ÇED için bu da olur mu demeyin
Coşkun Özbucak

ÇED için bu da olur mu demeyin

Bu içerik 996 kez okundu.
Reklam

           Yaşam dağınıklığı reddediyor. Bir denge var doğada ve toplumsal yaşamda. Doğal olarak karşıtların mücadelesi var. Değişimi, dönüşümü yani hareketi de bu karşıtlık oluşturuyor. Bu genel doğru. Genel doğruları işlevsizleştirme çabaları da yok değil. Hemen belli oluyor.

            Toplumsal yaşamın kurallarını oluşturuyoruz. Kimi geleneksel, kimi de yazılı oluyor. İkisinin de değişken olduğunu biliyoruz. İnsanlığın gelişim seyri hem geleneksel hem de yazılı kuralların değişmesini zorlar. Şartlar olgunlaştığında da değiştirilir.

            Bugün maden, HES, RES, taş ocağı gibi işletmelerle doğanın yıpratıldığı ve metalaştırıldığı günümüzde yazılı kuralların değiştirilmesine gerek görülmüyor;  işlevsizleştirilmeyle yetiniliyor.

            Kâr hırsı yasa, yönetmelik, gelenek-görenek kuralları tanımıyor. Yasalar ve kurallar “arkadan dolanarak” aşılıyor. Olmazlar olur haline getiriliyor. Bu da nereden çıktı? Olmazlar nasıl olur haline getirilirmiş diyebilirsiniz ama oluyor.

            Somut örnek vereceğim.

Bir HES projesinin ÇED dosyasından derlenen özeti aktarayım: “Proje kapsamında 2 adet regülatör ve 2 adet hidroelektrik santral (HES) inşa edilmesi planlanmaktadır. Projenin inşaat aşaması 2 yılda tamamlanacak olup, ekonomik ömrünün ise 50 yıl olacağı öngörülmektedir. Proje sahası; hazine, tarım ve orman arazilerinden oluşmaktadır. Orman alanları için kamulaştırma söz konusu olmadığından bu alanlar ile ilgili olarak Orman Bölge Müdürlüğünden izin alınacaktır. Proje alanında kalan şahıs mülkiyetindeki araziler rizai olarak satın alınmaya çalışılacak, bunun mümkün olmaması halinde Kamulaştırma Kanunu gereğince kamulaştırılacaktır. Proje kapsamında yer alan tarım alanlarının tarım dışı amaçla kullanılması için, inşaat çalışmalarına başlanmadan önce Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden gerekli izinler alınacaktır.[1]

Yukarıda koyulaştırdığım bölümde ormanların yok edilmesi için Orman Bölge Müdürlüğünden izin alınacak deniyor. Bu zamana kadar izin alamayan yok. Orman önemli değil demek ki. Özel arazisini satmak istemeyenlerin başında Demokles’in kılıcı sallanıyor. Savaş hallerinde uygulanan kamulaştırma, şirketlerin isteklerine göre de kullanılıyor ve araziler istenmemesine karşın şirketler lehine kamulaştırılıyor. Bu da yazılı kuralı “arkadan dolanma” oluyor.

Altı çizili bölüm ise daha vahim. “Tarım arazilerinin tarım dışı kullanılması için Tarım ve Orman İl Müdürlüklerinden izin almak” ne demek? Tarım arazisi olan bir yer şirketin isteği ile tarım arazisi olmaktan çıkarılıyor ama kağıt üzerinde. Tarla, fındık, kivi, meyve bahçeleri göz açıp kapatana kadar tarım dışı alan kapsamına alınabiliyor.

Bunlar şirketlerin proje dosyalarında yazıyor. Toprak kaymaları, heyelanlar, suların kuruması, evlerin, yolların zarar görmesi, yaban hayatın tehdit edilmesi, derelerin ve ormanların yok edilmesinin nedenlerinden biri de bu yöntemle olmazı olur yapmakla gerçekleşiyor.  

 
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ENGELSİZLER ORDUSU GALİBİYETE KİLİTLENDİ
ENGELSİZLER ORDUSU GALİBİYETE KİLİTLENDİ
AYDIN HOCAYA VEFASIZLIK!
AYDIN HOCAYA VEFASIZLIK!