ANNELER GÜNÜ…
Oğuz Selim Yazıcı

ANNELER GÜNÜ…

Bu içerik 150 kez okundu.
Reklam

Zaman zaman hepimize normal gelen paylaşımların, tüketim ekonomisinin bir parçası haline gelen günlerin, insanı rahatsız eden yönlerini düşünürdüm. Ama düşüncelerim hep ekonomik boyutta kalırdı.

Özel günlerde tüketim yapmak, hiç almayacağın bir şeyi sadece o güne özel almak, ekonomiye nefes aldırmak pahasına insanların en samimi duygularına hükmetmek. Bu durumu öyle bir hale getirmek ki eğer bir şey alamıyorsan “suçluluk” hissetmek.

Eğitimci olmamız sebebi ile öncelikle “Öğretmenler Günü” üzerinden düşünür değerlendirirdim.

Hediyeleşmek çok güzel bir davranış. Gerçekten hissederek, severek, isteyerek ve bu “hediye aldığım kişiye yakışır” diyerek alınıyorsa. Bende çok severim. Özellikle de çocukları sevindirmek, sevindirebilmek adına her fırsatı değerlendirmeye çalışırım.

En büyük zevkim ise mahallede top parası toplayan çocukların eksik kalan top paralarını tamamlamak. Simitçİ geçerken “haydi hep beraber simit yiyelim” demek.

Yani anlık gelişen ve geliştiği an itibarı ile küçük destekler ile mutlu edebileceğiniz davranışlara imza atmak.

Bir de hediyeleşmenin “zorunlu hissedilmesi” durumu var. Öğretmenler gününde, anneler gününde hediye götürmek. Çok güzel. İsteyerek, severek, gönülden yapıyorsa, öğretmenini anne yerine koyup annesi gibi seviyorsa günün anısına hizmet edecekse bir sıkıntı yok.

Ama ancak… Ya hediye almayı çok istiyorsa da alamıyorsa. Yaralanan o ruh halini kim onaracak.

Alınabilecek en güzel hediye sımsıkı sarılmak, içten bir öpücükten daha değerli olabilir mi?

Bu seneye kadar çok anlayamadığım, bazı eleştiriler okuduğum, eleştirilerin bazılarını abartılı bulduğum bir durum daha var. Bu günlerde telefonun mesaj kutusu “Anneler Günü” kampanyaları ile dolup taşıyor. İndirimler, bir alana bir bedavalar, birincisi tam ikincisi yarı fiyatına olanlar. Ne isterseniz var.

Bu kampanyaları okuyunca, abluka altına alınmış görsel ve yazılı basının reklam bombardımanlarını görünce bir hüzün kaplıyor içimi. Bir burkulma, acı, anılar…

İyi de kardeşim diyorum “Benim bu anneler gününde annem yok ki” O artık bir melek. Ebedi mekânında. Peki, ben böyle hissediyorsam, burkuluyor, acı hissediyor ve üzülüyorsam ki yaşananları kabul edebilecek durumdayım. Annesi olmayan çocuklar ne hissediyor? Her “Anneler Günü” söyleminde nasıl gözlerini kaçırıp, kulaklarını tıkıyorlar acaba?

Belirli olayların yaşanmadan hissedilemeyeceği ve karşındaki insanın ne hissedebildiğini anlamanın en kestirme yolunun yaşanmış bir “Acı” olduğunu öğreniyorsunuz.

Hani Nasrettin Hoca ağaçtan düşmüşte herkes başına toplanmış. Hoca demiş ki “Bana ağaçtan düşen birini getirin. Benim halimden ancak o anlar”

Öyle bir şey işte. Her şeyin en güzeline layık, dünyanın en değerli varlıkları “Annelerin” anneler günü kutlu olsun.

Tüm anneler özeldir. Tüm anneler güzeldir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YENİ ORDUSPOR'DA İPLER KOPTU
YENİ ORDUSPOR'DA İPLER KOPTU
MESUDİYESPOR, YENİ SEZONU İPLE ÇEKİYOR
MESUDİYESPOR, YENİ SEZONU İPLE ÇEKİYOR