Seçim ve boykot
Coşkun Özbucak

Seçim ve boykot

Bu içerik 880 kez okundu.
Reklam

 

         İstanbul belediye başkanlığı seçimi yerellikten çıktı. Türkiye seçimi haline geldi. İki adayın tartışması merakla beklendi, yapıldı. Televizyonlarda “Nasıl sonuçlanacak?”, “Etkisi ne olacak?” sorularına yanıt arandı. Şimdi de değerlendirme programları ana gündem oldu. Türkiye’nin, İstanbul’un gereksinimleri önemli değil.

         Dağdaki kurdu kuşu da yakından ilgilendiren bu seçimde nasıl bir tavır geliştirilmeli? Bu soruya verilecek yanıtta, ülkenin ekonomik, siyasal durumu dikkate alınmalı. Yapılan belirleme atılacak adıma yön verir.

         Şu anki durumdan memnun olanlar iktidarın adayını destekler, Bu normal olanı. Ancak memnun olmayanlar, memnuniyetsizliklerine göre farklı cümleler kursalar da var olan durumun değişmesini istemekteler.

         Farklı gerekçeleri olsa da ortak nokta “değiştirmek” olduğuna göre tartışmayı başka bir yerden yapmak anlamlı olur. Seçime taraf olanlar çok. Partiler var. Küçüklü büyüklü; beklentileri farklı farklı. Her birinin farklı gerekçeleri olsa da kendi propagandasını yaparak  “eleştirerek ya da eleştirilerini saklı tutarak” değişimden yana oy kullanacaklarını açıklıyorlar.

         Bir de “iki tarafın” tarafı olmayarak tavır alanlar var. Bu da siyaseten olabilecek bir tutumdur.  Ya kendi adayı ile seçimlere girer ya da boykot eder. Bunlar seçenektir. Seçenek zamana uygun mu ona bakalım. Seçime girmek, girmemek; ittifakla ya da tek başına girmek; boykot yapmak, tümü taktiktir, şartlara göre değişir. Kimi zaman tek başına, kimi zaman ittifakla seçime girilebilir. Ama boykot başka.

         Vurguladığım gibi taktik olan boykotun bu seçimde şartları var mı? Boykot yapıldığında sandığa gitmeyen sayının önemsenir seviyede olması zorunludur. Seçim sonunda “boykot olmadı” görüntüsü olduğunda siyaseten tükenmişlik ortaya çıkar.

         Bu konuda değerlendirme yaparken bir arkadaşın verdiği örnek güzeldi. Buradan aktarayım. “Bir kavga olmuş. Kılıcını iyi kullanan bir kişi, elindeki kılıçla neredeyse dans etmiş. Rakibini korkutmak, etkilemek istemiş. Karşısındaki rakibi de sakin sakin dururken belindeki tabancayı çıkarıp kılıçlı olanı anından vurmuş. Vurulan kişi, kütük gibi yere düşmüş.”  Bu seçimdeki boykotçular, elinde kılıçla güzel gösteri yapana benziyor. Daha güçlü silahla ortaya çıkması gerekirken döneme uygun olmayan bir silahla başarı elde etmeyi beklemek ölüme neden oluyor.

         İstanbul seçimi, Türkiye seçimi haline geldiği için bugünkü ekonomik ve siyasi durumdan memnun olanlar iktidarın adayına, memnun olmayanlar eleştiri hakkını kullanarak muhalefete oy vermek durumunda. Boykot, bir bakmışsın karşı çıktığının kazanmasına neden olmuş. O zaman ne yapılacak?

         Seçim kendi başına sorunların çözümünün aracı olmayabilir ama bugün önemli bir basamak.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ENGELSİZLER ORDUSU GALİBİYETE KİLİTLENDİ
ENGELSİZLER ORDUSU GALİBİYETE KİLİTLENDİ
AYDIN HOCAYA VEFASIZLIK!
AYDIN HOCAYA VEFASIZLIK!