ELEŞTİSEL BAKIŞ…EZBERDEN KAÇIŞ?… (1)
Oğuz Selim Yazıcı

ELEŞTİSEL BAKIŞ…EZBERDEN KAÇIŞ?… (1)

Bu içerik 251 kez okundu.
Reklam

 

Eğitim… Nasıl, niçin, nerede, Kime? Hedef ne olmalı? İyi insan yetiştirmekten vazgeçilemeyeceğine göre, merkez noktaya “iyi insan” konulacağına göre, kime göre iyi? Neye göre iyi? Geleceği söylenen ve geldiği hissedilen bir yeni yüzyıl başlayacak. Bu yeni yüzyılda insanlar neler yapacak? Dünya nereye gidecek? Azalan ve durmadan kıtlaşan kaynaklar nasıl yönlendirilecek? Bilim nereye kadar gidecek? Nelere kapı açacak? Makineler neler yapacak? Açlık, su hava gibi ihtiyaçlar da makinelerce karşılanacak mı?

Gördüğümüz hayatımıza soktuğumuz kadarı ile makineler hayatımızı allak bullak etmeye yetmişken bunların üzerinde bir teknoloji, bunların üzerinde makine bağımlılığı insanlığı yok mu edecek? Yoksa artık Dünya ile yetinmeyip galaksilerde yeni yaşamlar mı üretecek?

İnsanlarımız artık Kore’de, Japonya’da çalışıyorum yerine Mars’ta çalışıyorum, Merih’e gidip döneceğim mi diyecek? Belki sorarken bile yetersiz kaldığım, çok geri sorular sorduğum gelecek dönemin, yeni yüzyılın kilidini “eğitim” iyi yetiştirilmiş insan gücü çözecek.

Dünya ülkelerinin teknolojik ve ekonomik gelişmişlik alandaki “önde olma ve öncelikli” durumları belki en az etkiye sahip bir duruma gelecek, belki de sıfırlanacak. Yani hepimiz sıfırdan bir daha başlayacağız.

Şu an dünyanın en gelişmiş ülkeleri de dâhil olmak üzere bir “eğitim krizi” yaşıyor. Onlarda geleceğe yetiştirilen çocuklar konusunda kaygılılar, biz de.

Tüm dünyanın okul öncesi eğitimden başlayarak, üniversitelere kadar uzanan “eğitim aşamalarının” işleyişinde yeni arayışları var. Eğer bu fırsatı değerlendirip “sağlam başlayabilirsek” mevcut insan gücümüzle, inovasyon inancımızla bu süreci lehimize çevirebiliriz. Değişim her daim gerekli. Değişemezseniz yok olursunuz.

21. Yüzyılın “her şeyin akıllı” olacağı yönünde adlandırılması değişimin gerekliliğine önemli bir bakış olarak değerlendirilebilir.

Yıllardır içinde olduğum eğitimin bence en büyük eksikliği ezbere bilginin verilip çocuğun/bireyin bu ezber bilgisini nerede, nasıl kullanılacağını bilmemesi, ezberlediği bilgiyi ezberlediği diğer bilgilerle birleştirip yeni bir bilgiye ulaşamamasından kaynaklanmaktadır.

Bugün OECD’nin Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte yaptığı PİSA araştırmalarında sürekli gerilememizin sebebi budur. Eğer OECD üç beş bilgiyi verip bunlardan yeni bir bilgi isteyen, bunları yoklamaya dayanan araştırmalar yapmasa, ezber sorsa kesin her sene biz açık ara birinci olurduk.

Şu an durum o kadar vahim ki çocuk karenin çevresini hesaplarken öğretmeninin tahtada çözdüğü döngünün dışına çıkamıyor. Bir kenarını verip çevresini, alanını istediğiniz kareyi hallaç pamuğu gibi atarken, alanını verip çevresini istediğinizde bocalıyor. Hiç görmemiş gibi bakıyor.

Sorumlu tamamen öğrenci mi? Tabi ki hayır.

Öğretmen yetiştiren kurumlardan başlamak kaydıyla sistem böyle istiyor. Bizim 12 yıl içinde sürekli aynı bilgilerin gelişmesiyle ölçtüğümüz becerilerin dünyada bir karşılığı yok. Bu işte de çocukların bir kabahati yok.

Biz ezbersiz öğrenmeye dayalı ve öğrendiğini başka alanlara transfer etme yolunda ki becerileri veremiyoruz.

(Devamı haftaya)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
OKAN, ZONGULDAK'IN YOLUNU TUTTU
OKAN, ZONGULDAK'IN YOLUNU TUTTU
TEKNOKENT, GATTOSU'YA EMANET
TEKNOKENT, GATTOSU'YA EMANET