:

    “Kuzu ayırımını yapın.”

    Kuzu seçeneğine başlandı. Teke koyun öne çıkarıldı. Salaktan dere yanına doğru yol verildi. Arkasından diğer koyunlar diziliverdiler. Kuzular ise daha sonra gönderilmek için kuzu yatağına yerleştirildi.

     Seçek bitince, Sabri kepeneğini sırtına atıp Papazın Çayırı’ndan Çakıl’a doğru yürümeye başladı. Sürünün gerisinde kalan koyunları havlayarak toplamaya çalışan köpeklerine seslendi. Sürü yayıla yayıla çıkıyor, yaylanın taş evlerinin hartama çatısından çıkan dumanlar gökyüzüne doğru yükseliyordu. Sultan nine en erken kalkanlardan biriydi. Bu gün köycü gelecekti. Evvelsi gün torbaladığı süzmeyi iyice arıtmak için kaylığın altına iyice yerleştirdi. Tırtıllı sahana biriktirdiği kaymağın erimesini önlemek için dere suyunun en sığ akarına koydu. Köyden taze Faldaca somunu, kalın tuz ve birkaç mevsimlik sebze gelecekti. Konuğunu iyi karşılamalıydı. Köyün harman işlerinin zorluğunu biliyordu. Korlanmış ateşin kenarına çaydanlığı sürdü. Şimdi gelirlerdi. Ateşin üzerine büyük kazanı yerleştirdi. Kazanı üç kova dere suyuyla doldurdu. Halil emmi’yi yayla suyuyla yıkamalıydı. Yayla suyuyla yıkanan beden, bütün yorgunluğunu atar, pamuk gibi olurdu. İç geçirdi. Ne güzel günler yaşamışlardı. Rüştü’nün kemençesiyle evlerinin önündeki harmana yığılan gelin alayını anımsadı.

     Sabri gün boyu sürünün ardı sıra gezdi. Gözelerden soğuk suları kana kana içti. Öğle gölgeliğinde büyük kayanın dibine uzandı. Kavalını çıkararak aşağıya çukura doğru, obanın çatıları görünen evlerine doğru baka baka çaldı. Yüreğinin sevgisini kavalından çıkan sese yansıttı.

yildirim.gursel@gmail.com

05 Ağustos 2109/ORDU  

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YENİ ORDUSPOR'DA HAREKETLİLİK SÜRÜYOR
YENİ ORDUSPOR'DA HAREKETLİLİK SÜRÜYOR
HAKEMLER ULUGÖL'DE KAMPA GİRİYOR
HAKEMLER ULUGÖL'DE KAMPA GİRİYOR