Birlikte başarmak
Coşkun Özbucak

Birlikte başarmak

Bu içerik 152 kez okundu.
Reklam

            Bir grup arkadaşla söyleşiyorduk. Konu konuyu açıyor, her konuda görüşler havada uçuşuyordu.

            Söyleşi güzeldi. Düşünceler örneklerle pekiştiriliyordu. Güncel bir olay ana konu olmuştu. Arkadaş bir öykü anlattı. Kısaca yazayım.

            Çocuk ne yapsa babasından dayak yiyormuş. Annesi de nasibini alıyormuş. Artık babanın dayağı neredeyse her akşam çocuğa ve anneye uğruyormuş. Çocuk tüm babaların güçlü oldukları için böyle davrandıklarını sanıyormuş.

            Başka evlerin durumu da kendi evlerindeki gibi olduğuna inanıyormuş. Babalık demek böyleymiş, diyormuş. Babalar güçlüymüş ve her zaman dövebilirlermiş. Babaları kimse dövemezmiş.

            Çocuk babasıyla mısırlarını un yapmak için değirmene de gidiyormuş. Her gidişlerinde hiç beklemeden mısırlarını öğütüp evlerine dönüyorlarmış. Ancak bir gün gittiklerinde sıranın uzun olduğunu görmüşler. Ama sorun değilmiş. Babası güçlü, kuvvetli olduğu için sıra beklemeyeceklerini düşünmüş. Çocuk babasına, “Baba sıra bekleyecek misin?” diye sormuş. Babası da “Hayır” diye yanıtlamış ve öne doğru ilerlemiş. Bu duruma tepki gösteren sıradakiler birlikte çocuğun babasını dövmüşler.

            Çocuk şaşırmış. Çok güçlü sandığı babasının da dayak yediğini görmüş. Babası güçlü ama bir araya gelen diğer babalardan dayak yemekten kurtulamamış.

            Çocuk eve geldiklerinde annesine, “Anne, babam dayak yedi. Babalar da dayak yermiş.” diye olayı anlatmış. (Bu bir öykü, dayağı meşrulaştırmak istemedim. İçerik önemli.)

            Söyleşimizde arkadaşımızım anlattığı bu öykü çok anlam içeriyor. Kendisini dev aynasında görenlerin, yenilmez sananların yere serilişlerine güzel örnek.

            “Güç” herkeste var. Önemli olan bu gücü nasıl ve nerede kullanılacağını iyi bilmektir. Gereksiz yere enerji harcamakta var; enerjiyi planlı ve etkili kullanmak da var. “Güç” herkeste var demiştim ya, herkesteki gücün de farklı olduğunu bilmek gerekir.

Gücü az olanın “er meydanına” çıkmak zorunluluğu da varsa taktikler öne çıkar. Kimi zaman çelimsiz görünümlü biri, “devi” tuşa getirebilir. Ya da zayıflar kenetlenir, dev olurlar. “Büyük balık, küçük balığı yutar” sözüne karşı, küçük balıkların bir araya gelip büyük balık görünümünde hareket ettiklerinde “yutulamayacaklarını” gösteren çizimleri görmüşsünüzdür.

Bugün gündem olan konuya güzel örnek oldu anlatılan öykü. Çeşitli durumlar, gelişmeler oldu ama birbirine benzemezler; komşu olmayanlar yan yana geldiler “dev” oldular. “Yenemeyiz” diyenler yenebileceklerini gördüler, kendilerine güvenleri arttı. “Yenilmeyiz” diyenler ise, yenilebileceklerini öğrendiler.

Yaşam sürprizlerle dolu. Yarın nelerle karşılaşacağı bilinmez.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
YENİ ORDUSPOR'DA 'SESSİZ' SÜREÇ!
YENİ ORDUSPOR'DA 'SESSİZ' SÜREÇ!
ANTRENÖRLERDEN ÖNEMLİ ZİYARET!
ANTRENÖRLERDEN ÖNEMLİ ZİYARET!