Seçim ve kriz
Coşkun Özbucak

Seçim ve kriz

Bu içerik 425 kez okundu.
Reklam

 

         İstanbul seçimi, Türkiye seçimine dönüştü. Ülke nüfusunun beşte biri İstanbul’da yaşıyor. Türkiye’nin her köşesinden göç eden var. Ülke dışından gelenler de azımsanmayacak seviyeye çıktı. Ekonominin kalbi aynı zamanda. İstanbul’daki küçük bir rüzgar ülkenin en uzağından hissediliyor. Bu nedenlerle İstanbul Belediye seçimi genel seçim havasına büründü. Bu arada İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesi ve bu bütçeden kimlerin, nasıl yararlandığına yönelik tartışmalar da büyüyor.

         İstanbul seçimi iktidar için de muhalefet güçleri için de çok önemli. Geleceğin yönünü 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi belirleyecek.

         Seçim tartışmaları devam ederken siyaset alanında yaşanan krizin yanında beşikteki bebeği de etkileyen ekonomik kriz göz ardı ediliyor.  İşçinin, emeklinin ücretleri aynı ama alım gücü sürekli düşüyor. Esnaflar kepek kapatıyor. Ordu sokaklarında boş işyerleri dolu. Üretici köylü ürünün maliyetini kurtaramıyor. Üretse olmuyor, üretmese hiç olmuyor.

         İşsizlik rakamlarını iktidarı destekleyen gazete ve televizyonlar da gizleyemiyor, inkar edemiyor. Her gün işçi atmalar basında yer alıyor. Borçlar, borçla kapatılıyor; kredi kartları şiştikçe şişti.

         Artık harcamalar milimetrik hesaplarla yapılıyor. Hesapta küçük bir şaşmanın bedeli büyük oluyor. İnsanlar yarınlarına umutlu bakamıyor. Yine de İstanbul seçimleri tartışılıyor.

         Seçim mi, kriz mi önemli diye sormuyorum. Sanırım, yarınından umudunu kesenler, seçim sonucuna göre yeniden umutlanacaklar.

         Seçim ve kriz tartışmalarını konu ederken çözüm noktasında yanlışımızı da belirtmesem olmayacak.

         Sorunların çözümü konusunda başkalarından beklentiye kapılıyoruz. Kendimizin yapması gerekeni-yapılabilecekleri konuşmuyoruz. Kişileri gözümüzde çok büyütüyoruz. Kurtuluşu kişinin ya da kişilerin bireysel özelliklerine bağlayabiliyoruz. Dün başkasını göklere çıkarırken bugün bir başkasını yüceltebiliyoruz.

Sorunların çözümü için önce yığın olmaktan kurtulmalıyız. Yani örgütlü olmak zorundayız. Başarı örgütlülükle sağlanır. Seçimler de örgütlü kazanılır; krizin yükünün üzerimizde bırakılmak istenmesinin engellenebilmesi de örgütlülükle olur.

Bu seçim biter, diğerinin zamanı gelir. Yaşam biçimimizin değiştirilmesine, ekonomik krizin yükünün omzumuza yüklenmesine karşı duruş sergileyebilmek; geleceğimize sahip çıkmak için seçimden seçime değil, her gün koşturmak gerekir. Tek koşul, partilerde, sendikalarda, derneklerde vb. örgütlü olmak ve ortak sorunlara karşı birlikte tutum geliştirebilmektir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İlçelere de bilgi evi!
İlçelere de bilgi evi!
YENİ ORDUSPOR'DA ŞOK İSTİFA!
YENİ ORDUSPOR'DA ŞOK İSTİFA!