Sendika seçme hakkı
Coşkun Özbucak

Sendika seçme hakkı

Bu içerik 683 kez okundu.
Reklam

            31 Mart seçimi sonrası başlayan “sendika değiştirme süreci ve tartışmalar” aklıma kamu emekçilerinin sendikalaşması dönemini getirdi. Bugünün kolaylığının elde edilmesi için ne bedeller ödendi. Bu mücadele, işçi ve kamu emekçilerinin üzerinden rant sağlanması için verilmedi.

            Tarihi süreç hakkında bilgi vermeyeceğim. Sondan başlayarak “mağdurluk” söyleminde bulunan sendikaların derdi ile işçi ve kamu emekçilerinin derdinin aynı olmadığının altını çizeyim.

            Genel doğrulardan başlayayım: İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ndeki ve Anayasa’daki “Herkesin çıkarlarını korumaları ve geliştirmeleri için sendika kurma hakkı var.” maddesini anımsatayım. Herkes açık yürekle kendine sorsun, uygulamada durum bizde nasıl diye.

            Özellikle belediyelerde ve devlet kurumlarında “sendikaya üye olma hakkı” nasıl kullanılabiliyor onu da sorgulayalım. İşçi ve emekçiler özgür iradeleriyle sendika seçme hakkını kullanabilmelidir. İşçi ve emekçiler sendika hakkını elde etmek için bedel ödediler.  Yöneticilerin baskısıyla bir sendikaya üye yapılması kabul edilemez.

            Belediyelerdeki yönetim değiştiğinde sendika değişikliğinin olması baskının kanıtı değil mi? Kim yaparsa yapsın yöneticiye göre sendika seçmek işçi ve kamu emekçilerine bir şey kazandırmaz. Belediye başkanı seçimle göreve gelse de belediyedeki işçi ve memurlarının işvereni konumundalar. İşveren başına dert açmayacak sendika ister de işçi ve memur bunu ne der?

            Şimdi Hak-İş ve Memur Sen kıyamet koparıyor. Üyelerine baskı yapılırmış, zorla istifa ettirilirmiş işçiler ve kamu emekçileri. Zorlama varsa, işçi ve memurlar “ikna odalarına” çağrılıyorsa karşı çıkalım. Ama iş böyle değil. Baskı ile sendikasını değiştirmek zorunda kalan işçi ve memurlar, yönetim değişikliği olduğunda hemen istifa etmeye başlamış. Olan bu. Baskıya ne zaman başlanır, bugün “dert yananlar” daha iyi bilir.

            İşçi ve kamu emekçileri sendikalarındaki üye patlaması dönemleri dikkate alındığında gerçekler daha iyi ortaya çıkar.

            Sendika bir haktır, hangisini seçeceğine de işçi ve kamu emekçileri karar verir.

            Kimse dert yanmasın, işçi ve kamu emekçilerini de “gelir kapısı” görmesin. Demokrasi deniyorsa şu yapılabilir: Tüm belediyelerde ve devlet dairelerinde üç aylık bir süre tanınsın, sendikalar işyerlerini gezerek amaçlarını, nasıl bir sendika olduklarını anlatsın. Sonra da sandık koyulsun işçi ve emekçiler hangi sendikayı istiyorlarsa tercih yapsın, oyunu kullansın. Bakalım sandıktan hangi sendika çıkacak? Yetkili sendika böyle belirlensin, var mısınız?

            Üyelik formu doldurmak önemli; baskıyla form dolduruluyor deniyor ya o nedenle sandık konulsun diyorum.

            Bu tartışmalar sendikalı olmanın kolay olduğu yerlerde yapılıyor. Fabrikalarda, atölyelerde, işletmelerde, marketlerde, AVM’lerde sendikalı olmak isteyenlerin “kapı dışarı” edilmelerinden kimse söz etmiyor. Ordu’da böyle yerlerin hangisinde sendikalı işçi var biliyor musunuz? Ben bir diyeyim, siz iki… 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ALTINORDU İÇİN VARSA YOKSA LADİK!
ALTINORDU İÇİN VARSA YOKSA LADİK!
KADIN FUTBOLCULAR 9 KASIM'DA SAHADA
KADIN FUTBOLCULAR 9 KASIM'DA SAHADA