Bir korku da bizden
Sevinç Erol

Bir korku da bizden

Bu içerik 456 kez okundu.
Reklam

 

            Anlamak yeterli değil bu devirde. Anladığını yaşamına uygulaman gerekiyor. Bir tık ileri gidip düşünsel kalıpları güncellemen şart oldu.

            Korku salıp, insanları korkularıyla yüzleşmek yerine bilinçaltlarına tedirginlik eylemlerinin tohumlarını atmak. Bir şekilde canını yakmak, olmadı çaresizlik sendromlarını olağan dışı birlikteliğine göz yumuyoruz.

 İnsanlar bilmediklerinden, daha önceki kötü tecrübelerindeki hisselerini tekrardan yaşamaktan ya da çaresiz kalmaktan korkarlar. İnsanoğlunun en ince noktasıdır, onu ya insanlıktan çıkarır ya da yeniden yoğurup, oluşan hamura şekil verirsiniz.

            Korkuyu güç olarak kullananlar ise kendi korkularının er ya da geç esiri olmaktan kurtulamazlar…

            Ayaklarının yere sağlam basması yaşamak değildir. Hissettiklerini doyasıya yaşayıp, iyisi ve kötüsüyle yaşanabilir düşünce sistemine sahip olabilmektir yaşamak.

            Korkuları madem bizler yaratıyoruz yaşadığımız dünyada.  Kontrol edebilir yüzleşebiliriz.  Tanımak nedenlerini bilip, saygın olarak birlikte yaşamak korkunun tecrübe ile yer değişmesine sebep olur.

            Oluşturduğumuz her duyguyu olumlayarak nefes alıp bizi geliştirecek yeni duyguları keşfetmemizi amaçlar.  Yaşamın içine katıklarımızla bizler zorlaştırıyoruz. Yemeği ister tuzlu yersin istersen kendi yiyebileceğin derecede tuz katarak tatlandırırsın.

Korkularınızı kalıplandırıp, adalet mekanizmanızı ve ahlaki değerlerinizle oynamayın. Gözünüzü seveyim, azıcık insan olup yaşamdaki kendi rolünüzü kendiniz seçin. Şartların size getirdiği, korkularınızın allak bulak edilmiş başkalarının elbiselerini giyip onların rollerini çalmayın.

Biz olun. Değerlerinize değer verin. Sizin değerlerinize sahip çıkacak başkaları her daim olur siz sahip çıkamazsanız.

Ham meyve ağzınızda nahoş bir tat bırakır. Olgunlaşmış meyve, özüyle, tadına doyum olmaz.

Korkun ama korkuya esir olmayın. Hiç kimse kimsenin hayatını çalamaz. Kendi benliğini yitirmiş insanlar, başlılarının hayatlarıyla kendini yapılandırdığını sanarak kendi gerçekliğinden korkarlar. 

            Neyi seçerseniz onu yaşarsınız. Tecrübesizliğiniz sadece korkularınızın gelişip çemberlerinizi daraltmanıza nedenler açar.  Kendinizi sabote etmeyin. Yapmanız gerekeni yapın size dayatılan doğrular evrensel değildir. Sadece başkalarının seçimlerindeki tecrübelerdir. Buda kişiden kişiye ve olayların sizdeki yansımalarıyla günceliğini yitirir. Her insan gelişime açıktır. Kendini başkalarının hayatında figüran bırakmış insanlar hariç. 

Yaşamın yakasına yapışmaktan bıkmadınız sanırım. Bir rahat bırakın. O kadar zor değil. Siz isteseniz de istemeseniz de yaşam kendi döngüsünde gider. Kendinizi bu hayatta nasıl görüp konumlandırdığınız süreçle sürüklenirsiniz.

Kışın karpuz yiyeceğiz diye, kabaklara haksızlık ederseniz yazın, kışlık kabak tohumunu rüyanızda görürsünüz. Ne için yaşadığınızı unutup, kula kulluk edenlerden değil. Kulu yaşama katıp, yaşamı zenginleştirmeyi öğrenenlerden olalım.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
OKAN, ZONGULDAK'IN YOLUNU TUTTU
OKAN, ZONGULDAK'IN YOLUNU TUTTU
TEKNOKENT, GATTOSU'YA EMANET
TEKNOKENT, GATTOSU'YA EMANET