Altın kime kazandırıyor?
Coşkun Özbucak

Altın kime kazandırıyor?

Bu içerik 1061 kez okundu.
Reklam

 

Ordu’nun Fatsa ilçesinin Yukarıbahçeler Mahallesi’nde (köy) siyanürle altın ayrıştırma işletmesi var. Fatsa-Ünye mahallelerini (köylerini) yakından ilgilendiren işletme, yeni ÇED süreci başlatarak çalışma alanını iki kat daha büyütmek istiyor.

         Fatsa, Ünye, Kumru, Korgan arası maden sahası olarak değerlendirilmek isteniyor. Yeni sondajlar halkın tepkisine neden olmaya başladı. Çünkü halk, siyanürle altın ayrıştırmasının zararlarını görmeye başladı. Alanın büyütülmesinin sonuçlarını iyi biliyorlar.

         Siyanürle altın ayrıştırma girişimleri artmaya başladı. Bergama ile başlayan süreç, Artvin Cerrattepe, Gümüşhane, Ordu-Fatsa, Çanakkale Kaz Dağları, Kütahya-Uşak Muratdağı, Giresun Bulancak ve Şebinkarahisar ilçeleri gibi bölgelerde devam ettirilmek isteniyor. Bergama’dan sonra, özellikle Artvin Cerrattepe, Ordu’nun Fatsa ve Ünye ilçelerinde, Kaz Dağları’nda, Muratdağı’da halkın mücadeleleri ülke gündeminde yer alıyor. Bu mücadelelerde atılan “Yerin üstü ALTINDAN daha değerli” sloganı zaman içinde atasözü olacak kadar akıllarda yer etti.

         Maden, HES, taş ocakları, RES, nükleer ve termik santral gibi çalışmalarla tarım arazileri, ormanlar yok edilirken canlı yaşamı önemsenmiyor, sağlık sorunları yaşanıyor. Bu konuda oldukça yazılar, makaleler yazıldı; haberler yapıldı. Ancak, madenlerin (özellikle de altın) getirisi ile ortaya çıkan kayıpların değerlendirilmesi araştırılarak ortaya örneklerle konmamıştı. Altın ile ülkenin kalkınmasına katkısının olacağı iddiasının doğru olmadığını İTÜ İşletme Mühendisliği mezunu olan Çağdaş Çelebi (Maden sahalarından biri olan Ünye Şenyurt Mahallesi’nden) Fatsa’daki siyanürle altın işletmesi üzerinden yaptığı çalışma ile ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışma, diğer bölgeler için de örnek olacaktır. Önce Sayın Çelebi’nin “Parasal Değeri Ölçülemeyecek Zararlar” bölümündeki “Yaşam alanlarımızdan ayrılmak, çocuklarımızın yaşam hakkı, suyumuzun kirlenmesi, toprağımızın kirlenmesi, ormanlarımızın yok edilmesi, hayvanların yok edilmesi, madene komşu arazilerimizin değer kaybetmesi, gayrimenkullerimizin değerinin azalması, hastalıklar / kanser” vurgusunu belirtmekte yarar var.

         Şimdi ekonomiye bakalım: Zaten çıkan altınların ülke ekonomisine de katkısı yok. Hele işsizliğe önleyici katkısı hiç yok. Ekonomik olarak da zararı büyük. Nasıl mı?

         Şirketin Proje Raporundan (2013)

         Tarım Alanı: 729 dönüm.           Kestane Ormanı Alanı: 1140 dönüm.

         Şirketin Kapasite Artışı Proje Tanıtım Dosyası 2019

         Tarımsal Alan: 2040 dönüm       Kestane Ormanı Alanı:1900 dönüm

         2013 Projenin Ekonomik Durumu

         Şirketin Elde Edeceği……..:306 Milyon TL.

         Şirketin Harcayacağı………:146 Milyon TL

         Devlete Ödeyeceği…………: 18 Milyon TL

         Şirketin Kârı………………..:160 Milyon TL

         Proje Alanındaki Tarımsal Ürün Kaybı

         - Fındık 200kg/dönüm x 2040 dönüm =408 bin kg. kabuklu fındık---204 bin kg iç fındık 42TL/ (ihraç) x 204 bin kg/yıl x 5 yıl=43 Milyon TL (İşletme süresince)

         -Kestane Balı 20kg/dönüm x 1900 dönüm=38 bin kg bal 120TL/kg x 38 bin kg/yıl x 5 yıl= 23 Milyon TL (İşletme süresince)

         Proje Alanındaki Tarımsal Ürün Kaybı(2019-2014)

         Sadece Fındık ve Kestane Balı 5 yıllık ürün kaybı 66 Milyon TL.

         Projeden Etkilenebilecek Potansiyel Tarımsal Ürün Kayıpları(Ordu 2019-2034)

         Fındık, Kestane Balı, Kivi ve Ceviz 15 yıllık potansiyel ürün kaybı 63.2 Milyar TL (Bütün Ordu etkilenirse varsayımla yapılan hesap)

         PROJENİN KAMUSAL KÂR/ZARAR DURUMU (2014-2034)

         Şirketin kârı……:160 Milyon TL

         Devlete ödenecek.: 18 Milyon TL

         Yöre halkının zararı (5 yıl)…:66 Milyon TL

         Ordu halkının muhtemel zararı(15 yıl)…:63.2 Milyar TL

         Yukarda yapılan hesaplar Sayın Çelebi’nin tahmin üzerinden değerlendirmeleri olduğundan aşağı yukarı oynamalar olabilir. Bu hesap maden sahaları için yapılan “kazanç” vurgusunun yerine zararın ortaya çıkarılmasında bir değerlendirme ve karşılaştırmadır.

         Madeni ekonomik olarak değerlendirdiğimizde de ülke ve halk zararlı çıkıyor. Yani yaşam alanları yok edilip suyumuz, toprağımız; sağlığımız bakımdan zarar görürken ekonomik olarak da uluslararası maden şirketleri kazanıyor, halk yoksullaşıyor.

         Geriye, ormanları ve tarım arazileri yok olmuş; suları kurumuş ya da kirlenmiş zehirli toprak kalıyor.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ENGELSİZLER ORDUSU GALİBİYETE KİLİTLENDİ
ENGELSİZLER ORDUSU GALİBİYETE KİLİTLENDİ
AYDIN HOCAYA VEFASIZLIK!
AYDIN HOCAYA VEFASIZLIK!