TİM TİM TİM EĞİTİM
Sevinç Erol

TİM TİM TİM EĞİTİM

Bu içerik 1103 kez okundu.
Reklam

 

Çok okumak bireyin kendi kazanımıdır. Hayatınızda uygulamaya dökmek ise mucizeler yaratmaktır.

            Bir yerde bir hata yapılıyor. Bilinmiyor dersem büyük bir hata da ben yapmış olurum.

            Ne zaman bu konuya değinsem! Değişen birçok şey var ama milim ilerleme yok. Demek ki hatalar değişimle çözülmüyor.

            Eğitim bir yaşamdır. Yaşamınıza ne kadar çok aktarırsanız öğrendiklerinizi o kadar gelişir ve öğrenirsiniz.

Garip bir sistemin içindeyiz. Sınav odaklı bir eğitim. A şıkı olmadı B şıkkı yok yok C şıkı aman sende şıkı oku geç. Uzun uzun paragraflar, formüller, kelime oyunları sorular. Sonuç! Ülkede âlimden geçilmiyor. Bir matematik, kimya, fizik mühendislerimiz var ki artık uzayda bizden fırsat bulup da proje yapacak ülkeler sıraya girdi.  Bir gen teorileri var ki akla durgunluk veriyor, ülkemizde hasta insan kalmadı. Ne oldu yanlış mıyım? Çocukların canına okuduk kurstu, dershaneydi, özel dersti ver ezberi sanırsın hayatları tiyatro, bir rol biçtik oynayın ezberlerinizi. Oyun bitince alkışlarız, gerçek hayatla karşılaşınca da özür çalışamadım, ışıklar kesildi dersiniz.

            Eğitim bir oyundur. Birçok role hazırlamak gerekir öğrenciyi. Tabi ezber yaparak değil. Hayatla öğrendiklerini pekiştirerek kalıcılık sağlarsınız. Sürekli sınav sistemi değiştirmek, beyne bilgi biriktirmek ön bellekte kısa devre yaptırır. Beyin, kalıcılıktan çok, hükmü bitti sanıp çabuk unutulmaya yol açar.

Çocuk oyunla büyür, daha fazlasını ister ve geliştirir. Ezberci dayatmaları sorumluluklar gibi gösterimler bıkkınlık ve çabuk tüketime yol açar. Açlığınızı doyurmak istiyorsanız, her şeyi midenize doldurmazsınız. (dolduruyorsanız seçmeden, bu da sizin için sadece anlık açlık giderme olur, zamanla bu ikiye katlanır.)

Öğrenci de öğrenmeye açtır.  Bir o kadar seçici ve meraklıdır. Ona hiç seçmeden her şeyi dayatırsanız bir süre sonra kusar. Her çocuk öğrenmeye açıktır. Bizler onları köreltmeye ve tembelliğe iteriz. Bunu da sistemsel hatalar ve açıklarla yaparız.

            Öğrenme eşit olmalıdır her çocuk için. Sonrası bu çocuklara hata yapmaları için fırsat verin onlar doğrular için kazanımdır. Ebeveyniler, öğretmen değildir. Herkes kendi rolünü oynasın, rol çalmasın. İlgilenin dedik diye abartıp çocuklarınızın hayatlarını kafes altına almayın. Yaşam acımasızsa, bu acımasızlığı duyarsızlığınızla biz ebeveynler yaptık. Bırakın merdivenleri çocukluk da o saflıkta zorlanarak çıksın.

Sonra çıkarken düşerse toparlanıp aldırmaz çabuk öğrenir, kendini geliştirir. Acımasız yetişkinler olduk. Her şeye sahip olabilirsiniz ama çocuklarınızın hayatlarına sahip değilsiniz.

Bırakın öğretmenler kendi rollerini oynasın kutsallığıyla. Bırakın öğretici rolüne bürünmüş veli havalarını. Anne olun, baba olun,  bu onlara vereceğiniz en güzel eğitimdir. Çocuklarınız bu ülkenin en değerli geleceği. Yeter değerleri oyuncak ettiğiniz. Kendinize “dur” deyin, sizlerin hayatı evlatlarınız değil. Onlar sadece bu hayata kendi yaşamlarını en güzel şekilde yapılandırma peşindeler. Siz bir ağaç olun, korkularını örten duvar değil.

İşin özü eğitim.  Siz de ebeveyn olarak sistemin getirilerindeki yanlışlara değil, yanlışlardan öğrenilecek çok kazanım olduğunu görün.  Çocuklarınıza iyi bir gelecek istiyorsanız eşit eğitim isteyin.  Çocuklarınız dışarıda özel dünyalarda yaşamayacak. Herkes için istersen, kendin için en iyisini oluşturursun.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İstanbul’un imarı Ordulu Onur Soytürk’e emanet
İstanbul’un imarı Ordulu Onur Soytürk’e emanet
ENGELSİZLER ORDUSU GALİBİYETE KİLİTLENDİ
ENGELSİZLER ORDUSU GALİBİYETE KİLİTLENDİ